Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/2703
2025/6196
24 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/2703 E. , 2025/6196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/390 E., 2024/590 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/296 E., 2023/1029 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Ordu ili, ... ilçesi, ... köyünde yer alan köy içi namlı 01.02.1988 tarihli, cilt 98, sayfa 38... sıra numaralı tapu kaydı ile taşınmazın 1/8 payının maliki olduğunu, aynı yer kendir ağlası namlı 10.06.1980 tarihli, cilt 96, sayfa 90... sıra numaralı tapunun da ½ payının kendisine ait olduğunu, kadastro çalışmalarında sınırları bitişik bu iki tapu kaydı uygulanırken köy içi tapusu kapsamında 8.0 40... , kendir ağlasından ise yaklaşık 5.0 00... yer ilave edilerek davalı adına 1 22... parsel sayılı taşınmazın oluşturulduğunu, kendisinin köy içi tapusundan sattığı 10.0 00... 'lik yer ayrılarak 1.0 40... 'lik yer ile kendir ağlasından kalan 3.6 00... 'lik yer birleştirilerek 4.6 30... yüz ölçümlü 1 22... parsel sayılı taşınmazın da kendisi adına tescil edildiğini, zeminde 5.0 00... olan yerin tapuda daha az gösterildiğini, davalının taşınmazının 8 00... 'lik kısmını kendi taşınmazına eklenilmesi gerektiğini, 14 parsel sayılı taşınmazda bulunan ve murislerinden intikalen gelen ev ile ahır fiilen ½ şer olarak davalı ile ortak iken evin tamamının davalıya ait olduğunun yazıldığını, ambarın ise hiç yazılmadığını ileri sürerek 14 parsel sayılı taşınmazdaki 8 00... 'lik kısmın iptali ile maliki olduğu 38 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmesi, mümkün olmazsa ayrı bir parsel numarası verilmesi, 14 parsel sayılı taşınmazın 1/8 payının iptali ile adına tesciline, 14 parsel sayılı taşınmazda bulunan üç muhdesatın ayrı bir parsele ayrılarak ½ payın kendisi, ½ payın ise davalı adına tesciline, 14 parsel sayılı taşınmazdaki evin altındaki ahırın muhdesat hanesinde görülmesi ile serentinin görülmemesi durumunda serenti için muhdesat tespit edilerek her üç muhdesatın davacı ve davalı adına ½ şer pay ile tesciline karar verilmesini istemiş; aşamada, davacı vekili 07.09.2018 tarihli dilekçesi ile ahırın ve üstündeki evin ve ambarın arsasının tapularının ½ oranında müvekkili adına muhdesat ile birlikte tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; kendisine yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, davayı haricen öğrendiğini, 25.04.1974 tarihli ve 32 sıra numaralı tapuda kayıtlı taşınmaz için davacı ile birlikte yüz ölçümü ve sınır düzeltilmesi davası açtıklarını, 1979/197 Esas ve 1981/178 Karar sayılı karar ile taşınmazın gerçek sınırlarının tespit edildiğini, 22.02.1982 tarihli ve 19 sıra numaralı tapu ile taşınmazın rızai taksime tabi tutulduğunu toplam 19.0 80... olan taşınmazın 11.0 40... 'sinin davacı adına 8.0 40... 'sinin ise kendi adına tescil edildiğini, kendisine kalan kısımda muhdesatların bulunduğunu, bu nedenle taksimde kendisine daha küçük yer verildiğini, davacının muhdesatlarda hakkı olmadığını, kendisine isabet eden kısmın 1/8’inin davacıya satıldığını, davacının anılan taşınmazda taksimen gelen payı ile müvekkilinin sattığı 1/8 pay da dahil olacak şekilde payını ... isimli kişiye satmak için pazarlık yaptığını, kanuni şufa hakkını ortadan kaldırmak ve baba toprağının öncelikle kardeşlere satılması yönündeki yerleşik gelenek sebebi ile müvekkilden bu satışa onay vermesi için davacının kendi el yazısı ile mektup yazarak müvekkiline gönderdiğini, bunun üzerine müvekkilinin kendisinden satın alınan 1/8 hissenin tekrar kendisine satılması ile taksimen davacıya isabet eden kısmın ...’a satılmasına muvafakat ettiğini, 1/8 payın tekrar müvekkiline satıldığını ve zilyetliğinin teslim edildiğini, tapuda gerekli devir işlemlerinin yapılması amacı ile davacının tarafların kardeşi olan ...’nu vekil tayin ettiğini ancak davacıya güvenen müvekkilinin tapuda herhangi bir işlem yapmadığını, 2008 yılında kadastro çalışmaları yapılması üzerine bu kısım zaten müvekkili adına tespit ve tescil edildiğinden tapuda herhangi bir işlem yapma gereğinin ortadan kalktığını, taşınmazı ...’a satan davacının dava açmakta hukuki yararı ve davacı sıfatı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, aşamada ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait 1 22... parsel ve davalıya ait 1 22... