SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/1477 E. 2025/5563 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/1477

Karar No

2025/5563

Karar Tarihi

1 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/1477 E. , 2025/5563 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1934 E., 2023/1791 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/24 E., 2022/91 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı ... vekili; ... ilçesinde bulunan Hazineye ait veya sahipsiz olan yerlerin yasal koşulları oluşmadığı halde kadastro çalışmaları sırasında menfaat ilişkisi olan şahıslar tarafından halihazırda ...’da yaşamayan, yıllar önce ölmüş veya adayı terketmiş kişiler adına tespit ettirildiğini, daha sonra ilgili kişilerden satın alınmış gibi sahte zilyetlik devir senetleriyle Kadastro Komisyonuna itirazlarda bulunulduğunu ve itirazların kabulü ile ilgili kişiler adına tespitler yapıldığını, bu nedenle resmi evrakta sahtecilik, çıkar amaçlı suç örgütü oluşturmak gibi suçlardan 28 kişi hakkında kamu davası açıldığını, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın da yolsuz şekilde dava dışı ... adına tespit ve tescil edilip daha sonra davalıya satış suretiyle devredildiğini, kadastro müfettişleri tarafından düzenlenen raporda, taşınmazın kadastro tespit tutanağının edinme sebebinde adı geçen kişilerin ...’da yaşayıp yaşamadığı, adadan ne zaman ayrıldıklarının bilinmediği ve tespite esas satış senedinin de gerçeği yansıtmadığının rapor edildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı; dava konusu taşınmazı iyiniyetle iktisap ettiğini, dava dilekçesinde iddia edilen yolsuzluk davalarında taraf ya da sanık olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2016 tarihli ve 2016/54 Esas, 2019/104 Karar sayılı kararıyla; ikinci el konumundaki davalının ediniminde iyiniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2020/696 Esas, 2021/67 Karar sayılı kararıyla; davalının iyiniyeti konusunda yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığından bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tespit maliki ... lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluşmadığı halde kadastro sırasında anılan kişi adına dava konusu taşınmazın tespit ve tescil edildiği, taşınmazı ...'dan daha sonra satın alan davalının babası ile ...'ın birbirlerini tanıyıp arkadaş oldukları, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın senetsizden tespit edilip tapu kaydına dayanmadığı, mülkiyet belgesi olmayan vergi kaydının zilyetlikle birleşmediği sürece hukuken önem taşımadığı, kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporunda "1985 yılına ait hava fotoğraflarında taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet amacıyla kullanım olmadığının, 1997 yılına ait hava fotoğrafında da taşınmazın doğal bitki örtüsü olan geven ile kaplı olduğunun, yine taşınmazın uzun süredir işlenmediğinin" tespit edilmesi karşısında, çekişmeli taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülk edinme koşullarının oluşmadığı, bir an için taşınmazın bir kısmının öncesinde tarım arazisi olarak kullanıldığı öne sürülebilir ise de tespit tarihine göre kısmen bulunduğu belirtilen zilyetliğin iradi olarak terk edildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince kazanmayı sağlayan zilyetliğin bulunmadığı taşınmazın ... adına tespit ve tescil edildiği, davalının ise taşınmazı incelemeden ve görmeden satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, aynı köyde bulunan dava dışı başka bir taşınmaz hakkında davacı ... tarafından aynı iddialarla açılan davanın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08.12.20 21... /3448 E., 7677 K. sayılı ilamıyla davanın kabul edilmesi yönünde bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi uyarınca harç ve yargılama giderleri yönünden hükmün düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak harç ve yargılama giderleri yönünden hükmün düzeltilmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazı tapu kaydına güvenerek iyiniyetle satın aldığını, davalının ediniminde kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığını, taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, taşınmazın önceki maliklerinin yargılamaya dahil edilmesi gerektiğini, davalının babasının tespit maliki ...'ı tanıyor olmasının davalının kötüniyetli olduğunu göstermeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro çalışmaları sonucunda Çanakkale ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmaz senetsizden vergi kaydına dayanılarak dava dışı ... adına 11.01.2008 tarihinde tespit ve tescil edilmiş, 26.05.2008 tarihinde ... tarafından satış yoluyla davalıya devredilmiştir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince davalı taraftan harç alınmasına yer olmadığına ve alınan harcın istek hâlinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim