SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/2607 E. 2025/5587 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/2607

Karar No

2025/5587

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/2607 E. , 2025/5587 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/367 E., 2024/153 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davacılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden asıl davada davacılar ... vd. vekilleri Avukat ... ile temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada davacılar; murisleri ... ’ın maliki olduğu 23 46... parsel sayılı taşınmazını 1/2’şer payla davalı oğlu ... ile dava dışı oğlu ...’e satış suretiyle devrettiğini, ...’in de 1/2 payı ölünceye kadar bakma akdi ile yeğeni ...’a (...’nin oğluna), ...’ın da teyzesi olan davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişler; aşamada, asıl davada davacılardan ..., ..., ... ile birleştirilen davada davacılar ... ve ... davadan feragat etmişler, davacılar vekili 04.02.2019 tarihli dilekçesi ile mirasçılardan ... öldüğünden anılan mirasçının payı da gözetilerek iptal-tescile karar verilmesini talep etmiş; 09.01.2024 tarihli dilekçe ile de dava konusu taşınmazın davalı ... adına 9/27, davacı ... adına 3/27 oranında tescilini talep ettiklerini bildirmiştir.

II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalılar ... ve ...; işlemlerin gerçek satış olduğunu, murisin ölümünden sonra mirasçıları arasında düzenlenen 12.06.1985 tarihli anlaşma başlıklı belgede satış işleminin gerçek olduğu kabul edilerek mirasçıların bu hususa dair dava açmayacaklarının düzenlendiğini, turizm nedeniyle taşınmazlar değer kazandığından davacıların kötüniyetli olarak dava açtıklarını belirterek davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2017 tarih, 2015/199 Esas, 2017/792 Karar sayılı kararı ile asıl davada davacılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne, asıl davada davacılar ..., ... ve ... ile birleştirilen dava yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davalılar ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 16.03.2018 tarihli ve 2018/250 Esas, 2018/424 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl ve birleştirilen davada davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.05.2019 tarih ve 2018/2799 Esas, 2019/3281 Karar sayılı kararı ile; dinlenen davacı tanıklarının dahi murisin çocukları ile hiçbir problemi olmadığını, çekişmeli taşınmazın oğullarına bedeli karşılığı temlik edildiğini bildirdikleri, davacılardan bir kısmının da bu gerekçe ile davalarından feragat ettikleri, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2021 tarih, 2019/467 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararıyla; asıl davada davacılar ..., ... ve ... ile birleştirilen dava yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, asıl davada davalı ...’in davacılar ... ve ... yönünden davayı kabul ettiği gerekçesi ile asıl davada davalı ... yönünden davanın kabulüne, asıl davada davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının asıl davada davacılar ... ve ... vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.03.2022 tarih, 2021/8848 Esas, 2022/2561 Karar sayılı kararı ile; hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ...’in 08.09.2020 tarihli dilekçesi ile davacılar ... ve ... yönünden davayı kabul ettiğini, 29.12.2020 tarihli dilekçesinde ise kabulün gerçeği yansıtmadığını, iradesinin fesada uğradığını bildirdiği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 311. maddesi gereğince kabulün irade fesadı ile alınıp alınmadığı hususunun tespit edilmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; bozma kararında da belirtildiği üzere murisin çocukları ile bir sorununun olmadığı, tüm tanıkların davalı ...'nin ekonomik durumunun iyi olduğunu ve murisinin çocukları ile bir sorununun olmadığını yeminli beyanları ile doğruladıkları, yargılama devam ederken bir kısım davacıların miras paylarının ödendiğini beyan ederek feragat dilekçesi sundukları birlikte dikkate alındığında davacının muvaaza olgusunu somut deliller ile ispat edemediği gerekçesi ile her iki davalı yönünden de (... ve ... ) davanın esastan reddine; davalı ...'in asıl iradesinin davayı kabul etmek olmadığı, bu hususta dinletilen tanık ...'in de davalının beyanlarını doğruladığı, 08.09.2020 tarihli davayı kabul dilekçesinin bilgisayar yazısı ile yazılmış olduğu ve imza dışında açıkça davalının el yazısı ürünü olmadığı, davalının lehine olan bozma kararından sonra davayı kabul ettiğini beyan etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki davalı ...'in 08.09.2020 tarihli dilekçeyi icra takibindeki hacizlerin kaldırılması için verdiği, davayı kabul etmek gibi bir niyetinin olmadığı, kabulün kayıtsız şartsız yapılması gerektiği, davalının ise bir an için kabul beyanının gerçeği yansıttığı kabul edilse dahi şarta bağlı şekilde kabul yapılamayacağından kabule geçerlilik atfedilemeyeceği, davacılardan ..., ..., ... ile birleştirilen davada davacılar ... ve ...’in ise davadan feragat ettikleri gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacılardan ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...’in davayı kayıtsız şartsız kabul ettiğini, murisin taşınmazını satmasını gerektirir bir durum olmadığını, paraya ihtiyacının bulunmadığını, davalıların ise taşınmazı satın alabilecek ekonomik güçlerinin bulunmadığını, murisin terekesinde başka malvarlığı çıkmadığını, feragat eden davacıların feragat gerekçesinin, çekişmeli taşınmazın bedeli karşılığı oğullara temlik edilmesi olmadığını, "muris öldükten sonra davalı ... ve ...'in 1985 yılında diğer mirasçılara miras payları karşılığı para ödendiklerini öğrenmeleri" olduğunu ancak ilk bozma kararında "dinlenen davacı tanıkları dahi murisin çocukları ile hiç bir problemi olmadığını, çekişmeli taşınmazın oğullarına bedeli karşılığı temlik edildiğini bildirmişlerdir. Nitekim davacılardan bir kısmı da bu gerekçe ile davalarından feragat etmişlerdir." denilerek maddi hata yapıldığını, davacı tanıklarının "çekişmeli taşınmazı oğullarına bedeli karşılığı temlik ettiğini" bildirmediklerini, bir kısım davacının feragat sebebinin davanın reddine ilişkin karara gerekçe oluşturamayacağını, 12.06.1985 tarihli belgenin değerlendirilmediğini, davalı ...’e yapılan tebligatta duruşmaya gelinmediği takdirde isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağının ihtar edildiğini, ikinci kararda da davalının kabulüne bu nedenle itibar edildiğini, bu yönü ile önceki kararda davalının irade fesadı ile kabul beyanı verip vermediğinin irdelendiğini, kabul beyanının geçerli olduğunu, davalı ...’in daha sonra düzenlediği vekaletname ile taşınmazı emaneten devraldığının da anlaşıldığını; öte yandan, nispi harca hükmedildiğini, davalı ... tarafından yatırılan temyiz harcının ise iade edilmesine rağmen tekrar davacılardan tahsiline karar verildiğini, davalı ... için yatırılan istinaf harcı için de aynı durumun geçerli olduğunu, davacılar ... ve ... arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin müteselsilen değil, payları oranında ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesi yönünden araştırma ve inceleme yapılmadığını belirterek bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; muris ... ’ın 23.01.1985 tarihinde öldüğü, geride davacı kızı ..., 2013 yılında ölen kızı ...’nin mirasçıları olan davacılar ..., ..., ..., ... ve birleştirilen davada davacılar ... ve ... ile dava dışı oğlu ... ve davalı oğlu ...’nin mirasçı olarak kaldığı, murisin maliki olduğu 23 46... parsel sayılı taşınmazı davalı oğlu ... ile dava dışı oğlu ...’e 15.10.1081 tarihinde 1/2’şer paylı olarak satış suretiyle devrettiği, dava dışı ...’in 1/2 payını 27.11.1996 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı yeğeni ...’a, ...’ın da 15.07.2004 tarihinde teyzesi olan davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmıştır.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada bir kısım davacılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Asıl davada bir kısım davacılar vekilinin harç ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince;
Bilindiği üzere; HMK’nın “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326. maddesinin 1.fıkrasında; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan bölümünün karar ve ilam harcı başlıklı III. kısmının 1. fıkrasında; konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı; 2-a fıkrasında ise, 1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlar ve davanın reddi kararlarında maktu karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan; pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davada, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı gözetilerek harcı ikmal edilen bu değer üzerinden her bir davacı yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.

Somut olayda ise yukarıda açıklamalara aykırı olacak şekilde asıl davanın reddine karar verilmesine rağmen asıl davada maktu harç yerine nispi harca hükmedilmesi ve davalılar ... ve ...’e iade edilecek istinaf ve temyiz harçları için vergi dairesine müzekkere yazıldığı dikkate alınmaksızın anılan harçların da davacılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi asıl davada davacılar ... ve ... aleyhine vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri yönünden müştereken ve müteselsilen hüküm tesis edilmesi de doğru değildir.

Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve kararı sadece asıl davada bir kısım davacılar ... ve ... temyiz ettiğinden, bir başka ifade ile vekalet ücreti yönünden lehlerine kazanılmış hak oluştuğundan, hükmedilen vekalet ücretinin anılan davacıların miras paylarına oranlanması suretiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davada bir kısım davacılar ... ve ... vekilinin sair yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine,

2. Asıl davada bir kısım davacılar ... ve ... vekilinin hükmün ferilerine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hükmün 1. fıkrasının B/2, B/4, B/5 ve B/6 bentleri hükümden çıkarılarak yerlerine B/2 bendi olarak “492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının asıl davada peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 1.921,60 TL’den mahsubu ile bakiye 1.494,00 TL'nin davacılar ... ve ...’ya iadesine”; B/4 bendi olarak “Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 51.724,88 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine ve 17.241,62 TL vekalet ücretinin davacı ...’tan alınarak davalılara verilmesine,”; B/5 bendi olarak “Davalı ... tarafından yatırılan masraftan dosya ve posta masrafı olarak kullanılan 329,00 TL’nin miras paylarına göre 246,75 TL’sinin davacı ...’dan, 82,25 TL’sinin davacı ...’tan alınarak davalı ...'e verilmesine,”; B/6 bendi olarak “Davalı ... tarafından yatırılan masraftan dosya ve posta masrafı olarak kullanılan 467,60 TL’nin miras paylarına göre 350,70 TL’sinin davacı ...’dan, 119,90 TL’sinin davacı ...’tan alınarak davalı ...'a verilmesine,” cümlelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,

04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden asıl davada davacılar ... ve ... vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim