SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/2063 E. 2025/5580 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/2063

Karar No

2025/5580

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/2063 E. , 2025/5580 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/421 E., 2024/187 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/286 E., 2022/264 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; iplik üretimi üzerine uzun yıllardır fabrika çalıştırdığını, ancak piyasaya olan borçlarını ödeyemez hale geldiğini, bankalardan kredi alamadığını, bu nedenle fabrikayı kiraya vermek zorunda kaldığını, .... ve ....nin yönlendirmesi ile davalıdan ödünç para istediğini, davalının 400.000,00 TL verdiğini, davalıdan tekrar para istemesi üzerine davalının fabrikanın tapusunu vermesi karşılığında 400.000,00 TL daha vereceğini söylemesi üzerine maliki olduğu 1 99... parsel sayılı taşınmazı davalıya devrettiğini, aldığı 800.000,00 TL ‘ye karşılık 1.200.000,00 TL ödemek şartı ile taşınmazı geri alacağı hususunda anlaştıklarını, davalı ile anlaştıkları bedeli temin etmesi üzerine taşınmazın iadesini talep ettiğini, ancak davalının taşınmazın iadesi için anlaşmaya aykırı olarak kendisinden 1.900.000,00 TL talep ettiğini ve taşınmazı iade etmediğini, davalının zor durumundan faydalandığını, davalıdan aldığı 800.000,00 TL‘yi ödemeye hazır olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı; .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sahibi olduğunu, şirketin idari sorunlar nedeniyle faaliyetinin durdurulduğunu, bu nedenle organize sanayi bölgesinde fabrika binası arayışına girdiğini, aracılar vasıtasıyla satılık olduğunu öğrendiği dava konusu taşınmazın sahibi ile tanıştığını, 1.200.000,00 TL nakit ve taşınmazın devrinden sonra taşınmazda bulunan kiracı tarafından ödenecek 9 aylık kira bedeli olan 108.000,00 TL‘nin davacı tarafından alınması, her türlü harç ve aracılık komisyon ücretlerinin kendisi tarafından karşılanması hususunda anlaştıklarını, devir tarihini kadar 800.000,00 TL‘nin elden nakit olarak ödendiğini, devir tarihinden bir ay sonra da kredi çekilerek 400.000,00 TL‘nin elden ödendiğini,temlikten sonra 9 ay boyunca taşınmazın kira bedellerinin davacı tarafından alındığını, masraflar dahil kendisi tarafından 1.400.000,00 TL ödeme yapıldığını, davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli 2018/175 Esas, 2020/177 Karar sayılı kararı ile; tanık beyanlarından davalının tefecilik yaptığı ve davacının zor durumundan yararlandığı yönünde samimi beyanların olmadığı, davalının yaptığı geri dönüşüm işi için organize sanayide yer aradığı ve davacıya ait yerin arkadaşlarınca önerildiği, tarafların görüşüp anlaşarak alım-satımın yapıldığı, kararlaştırılan bedelin davacıya ödendiği, davacının daha sonra gayrimenkulü tekrar almak istediğinde fiyat konusunda anlaşamadıkları, davalının tefecilik yaptığı hususunda davacı iddiası dışında somut delil ve şikayet vb. olmadığı, dava konusu gayrimenkulün davacı tarafından kiraya verilmiş olduğu ve kendisince de kullanılmadığı, kiracılarına da yeri davalıya sattıklarını, kirayı davalıya ödemelerini söyledikleri, kiracı ile davalı arasında yeni kira sözleşmesi yapıldığı, salt satış bedelinin rayiç bedelden düşük olmasının gabin için yeterli olmayacağı, davacının az vergi ödemek amacıyla davalıyla yaptığı satışta da eksik bedel bildirmiş olduğu, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesine üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; davanın gabin ve inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, öncelikle somut olaydaki deliller ve tanık beyanları da değerlendirilerek gabinin unsurlarının oluşup oluşmadığının tartışılması, davacı, taşınmazını aldığı para ödenince iade edileceği inancı ile devrettiğini beyan ettiğinden inanç sözleşmesini ispata yarar yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı bulunup bulunmadığının davacıdan sorulması, tefecilikle ilgili şikayet akıbetinin araştırılması, dosyanın getirtilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle talep hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; inançlı temlik iddiası yönünden davacının delilleri arasında yazılı delil veya yazılı delil başlangıcının bulunmadığı, gabin iddiası yönünden ise aşırı oransızlık yönünden yapılan değerlendirmede taşınmazın devrinde edimler arasında bir oransızlık bulunmakta ise de esasen gabinin subjektif koşulunun gerçekleşmediği, zira davacının yaşı, sağlık durumu, toplumdaki yeri, ekonomik gücü, iş alanı, tacir olması gibi subjektif özelliklerinin yanında yine davacının maddi olarak çok zor durumda kaldığını beyan etmesine rağmen ... Bankası'nın 13.06.2019 tarihli cevabi yazılarında davacıya ait şirketin kredi talebinden vazgeçmeleri nedeniyle kredi kullandırımı yapılmadığının bildirildiği, yine davacı her ne kadar davalının tefecilik yaptığını iddia etmiş ise de davalı hakkında tefecilik şikayeti yönünden yapılan soruşturmada 2018/2992 soruşturma sayılı dosyadan takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, gabin unsurlarının oluşması için edimler arasında açık orantısızlık bulunması, bu orantısızlığın taraflardan birinin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden kaynaklanması ve diğer tarafın zarar gören tarafın bu halinden yararlanmış olması gerekliliğine dair şartların hep birlikte mevcut olması gerektiği, inançlı işlem hukuki nedeni yönünden davanın ispat edilemediği, gabinin şartlarının ise gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla gabinin objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleştiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işlem ve gabin hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’ın maliki olduğu 1 99... parsel sayılı taşınmazını 21.04.2017 tarihinde satış suretiyle davalı ...’ye satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Temyiz edilen davalı vekili duruşmaya katılmadığından duruşma vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim