Yargıtay yargitay 2024/2409 E. 2025/5634 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/2409
2025/5634
3 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/2409 E. , 2025/5634 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1806 E., 2024/234 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dargeçit Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Mardin ili, .... ilçesi, .... Mahallesinde bulunan 2 35... parsel sayılı taşınmazın 40-45 yıldır davacının zilyetliğinde olmasına rağmen kadastro tespiti sırasında davacının İzmir ilinde bulunması ve bilirkişilerin taşınmaza ilişkin yeterli bilgilerinin bulunmaması nedeniyle davalı adına tespit edildiğini, çekişmeli taşınmazın babası tarafından davacıya verildiğini, taşınmazda başkaca kişilerin hakları bulunmadığını, taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olduğunu belirterek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlandığını ve halihazırda DSİ adına tahsisli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2020 tarih ve 2018/132 Esas, 2020/296 Karar sayılı kararı ile; fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2120, 72... 'lik kısım ve sarı renkle (B) harfi ile gösterilen 6837, 27... 'lik taşınmaz kısımında davacının eklemeli olarak 20 yılı aşkın süredir nizasız, fasılasız malik sıfatıyla zilyet olduğu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, taşınmazın davacıya ait olduğuna dair hiçbir kuşku ve ihtilafın yaşanmadığı, taşınmazın 2. sınıf tarım arazisi vasfında olduğu, davacının dava konusu taşınmazla ilgili olağanüstü zamanaşımı ile kazanma şartlarını yerine getirdiği, bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 6375, 30... 'lik kısım ile ilgili olarak ise taşınmazın dere yatağı olduğu gerekçesi ile; davanın kısmen kabulüne, 2 35... parselde kayıtlı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydındaki ekli krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısmlarının iptali ile davacı adına tesciline, (C) harfi ile gösterilen kısma ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı Hazine vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2021 tarih ve 2021/470 Esas, 2021/1111 Karar sayılı kararı ile Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek komşu parsel tutanak ve dayanakları ile hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle taşınmazla ilgili zilyetlik ve imar-ihya araştırması yapılması gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; dava konusu parselin dere yatağı da dahil olmak üzere toplam alanının 17.885, 77... olduğu, fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (A) ve (B) harfi ile gösterilen taşınmaz kısımında tarımsal faaliyetlerin yapıldığı, (A) harfi ile gösterilen kısım içinde kaldığı anlaşılan 1.146, 79... 'lik bölümünün 28.03.2011 tarihinde DSİ Genel Müdürlüğüne ... Barajı HES Projesi ana ulaşım yolu amacıyla tahsisli olduğu, tahsisli alan etrafına DSİ tarafından tel çit çekilmek suretiyle muhtelif cins ve sayıda meyve ağacı dikildiği, ancak tahsisin 20.01.2023 tarihli olur ile sonlandırıldığı, her ne kadar tel çit çekilmiş ise de bilirkişi raporları, yerel bilirkişi ile tanık beyanlarına göre 1.146, 79... 'lik bölümün de davacıya ait olduğunun ve taşınmazın (A) harfi ile işaretlenen kısmı ile bütünlük arz ettiğinin anlaşıldığı, (A) ve (B) ile gösterilen bu kısımlarda imar ve ihyanın tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl önce tamamlandığı, taşınmazın 2. sınıf tarım arazisi vasfında olduğu, her ne kadar bir kısmına tahsis kararı doğrultusunda sonradan tel çit çekilmiş ise de komşu parsellerle sınırlarının belirgin şekilde ayrıldığı, sonuç olarak davacının dava konusu taşınmazla ilgili olağanüstü zamanaşımı ile kazanma şartlarını yerine getirdiği, (C) harfi ile gösterilen 6375, 30... 'lik kısım ile dere olduğu belirtilen 2.552, 48... 