SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/2707 E. 2025/5597 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/2707

Karar No

2025/5597

Karar Tarihi

3 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/2707 E. , 2025/5597 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/59 E., 2023/271 K.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; Ardahan ili, ... ilçesi, ... köyü 1 11... parsel sayılı taşınmazın babasından kendisine intikal ettiğini, babasının rızaen kendisine verdiğini, taşınmazı 40 yılı aşkın bir süredir nizasız ve fasılasız olarak kullandığını, kadastro çalışmaları sırasında bu taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, bu yere ilişkin olarak özel idare kaydının bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı ... vekili aşamada, dava konusu taşınmazın davalının dedesi ...dan kalma bir taşınmaz olduğunu, davacının dedesi ... ölünce ...'in eşi ... ve çocuklarının, ...'ın kardeşi olan davacının dedesinin evine taşındıklarını, ...'ın yerlerini ve mallarını davacının dedesinin yönettiğini, dava konusu taşınmazı da davacının dedesi ve dedesinden sonra da babası ...'un ... adına kullandıklarını, dava konusu taşınmazın davalının dedesi ... adına özel idare kaydı bulunduğunu, davacı ve babasının taşınmazı kullanırken davalının ninesi ...'ın mülkiyet hakkını kabul ederek taşınmazı kullandıklarını, ...'ın mirasçısı olarak köyde davalı bulunduğu için kadastro çalışmalarında taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, müvekkilinin ninesi olan ...'ın kesinlikle taşınmazı devretmediğini, sadece kendisine ve çocuklarına bakıldığı için taşınmazın davacı ve babası tarafından kullanımına izin verdiğini, ancak taşınmaz üzerindeki mülkiyet haklarını davalı tarafın devam ettirdiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
1.Göle Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.08.2008 tarih ve 2007/189 Esas, 2008/212 Karar sayılı kararıyla; dava konusunun değerinin görev sınırının üzerinde kaldığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile görevsizlik kararı verilmiş, kararın vekalet ücreti yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.09.2009 tarih ve 2009/2973 Esas, 2009/4211 Karar sayılı kararıyla vekalet ücreti yönünden bozulmuş, Göle Sulh Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak 25.12.2009 tarih ve 2009/280 Esas, 2009/287 Karar sayılı kararla yeniden görevsizlik kararı verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 15.05.2010 tarihinde kesinleşmiştir.

