Yargıtay yargitay 2024/2398 E. 2025/5639 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/2398
2025/5639
3 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/2398 E. , 2025/5639 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/143 E., 2024/34 K.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 04... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına kayıtlandığını, dava konusu taşınmazın davacıların dedelerinden intikal edip en az 100 yıldır tarla olarak kullanıldığını, taşınmaza ait tapu ve vergi kayıtları bulunduğunu beyan ederek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile 3/6 hissesinin davacı ... , 1/6'şar hissesinin ise davacılar ..., ... ve ... adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... temsilcisi; dava konusu taşınmazın değerinin düşük gösterildiğini, çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, yapılan kadastro işleminin doğru olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir .
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA
Mahkemenin 16.03.2012 tarih ve 2003/189 Esas, 2012/123 Karar sayılı kararıyla; davacıların tek başlarına dava açma yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.04.2014 tarih ve 2014/3425 Esas, 2014/4193 Karar sayılı kararıyla; bir mirasçı ya da üçüncü kişi aleyhine, taşınmazın terekeye döndürülmesi istemiyle açılacak davalarda mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, ancak böyle bir davanın bir veya bir kısım mirasçı tarafından açılması halinde davanın hemen taraf sıfatı eksikliği nedeniyle reddedilmeyip, davacı tarafa, diğer mirasçıların davaya muvafakatlerinin alınması veya diğer mirasçıların davaya katılımının sağlanması ya da terekeye temsilci atanması suretiyle taraf koşulunu sağlaması için imkan tanınması gerektiği, diğer taraftan bir mirasçının üçüncü kişi aleyhine kendi adına tescil istemiyle açacağı tapu iptali ve tescil davasında mirasçının, taşınmazın kendisine ne şekilde intikal ettiğini kanıtlamak zorunda olduğu, somut olayda; davacıların taşınmazın tamamını adlarına tescilini talep ettikleri, Mahkemece davacıların davasının açıklattırılmadığı, davacıların hangi hukuki sebebe (taksim, pay satın alma, bağış vb) dayandıklarının belirlenmediği açıklanarak; öncelikle davacılara davalarının açıklattırılması, istem taşınmazın terekeye döndürülmesine yönelik ise tüm mirasçıların muvafakatlarının alınması ya da terekeye temsilci tayini gerektiğinin düşünülmesi, istemin miras paylarına yönelik olması halinde ise üçüncü kişiye karşı miras payına yönelik dava açılamayacağından şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi, davacıların taşınmazın taksim, pay satışı, bağış gibi hukuki nedenlere dayanarak tamamının kendi adlarına tescilini talep etmeleri ve bu şekilde gerçekleşen intikali kanıtlamaları halinde ise işin esasına girilerek hava fotoğrafları ile komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmak suretiyle taşınmazla ilgili zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; davacı tarafa, diğer mirasçıların davaya muvafakatlerinin alınması ya da terekeye temsilci atanması için süre verildiği, davacılar tarafınca Havza Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/457 Esas, 2020/541 Karar sayılı ilamı ile murisler ... ve ...'dan intikal eden terekenin temsilcisi hususunda ...'ın terekeye temsilci olarak atanmasına karar verildiği, davaya konu taşınmazın 50 yıldan uzun bir süredir davacılar ve üst soyları tarafından ekilip biçildiği yönündeki beyanlar ve alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın çok uzun süredir tarla olarak ekilip biçildiğinin tespit edildiği hususları dikkate alınarak davanın kabulüne, 1 04... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... ve ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini, kazandırıcı zamanaşımının şartlarından birinin aralıksız zilyetlik olmasına ve dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının edinme sebebinde kadastro tespit tarihinin on yıl evvelinde taşınmazdaki zilyetliğin terk edildiğinin yazılı olmasına göre, keşifte alınan beyanların iddianın ispatına yeterli olmadığını, keşifte beyanı alınan mahalli bilirkişilerin maddi olaylara dayalı, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi vasfıyla zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesi hususunda açıklayıcı anlatımları bulunmadığını, yargılamada davalı olarak yer alan Hazinenin davadaki yasal hasım konumundan ötürü, davanın kabulüne karar verilmesi halinde dahi yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, Hazinenin yargılama giderleri ve harçlardan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, Samsun ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı 45.900,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de bozmaya uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın vasfı ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiş, eksik ve yetersiz bilirkişi raporları ile yetinilmiş, hava fotoğraflarından usulünce yararlanılmamış, ziraat bilirkişi taşınmazın bir kısmının taşlık olduğunu belirtmesine rağmen bu husus gözardı edilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamayacağı gibi, bozmaya uyulmakla gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi gerekir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmaza komşu tüm taşınmazların tespitine esas kadastro tespit tutanak ve dayanakları ile dava konusu olmuş iseler dava dosyaları eksiksiz olarak getirtilmeli, çekişmeli taşınmaza ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümlerinin bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri bilirkişi, ziraat bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, davacılara intikal ettiyse hangi hukuki nedene dayalı olarak intikal ettiği, taşınmazların ne şekilde kullanıldığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp-bitirildiği, terke konu olup-olmadığı hususları sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, tanık ve bilirkişi sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının dava konusu taşınmaz bölümlerini ne olarak gösterdiği üzerinde durulmalıdır.
Ziraat mühendisinden önceki tarihli raporu da irdelemek sureti ile taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, bitki örtüsünü, taşınmazın niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup-olmadığını, imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz ile çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip üzerine taşınmazın sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli; Mahkeme hakiminin taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp-kullanılmadıkları ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmelidir.
Fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir, bozma öncesi ziraat bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan raporda bahsedildiği üzere taşınmazın taşlık olan bölümleri varsa bu bölümlerini ayrıca gösterir krokili rapor düzenlettirilmelidir.
3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile onların mirasbırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip-edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup varsa taraf oldukları dava dosyaları getirtilmeli, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp-aşılmadığı saptanmalı; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip temyize konu edilmeyen kesinleşen hususların usuli kazanılmış hak oluşturacağı da gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ile karar verilmesi doğru değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Havza Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,03.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.