'lik kısıma ilişkin kazanım şartları oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisi raporuna ekli krokide sınırları yeşil renk ile (A) ile gösterilen 2120, 72 m²'lik kısım ile sınırları sarı renk ile (B) harfi ile gösterilen 6837,27 m²'lik kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, (C) harfi ile gösterilen 6375,30 m²'lik kısma ilişkin talebin reddine, dere olarak gösterilen 2552,48 m²'lik kısma ilişkin talebin reddi ile bu kısmın davalı Hazine lehine dere olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi istinaf isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ziraat bilirkişi raporundan taşınmazların ıslah ve bakım çalışmalarına gerek duyulmayan yerlerden olduğu, imar ihyasının uzun yıllardan beridir tamamlandığı, bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümün güncel vasfının bahçe, (B) harfiyle gösterilen bölümünün vasfının ise kuru tarla olduğu, (B) bölümünde bulunan ağaçların; 1 adet 15 yaşında dut, 30... yaşında incir, 30... yaşında zeytin, 2 adet 15 yaşında ceviz, 5 adet 15 yaşında kayısı olarak tespit edildiği, taşınmazların 2. sınıf tarım arazisi niteliğinde oldukları, stereoskopik hava fotoğraflarına dayalı jeodezi bilirkişi incelemesinden 1951, 1973, 1984, 2002 yıllarında taşınmazlarda tarımsal faaliyetlerin olduğu, etrafında kullanımdan kaynaklı yer yer belirgin sınırlar bulunduğu, taşınmazın tarımsal faaliyetler bulunan komşu parsellerle benzer görüntüde olduğu, jeolog bilirkişi raporundan taşınmazların 19 53... yıllarına ilişkin hava fotoğraflarında tarla olarak göründüğü ve ekildiği, bu yıllarda dahi kuru tarım yapıldığı, tarla olduğu ve en az 1 00... yıl arası zamandan beri ekilip biçildiği, açılan araştırma çukurlarında herhangi bir dere yatağı izine rastlanmadığı, tarım için uygun arazi niteliğinde olduğu, toprak kalınlığının takriben 10 metre olduğu, toprağın humuslu olup formasyonunun her türlü tarımın yapılabileceği türden olduğu, dere yatağı kısmı dışında kalan bölümün tarım alanı olduğu, keşifte elde edilen beyanların da taşınmazların geçmişten beri özel mülkiyete konu olduğunu ve davacının zilyetliğe dayalı mülkiyet hakkını teyit ediyor olması ve bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli oluşu da nazara alındığında 2 35... parsel sayılı taşınmazın (A) ve (B) bölümleri bakımından Mahkemece varılan sonucun isabetli olduğu, Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu; ancak dere olduğu anlaşılan bölüm bakımından, dereler tescil ve sınırlandırmaya tabi olmamasına rağmen hükümde "Hazine lehine dere olarak terkinine" dair derenin özel mülkiyete konu olduğu izlenimi verecek şekilde, aynı zamanda infazda tereddüt oluşturmaya elverişli ifade kullanılması, yine hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda kahverengi renk ile gösterilmemesine (kaldırma kararı öncesindeki fen bilirkişi raporunda bu renkle gösterilmesine) rağmen bu hususta yanılgı gösterilmesinin isabetsiz olduğu, belirtilen hususun HMK'nın 355 hükmü uyarınca kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesi ile davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, ancak kamu düzeni nedeniyle HMK'nın 355/1 ve HMK'nın 353/1-b-2 maddeleri gereğince Yerel Mahkemenin kararının kaldırılmasına, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden istinaf edenin sıfatına göre hükmün istinafa konu edilmeyen kısımları korunarak davanın kısmen kabulüne, 2 35... parselde kayıtlı taşınmazın 11.11.2022 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide sınırları yeşil renk ile (A) ile gösterilen 2.120,72 m²'lik kısım ile sınırları sarı renk ile (B) harfi ile gösterilen 6.837,27 m²'lik kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile (A harfli kısmın bahçe, B harfli kısmın kuru tarla vasfıyla) bulundukları adanın son parsel numaraları verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 2 35... parselde kayıtlı taşınmazın 11.11.2022 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide sınırları mavi renk ile (C) harfi ile gösterilen 6.375,30 m²'lik kısma ilişkin talebin reddine, 2 35... parselde kayıtlı taşınmazın 11.11.2022 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide DERE olarak gösterilen 2.552,48 m²'lik kısma ilişkin talebin reddi ile bu kısmın tapudan ifrazı ile DERE olarak terkinine dair yeniden hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, dinlenen bilirkişilerin yeterli bilgiye sahip olmadıklarını, kamu yararının gözardı edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; Mardin ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 2 35... parsel sayılı taşınmaz ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.