2.Görevsizlik kararı ve talep üzerine dosyanın gönderildiği Göle Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.09.2012 tarih ve 2010/143 Esas, 2012/88 Karar sayılı kararıyla; verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça keşif ücretinin yatırılmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.06.2013 tarih ve 2013/6711 Esas, 2013/6895 Karar sayılı kararıyla; gerekçeli kararda yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmediği gibi Mahkemenin 03.09.2012 tarihli kısa kararında davanın usul yönünden reddine karar verildiği halde gerekçeli kararda esasa yönelik olarak kanıtlanamayan davanın reddine karar verilerek kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında da çelişki yaratıldığı, ayrıca ihtilafın taşınmaz başında çözülmesinin zorunlu olduğu davalarda keşif kararı verilebilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi gerektiği, bundan sonra keşifle ilgili ara kararında masraflar kalemler halinde gösterilip bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması gerektiği, Mahkemece, davacıya ait 89 parsel sayılı komşu taşınmazın hükmen tescil edildiği gözetilerek dava dosyası getirtilmediği gibi masrafların kalemler halinde gösterilmediği, yerel bilirkişilerin hazır edilme yükümlülüğünün İlçe Jandarma Komutanlığına yüklendiği, yasada öngörülen şekle uygun olmayan bir ara kararına dayanılarak keşif deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 25.02.2015 tarih ve 2013/424 Esas, 2015/50 Karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu 282 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 20 seneyi aşkın davasız ve fasılasız olarak ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunduğunun mahalli bilirkişi anlatımı ve davalı beyanı ile ispatlandığı, öte yandan yargılama sırasında dava konusu taşınmazın ... tarafından ...'e satıldığı, davacı vekilinin HMK'nın 125. maddesi gereğince devreden taraftan davasından vazgeçerek devralan kişiye karşı davaya devam edilmesi talebinde bulunduğu, yeni malike karşı davaya devam edildiği, yeni malik davalı ... duruşmada yeni malik olduğunu, yerin davalık olduğunu bilmediğini (iyi niyet iddiası) bildirmiş ise de dava konusu taşınmazın 27.09.2012 tarihinde yeni malik olan davalıya satılmış olduğu, dosya arasına son keşiften önce gelen özel idare kayıtlarında bu davalı ...in imzasının bulunduğu, (davalının ilçe özel idarede çalıştığı) taraflarla aynı köyde yaşayan davalının taşınmaza ilişkin ihtilafı satın alma anında bildiği anlaşıldığından davalının iyi niyet iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.09.2017 tarih ve 2015/9996 Esas, 2017/5458 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece, çekişmeli taşınmazı yargılama sırasında devralan ...'in iyi niyetli olmadığı ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli bulunmadığı, Mahkemece yapılan keşifte mahalli bilirkişi olarak dinlenen ..., çekişmeli taşınmazda davacının zilyetliğini doğrulamış ise de adı geçen kişi davacı tarafın sunduğu tanık listesinde yer almakta olup bilirkişi olarak beyanlarına itibar edilmesinin mümkün bulunmadığı, öte yandan, beyanına başvurulan diğer mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin taşınmazın kimin zilyetliğinde bulunduğu yönündeki beyanlarının ise soyut ve yetersiz olup beyanı hükme esas alınan ...'in anlatımları ile de çeliştiği, Mahkemece, bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalı ...'nun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine aykırı şekilde karar başlığında gösterilmemesi ve kendisine gerekçeli kararın tebliğ edilmemesinin de usul ve yasaya uygun bulunmadığı, hal böyle olunca; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler; taraf tanıkları ve uzman fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif icra edilmesi gerektiği, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından dava konusu taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin zilyetliğinde bulunduğu, davacı taraf lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı beyan alınması, hakimin davayı aydınlatma görevi çerçevesinde HMK'nın 31. maddesi uyarınca gerektiğinde kadastro tespit bilirkişilerinin dinlenilmesi, beyanlar arasındaki çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve gerekçeli karar başlığının 6100 sayılı HMK'nın, "hükmün kapsamı" başlığını taşıyan 297. maddesinin (b) bendine uygun şekilde oluşturulması gereği de gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı ve dava konusu taşınmaza ait dosyada mevcut kayıt ve belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının dedesi ile davalının ninesinin kardeş oldukları ve söz konusu taşınmazın onlardan intikal ettiği, bu nedenle de kadastro tespiti esnasında dava konusu taşınmaz ile hemen bitişiğinde bulunan 89 nolu parselin bir bütün olarak bulunmakla birlikte taraflar arasında atalarından kalma yer olduğu için ikiye bölünmek sureti ile tespit gördüğü kanaatine varıldığı, ayrıca tanıkların söz konusu taşınmazı zaman zaman her iki tarafın da kullandığı yönündeki beyanları dikkate alındığında dava konusu Köprülü köyü 1 11... parselin geçmişten itibaren sadece davacı tarafça zilyet olarak kullanıldığının ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki ve aşamadaki iddialarını tekrarla hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu; Ardahan ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 11... parsel sayılı 2.487,48 m² yüz ölçümlü ve tarla vasıflı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden davalı ... adına tespit ve tescil edildiği, sonrasında taşınmazın davalı ... tarafından 27.09.2012 tarihinde ...'e satış suretiyle devredildiği, bunun üzerine davacının 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesinde belirtilen seçimlik hakkını kullanarak yeni malike karşı davaya devam ettiği, daha sonra ...'ın da 26.02.2015 tarihinde taşınmazı tekrar davalı ...'ya satış yoluyla temlik ettiği, davacının 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesinde belirtilen seçimlik hakkını kullanarak yeni malike karşı davaya devam ettiği anlaşılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın Göle Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,03.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim