SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/2182 E. 2025/5724 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/2182

Karar No

2025/5724

Karar Tarihi

4 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/2182 E. , 2025/5724 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/259 E., 2024/434 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/612 E., 2023/298 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; Ordu ili .... ilçesi ... Mahallesi 1 14... parsel sayılı taşınmaz maliki olduğunu, 1 14... ve 6 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına kaydedildiğini, ancak taşınmazların uzun süredir bir bütün olarak malik sıfatı ile kullanımında olduğunu, 1960 yılında ... ve ... mirasçılarından satın aldığını, o tarihten bu yana da tarım arazisi olarak kullanıldığını, 1975 yılında meydana gelen sel nedeniyle 1 14... parselden ırmak suyunun aktığını, 1982 yılında yapılan kadastro tespiti sonrasında ırmak yatağı olduğu gözetilerek tespit dışında bırakıldığını, kadastro tespitinden sonra ırmak yatağının yeniden değiştiğini ve 7 parsel ile birlikte bir bütün olarak kullanılmaya devam edildiğini, 2012 yılında ihdasen Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek tespit dışı taşınmazın zilyetliği kendisine ait olduğundan Hazine adına ihdasının hukuka aykırı bulunması nedeniyle iptal- tescile, aksi halde kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle tapu iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiş, 04.10.2021 tarihli dilekçe ile ... Belediyesi ve Ordu Büyükşehir Belediyesinin davaya dahil edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafça 1982 yılında yapılmış kadastro tespiti işlemine, kadastro tespitinden önceki sebeplere dayanılarak itiraz edildiğini, dava konusu taşınmaz, davacının zilyetliğinde bulunduğunu iddia ettiği dönemde ırmak yatağı olup özel mülkiyet konusu edilebilecek nitelikte olmadığını, ırmak yatağı vasfının kaybettikten sonra ise Hazine adına ihdas suretiyle tescil edildiğini, dava konusu alanların davacıya ait bir tapu kapsamında kaldığı iddiası söz konusu ise bu durumda 1 14... parsel sayılı taşınmazın tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek miktar ve hudutlar itibariyle zemine uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Dahili davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların 1973 senesinde sel nedeniyle taşkına maruz kaldığı, 1982 tarihli kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakıldığı, taşkının son bulmasından ve ırmak yatağının bugünkü halini almasından sonra ise davacı tarafından parsellerin ekilip biçilmediği, zilyet sıfatı ile kullanılmadığı, tanık ifadelerine göre sahipsiz bırakıldığı, uzun yıllardır boş olduğu, bu hususun bilirkişi raporları ve hava fotoğrafları ile de sabit olduğu, taşınmazı satın alma yoluyla zilyet olarak edindiği tarihten ihdasen tapuya tescil edildiği 2012 tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacı lehine aralıksız, nizasız geçmesi gerektiği, somut olayda davacının sel olayından sonra zilyetliğini sürdürmediği, taşkın varken sürdürmesi fiilen mümkün gözükmese de taşkın çekildikten sonra da kullanımının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ihdas tarihine kadar ekonomik amaca yönelik yirmi yıla ulaşan zilyetliğini ispatlayamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince kararın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, taşınmazın dere yatağı olmadığını, özel mülkiyete konu olan bir tarım arazisi olduğunu, tespit öncesi maliklerden satın aldığını, tarımsal amaçla kullandığını, dere yatağına yakın olduğundan zaman zaman taşkın suları altında kaldığını, bu durumun geçici olup mülkiyet hakkını engellemediğini, dere yatağının kalıcı halini aldığı ve şuan taşınmazla arasında 176 m bulunduğunu, taşınmazları bütün halinde kullandığını, sele rağmen bir kısmını kullanmaya devam ettiğini, tek taraflı ihdas ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, davanın terditli olarak açıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro sırasında tescil harici bırakılan ancak sonrasında ihdasen Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesinde 1980 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılan taşınmazın, 1 14... (eski 1864) parsel sayılı 1.417, 16... miktarlı ham toprak nitelikli olarak ve 1 14... (eski 1869) parsel sayılı 496, 22... miktarlı ham toprak nitelikli olarak 15.02.2012 tarihinde Hazine adına ihdasen tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim