Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/2167
2025/5984
16 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/2167 E. , 2025/5984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1661 E., 2024/228 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/77 E., 2021/100 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından duruşma istekli ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların anne oğul olduğunu, kendilerine ait 29, 61... 75 73... parsel sayılı taşınmazın satışı hususunda ... Emlak adlı iş yeri sahibi ile görüşüldüğünü ve taşınmazın 8.500,00 TL bedelle ...'ye satışı hususunda anlaşıldığını, tapuya ... yerine davalı ...'ın geldiğini, davacıların ikisini de tanımadığını, sadece 29, 61... 'lik taşınmazın satışı hususunda anlaşıldığı halde davacılara ait 60 84... parsel sayılı her yıl icara verdikleri ve icara verdikleri kişi tarafından haber verildikten sonra satıldığını öğrendikleri taşınmazın da davalıya devredilmiş olduğunu, davacıların bu taşınmazı satmadığını, taşınmazın hileli yollarla elde edildiğini, 60 84... parsel sayılı taşınmazın 7.3 70... büyüklüğünde olduğunu bu nedenle resmi senette belirtildiği gibi 16.000,00 TL bedelle satılmasının mümkün olmadığını, ... Emlak sahibi ...'in savcılık beyanında da davacıların yalnızca 75 73... parsel sayılı 29, 61... taşınmazı sattıklarının anlaşıldığını, davacıların ikisinin de 65 yaş üstü olduğunu, bu nedenle tapuda işlem yapılmadan önce sağlık raporu alınması gerektiğini, davacılardan ...'ın okuma-yazma bilmediğini, taşınmazın önce davalı ...'e 14 gün sonra da davalı Şirkete devredilmesinin muvazaayı ortaya koyduğunu, dava konusu taşınmazın tarım arazisi olması nedeniyle Tarım Müdürlüğünden izin alınması gerektiğini, resmi senette bahsi geçen izinden davacıların haberinin olmadığını, davacıların iradesinin sakatlandığını ileri sürerek dava konusu 60 84... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının tapu kaydına güvenen iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, davalı Şirketin 2013 yılında kurulduğunu, sektörde söz sahibi şirketlerden olduğunu, dava konusu taşınmazın ileride imara açılması mümkün olduğundan yatırım amaçlı satın alındığını, taşınmazın 600.000,00 TL bedelle alındığını, resmi senette harçların düşük çıkması amacıyla 200.000,00 TL üzerinden işlem yapıldığını, 200.000,00 TL'nin banka aracılığıyla davalı ...'e havale edildiğini, 250.000,00 TL'nin de tapuda elden verildiğini, kalan bedelin ise 7 adet Şirket ortaklarının müşteri çekleri ile ödendiğini, davalının taşınmazı elden çıkarmamasının iyi niyetli olduğunu gösterdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... duruşmada alınan beyanlarında; inşaatlarda sıva ustası olarak çalıştığını, dava dışı ...'un kendisini arayıp tapuda imza atması gerektiğini söylediğini, alışverişten önce davacı tarafla hiç görüşmediğini, tapuda sadece küçük paylı taşınmazın satıldığını zannettiğini, sonrasında ...'un yeniden kendisini arayarak taşınmaza alıcı çıktığını söylediğini ve bunun üzerine taşınmazı devrettiğini, diğer davalı tarafça ... aracılığıyla kendi adına açılan hesaba 200.000,00 TL yatırıldığını ancak para yatırıldıktan hemen sonra bankaya giderek 200.000,00 TL'yi nakit olarak alıp ...'ye verdiğini, bankada paranın hazırlanmasını beklerken ... diye birinin kendi yanında ...' a 3-4 adet çek verdiğini, çek bedellerini görmediğini, ayrıca bunun dışında ... ile diğer davalı arasında para alışverişi görmediğini, 2.000,00 TL'nin devir işlemleri sırasında ... tarafından kendisine verildiğini bunun dışında davalı ... isimli şirketten kesinlikle bir para almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 75 73... parsel sayılı taşınmazın 4.000,00 TL, 60 84... parsel sayılı taşınmazın 12.000,00 TL bedelle 13.11.2018 tarihinde davacılar tarafından davalı ...'a devredildiği, dava konusu 60 84... parsel sayılı taşınmazın 200.000,00 TL bedelle 27.11.2018 tarihinde davalı ... tarafından diğer davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine devredildiği, dosya kapsamından davacıların dava konusu 60 84... parsel sayılı taşınmazı devretme iradelerinin bulunmadığı, karşılığında bir bedel alınmadığı, yapılan devir işleminin geçersiz olduğu, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından devralındıktan 14 gün sonra diğer davalıya 200.000,00 TL bedelle