Yargıtay yargitay 2024/212 E. 2025/5804 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/212
2025/5804
9 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/212 E. , 2025/5804 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/153 E., 2023/15 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Av. ... ile temyiz edilen davalılar ... vd. vekili Av. ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; muris ...’ın ilk eşi ...’nin çocukları olduklarını, muris ...’in maliki olduğu kök 117, 1 21... parsel sayılı taşınmazlardaki 13/32 payını mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla ikinci eşi ...’dan olma davalı ...’a 26.08.1980 tarihinde, yine maliki olduğu 155 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını aynı amaçla ikinci eşinden olma ...’a 1971 yılında satış yoluyla temlik ettiğini, davalı ...’ın çekişmeli 117, 1 21... parsel sayılı taşınmazlardaki ve ...’ın da çekişmeli 155 parsel sayılı taşınmazdaki payını murisin ikinci eşi ...’dan olma diğer davalılar ile paylaştığını, paylaşma amacıyla yapılan temliklerin de muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adlarına tescilini, iyiniyetli üçüncü kişilere devredilen taşınmazlar yönünden ise bedele karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar; üçüncü kişilere devredilen taşınmazlar yönünden tazminat isteğinin zamanaşımına uğradığını, murisin 24 dönüm kadar taşınmaz alarak ilk eşinden olma çocukları ..., ... ve ... adına kaydettirdiğini, kızlarına da para verdiğini, murisin denkleştirme amacıyla çekişmeli taşınmazları kendilerine bıraktığını, ikinci evliliğinden olan kızların da para almayı tercih ettiğini, temlik tarihinden 33 yıl ve murisin ölümünden 16 yıl geçtikten sonra eldeki davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.04.20 14... /370 Esas, 2014/266 Karar sayılı kararı ile, temlik tarihinden itibaren en az 33 yıl ve murisin ölümünden itibaren 15 yıl geçtikten sonra eldeki davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemece verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 08.11.2016 tarihli 2014/14787 Esas, 2016/10176 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların temlikine ilişkin resmi senetlerin istenilmesi, devirlerin muvazaa ile illetli olduğunun saptanması hâlinde hak düşürücü ve zamanaşımı hükümlerine tâbi olmayacağı gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, davalılar vekilinin karar düzeltme isteği Dairece reddedilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temlikin muvazaalı olmadığı, devrin gerçek satış olduğu, iddianın ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; gerekçede bahsedilen ... diye davalı olmadığını, tek bir temlik varmış gibi gerekçe yazıldığını, kararın gerekçesiz olduğunu, murisin ilk eşinden olan çocuklarından mal kaçırdığını, davalıların paylaştırma savunmasında bulunduğunu, Mahkemece son celse davalı tanığı dinlenmesi gereken aşamada aniden tanık anlatımlarına karşı beyanı dahi beklenmeden karar verildiğini, davalıların denkleştirme ile bedelsiz aldığını kabul ettiğini, bu konuda rapor alınması gerektiğini, artık gerçek satış olup-olmadığı noktasında araştırma yapılmasına gerek bulunmadığını, davacıların muristen bir taşınmaz veya para almadığını, dağıtımın erkek çocukları arasında yapıldığını, paylaştırma savunmasının da ispat yükünün davalılara geçtiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil ile bedel isteklerine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, hükmüne uyulan bozma kararına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, Mahkemece gerekçeli kararın son paragrafında “....miras bırakanın uzun süredir tedavi görmesi nedeniyle ekonomik güçlük içine düştüğü, bu dönemde söz konusu taşınmazını oğlu olan davalı ...'a sattığı, beyanlarına üstünlük tanınan tanık anlatımları uyarınca temlikin muvazaalı bulunmadığı, satış işleminin gerçek bir para alışverişine dayandığı anlaşılmaktadır...” şeklinde belirtildiği, davalılar arasında ... adında bir kimse bulunmadığı gibi muris ...’ın maliki olduğu 117, 1 21... parsel sayılı taşınmazlardaki 13/32 payını davalı oğlu ...’a, 155 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını da dava dışı ...’a satış suretiyle temlik ettiği, 117, 1 21... parsel sayılı taşınmazlarda ifraz ve taksim işlemleri yapılarak bir çok parsele gittiği, dava konusunun bir taşınmaza ilişkin olmadığı gözetildiğinde gerekçede somut olaya uygun olmayan ifadelerin bulunduğu açık olup Mahkemece temliklerde murisin mal kaçırma amacıyla hareket ettiği iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile Mahkeme kararının, gerekçesinin açıklandığı şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınmasına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.