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin senetsizden yapıldığı, davacının 1/8 hissesinin 01.02.1988 tarih ve 1 nolu kayıt kapsamında kaldığı, dosya kapsamından bir kısım tanık beyanlarından davacının 1/8 hisseyi davalıya tekrar sattığı beyan edilmişse de bu hususu destekler başkaca delil bulunmadığı, TMK'nın 634., Tapu Kanunu'nun 26. ve Borçlar Kanunu'nun 213. maddeleri sebebiyle resmi şekilde yapılmayan taşınmaz devirlerine sonuç bağlanmasının mümkün olmadığı, ayrıca 2003 yılından kadastro geçtiği tarih olan 2008 yılına kadar 10 yıllık kanuni surenin dolmadığı, zamanaşımı ile kazanımın da mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak davalının davacıya satmış olduğu 1/8 hisseyi geri almış olduğunu kanıtlayamadığı, kullanım süresi itibari ile de tekrar kazanamadığı, davalının davacıya sattığı kısım için davalıya ait tüm taşınmazdan pay verilemeyeceğinden köy içi ve kendir tapuları birleştirilmek suretiyle oluşturulan 1 22... parsel sayılı taşınmaz içerisinde harflendirilen (A) (7.981, 78... ) ve (B) + (C) (5.094, 97... ) harfli kısımların ayrılması suretiyle adanın son parsel numarası verilerek, (A) harfi ile gösterilen kısmın (7.981, 78... ) 1/8 payının adına kayıt ve tescili gerektiği, kendir ağlası tapusu olarak görünen ve tarafların annelerinden 1/2 eşit hisse ile taraflar arasında paylaştırılmış olması gereken alanın incelenmesinde, davalının kendir ağlası kısmında kalan parselinin m2'sinin 5.094,97 olduğu, davacının ise kendir ağlası kısmında kalan parselinin m2'sinin 3.832, 77... olduğu, toplam m2 8.927,84 iken tarafların bu m2'nin 1/2'si olan 4.436, 92... alana sahip olması gerektiği ancak davalının davacıdan daha fazla alan elde ettiği, davalıya ait taşınmazda (C) harfi ile gösterilen ve davalı adına fazla tespit gören 631, 14... 'lik alanın davalıya ait parselden ayrılarak davacıya ait 38 parsele eklenmesi gerektiği, köy içi tapusu yönünden taraflar arasındaki ilk ifrazda davacıya 11.0 40... , davalıya ise muhdesatları içine alan 8.0 40... bırakılır şekilde ifraz yapıldığı, davacının muhdesatlar için ortak kullanım olacağına dair iddiasını kanıtlayamadığı, zaten davalının da savunmaları doğrultusunda taraflar arasındaki ifrazda m2 olarak orantısızlık bulunduğu, davalının muhdesatları içine almak koşuluyla küçük m2'ye razı olduğunun kabulünün gerektiği, davacının ıslah ile muhdesatların bulunduğu alan yönünden tapu iptal-tescil istemi ve 1/2 oranda kaydedilmesi talebinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli 1 22... parselin bir kısmının davacıya ait 1/8 paya ilişkin Şubat 1988 tarih ve 1 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı ve davalının taşınmazı 2003 yılında satın aldığını iddia etmesine göre tespit tarihi olan 14.02.2008 tarihine kadar on yıllık süre geçmediğinden davalı yönünden Kadastro Kanunu 13/B-b hükmü koşullarının oluşmadığı, 1 22... parselin teknik bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfi ile gösterilen bölümleri ile 1 22... parselin (A) harfi ile gösterilen bölümünün 10.06.1980 tarih ve 11 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı ve davacının çekişmeli taşınmaz bölümlerinde 1/2 payının olduğu nazara alınarak (C) harfi ile gösterilen bölümün de davacı adına kayıtlı 1 22... parsele eklenmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talebinin yerinde olmadığını, kadastro öncesi köy içi olarak bilinen taşınmazın 1/8 payının müvekkili tarafından davacıya satılarak teslim edildiğini, sonrasında davacının anılan taşınmazda taksimen gelen payı ile müvekkilinin sattığı 1/8 pay da dahil olacak şekilde payını ... isimli kişiye satmak için pazarlık yaptığını, kanuni şufa hakkını ortadan kaldırmak ve baba toprağının öncelikle kardeşlere satılması yönündeki yerleşik gelenek sebebi ile müvekkilden bu satışa onay vermesi için davacının kendi el yazısı ile mektup yazarak müvekkiline gönderdiğini, bunun üzerine müvekkilinin kendisinden satın alınan 1/8 hissenin tekrar kendisine satılması ile taksimen davacıya isabet eden kısmın ...’a satılmasına muvafakat ettiğini, 1/8 payın tekrar müvekkiline satıldığını ve zilyetliğinin teslim edildiğini, tapuda gerekli devir işlemlerinin yapılması amacı ile davacının tarafların kardeşi olan ...’nu vekil tayin ettiğini ancak davacıya güvenen müvekkilinin tapuda herhangi bir işlem yapmadığını, 2008 yılında kadastro çalışmaları yapılması üzerine bu kısım zaten müvekkili adına tespit ve tescil edildiğinden tapuda herhangi bir işlem yapma gereğinin ortadan kalktığını, davacının anılan parseldeki payını ...’a satmasına rağmen ona teslim etmediğini, Kadastro Kanunu’nun 13/B-b hükmünde belirtilen koşulların tamamının müvekkili lehine gerçekleştiğini, bu nedenle 1 22... parsel sayılı taşınmazdaki (A) harfi ile gösterilen kısmın 1/8 payının iptali ile davacı adına tescili kararının hukuka aykırı olduğunu, taşınmazı ...’a satan davacının dava açmakta hukuki yararı ve davacı sıfatı bulunmadığını, 30-35 yıl önce taksim edilen ve bu taksim uyarınca nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile dava tarihine kadar kullanılan bu taşınmaz hakkında davacının kendisine daha az pay düştüğü gerekçesi ile dava açtığını, tanıkların da taksimi doğruladığını, Mahkemenin taraflar arasında rızaen yapılan taksim sırasında davacıya ekli krokide (C) ile gösterilen 631,14 metrekare eksik yer isabet ettiği gerekçesi ile krokide (C) ile gösterilen 631,14 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verildiğini, bu durumun Kadastro Kanunu’nun 15. maddesindeki koşullar gerçekleşmiş olduğundan taşınmazın eşit olarak taksim edilip edilmediğine bakılmaksızın rızai taksim ve fiili kullanım durumu esas alınarak tescil yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığını, reddedilen kısım yönünden lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; kadastro çalışmalarında Ordu ili, ... ilçesi, ... köyünde yer alan 1 22... parsel sayılı taşınmazın 14.02.2008 tarihinde davalı ... adına, 1 12... parsel sayılı taşınmazın da davacı adına tespit ve tescil edildiği, tespitlerin 21.05.2008 tarihinde kesinleştiği, 25.04.1974 tarihli ve 32 sıra nolu tapu ile ... ve ...’nün ½ şer pay sahibi oldukları, Fatsa Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/197 Esas, 1981/178 Karar sayılı davasında davacıların ... ve ... olduğu, Mahkemece dava konusu 25.04.1974 tarihli ve 32 sıra nolu tapunun yüz ölçümünün 19.0 80... olduğuna karar verildiği, 32 nolu tapunun gittisi olan 1981 Ağustos 5 sıra nolu tapuda mahkeme kararı ile yüz ölçümü tashihi yapıldığı, 5 nolu tapunun gittilerinin 22.02.1982 tarihli 19... sıra nolu tapular olduğu, 19 nolu tapunun taksim sonucunda Mehmet’e isabet ettiği ve yüz ölçümünün 80 40... olduğu, 20 nolu tapunun yüz ölçümünün 110 40... olduğu ve ...’ye isabet ettiği, 19 nolu tapunun gittisi olan 01.02.1988 tarihli ve 1 nolu tapuda ...’in 1/8 payını ...’ye sattığı, bu tapunun gittisi ya da revizyonu olmadığı, 20 nolu tapunun gittisi olan 13.01.2004 tarihli ve 1 nolu tapu ile ...’nün 125/138 payını ...’ya sattığı, bu tapunun da gittisi olmadığı, 1980 Haziran tarihli ve 11 nolu tapunun maliklerinin ½ şer pay ile ... ve ... olduğu, bu tapunun da gittisinin bulunmadığı görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 1.314,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.