devredildiği, davalı Şirket tarafından iyiniyetli 3. kişi olunduğu savunmasında bulunulmuş ise de dava konusu taşınmazın devir tarihindeki değerinin 27.10.2020 tarihli bilirkişi ek raporu ile 1.756.572,56 TL olarak tespit edildiği, tapu devir bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu, davalı şirket tarafından satın alındığı belirtilen taşınmaz bedelinin diğer davalıya ödendiğinin ispatlanamadığı, taşınmazın davacıların devrinden sadece 14 gün sonra davalı Şirkete devredildiği, dinlenen tanık beyanları ile diğer davalı ...'in aşamalardaki beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalı şirketin iyi niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sanayi Limited Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 60 84... parsel sayılı taşınmazın 16.000,00 TL bedelle 13.11.2018 tarihinde davacılar tarafından davalı ...'a satış suretiyle devredildiği, davalı ... tarafından da 200.000,00 TL bedelle 27.11.2018 tarihinde diğer davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine satıldığı, dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanları ile davalı ...'in aşamalardaki beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacıların, dava konusu 60 84... parsel sayılı taşınmazı devretme iradelerinin bulunmadığı, davacılara satış bedelinin ödendiğinin de ispat edilemediği ve hile olgusunun ispatlandığı, davalı ... tarafından da taşınmazın devralındıktan 14 gün sonra diğer davalı Şirkete 200.000,00 TL bedelle devredildiği, taşınmazın devir tarihindeki değerinin bilirkişi ek raporunda 1.756.572,56 TL olarak belirlendiği, tapudaki devir bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu, son kayıt maliki davalı Şirketin iyi niyetli olduğu hususunun ispat edilemediği ve TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı belirlenmek suretiyle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek davalı Şirketin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında davalının kötü niyetli olduğunu gösteren hiçbir delil bulunmadığını, Şirketin tapu kayıtlarını inceleyerek önceki devirlerin sahte olduğunu anlamasının mümkün olmadığını, devirler arasındaki 14 günün kısa olmadığını, taşınmazın 600.000,00 TL bedelle alındığını, resmi senette harçlar için düşük tutulduğunu, taşınmaz değerinin hatalı hesaplandığını, kendi aldıkları uzman görüşünde taşınmazın değerinin 1.015.000,00 TL olarak hesaplandığını, tapudaki ilk devirle ilgili yürütülen ceza dosyasında davalının suçtan zarar gören olarak yer aldığını, Devlet memurunun kusurunun davalıya yükletilemeyeceğini, davacının ilk ıslah ettiği değer üzerinden harç ve vekalet ücretinin hesaplanması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin maktu harç alması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; tüm bildiklerini yargılama sırasında dürüstlükle anlattığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat istemine ilişkindir.
1. Davalı ...'ın temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ...'a usulüne uygun tebliğ edildiği halde karara karşı yalnız diğer davalı Şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalı ... tarafından kararın istinaf edilmediği, diğer davalının istinaf başvurusunun ise Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedildiği anlaşılmaktadır. O halde, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın, aleyhine yeni bir durum oluşmadıkça temyiz yoluna başvuramayacağı açıktır. Açıklanan nedenle davalı ...'ın temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
2. Davalı ... vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 7.370, 35... yüz ölçümlü şeftali bahçesi nitelikli 60 84... parsel sayılı taşınmazın davacılar ... ve ... adına kayıtlı iken 13.11.2018 tarihinde resmi senette 16.000,00 TL bedelle davalı ....'a satış suretiyle devredildiği, davalı ... tarafından taşınmazın 27.11.2018 tarihinde resmi senette 200.000,00 TL bedelle davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine satış suretiyle devredildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ...'ın temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Davalı tarafından adli yardım talepli temyiz başvurusunda bulunulmuş olup harç yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 93.743,32 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınmasına,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.