SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/1119

Karar No

2025/5987

Karar Tarihi

16 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/1119 E. , 2025/5987 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3138 E., 2023/2587 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/64 E., 2023/49 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacı Tasfiye Halinde ...Konut Yapı Kooperatifi Başkanı ... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı Hazine vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Tasfiye Halinde .... Konut Yapı Kooperatifi vekili dava dilekçesinde; davacının, Muğla ili .... ilçesi ... köyünde bulunan 342 parselde 10.950 m², 344 parselde 8.080 m², 345 parselde 16.864 m² doğal sit alanı içerisinde bulunan taşınmazların maliki iken taşınmazların büyük bir bölümünün davalı Hazine adına takastan dolayı tescillendiğini, davalı İdare tarafından yapılan taşınmaz değer tespiti uygulamasında hukuka uygun davranılmadığı gerekçesiyle Muğla 1.İdare Mahkemesinin 2009/2028 Esas, 2010/949 Karar sayılı kararıyla işlemin iptal edildiğini, bu kararın Danıştay 14. Dairesinin 2013/3877 Esas, 2014/6976 Karar nolu kararı ile kesinleştiğini, yine davacı kooperatif tarafından Hazineye karşı Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/12 Esas, 2010/547 Karar nolu kararı ile kooperatif adına kayıtlı 344 parsel nolu taşınmazın tümünün haksız olarak Hazine adına tescilinin yapılmış olduğunun anlaşıldığını, 344 nolu parseldeki 2.400m²'lik kısmına isabet eden 30/101 hissenin davacı adına tesciline karar verildiğini, davalı Hazinenin hatalı hesaplamalar yaptığı için çok fazla taşınmaz aldığını, bu şekilde davacı Kooperatifin büyük zararlara uğramasına sebep olduğunu, ekte sunulan 01.12.2014 tarihli rapordan da anlaşılacağı üzere yanlış yapılan değer tespiti sonucu davacı Kooperatiften toplam 8.917,28 m² fazla arsanın Hazine adına tapuda tescil edildiğini ileri sürerek davalı tarafça hatalı ve haksız olarak alınan ... köyü 3 44... parsellerden toplam 8.917,28 m²'lik taşınmazın davalı adına tapularının iptali ile davacı Kooperatif adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 6098 sayılı TBK'nın 39. maddesi uyarınca irade sakatlığına dayanan davanın süresinde açılmadığını, diğer yandan 3402 sayılı Yasa'nın 12. maddesine göre kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak açılan tapu kaydının düzeltilmesi davasının dinlenemeyeceğini, her iki açıdan da dava açma için öngörülen hak düşürücü sürenin aşıldığını, davacı tarafın İdare Mahkemesinin iptal kararı üzerine, iptal kararına uygun bir şekilde yeniden hesaplama yaptığını, bu güncel hesaplamaya göre Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/12 Esas, 2010/547 Karar sayılı kararına ek olarak 2.1 71... 'nin davacı tarafa iadesine karar verildiğini, Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararıyla birlikte toplam 4.5 71... iade edildiğini, davacının bu işlemi hukuka aykırı bulması durumunda süresi içinde İdari Yargıda bir iptal davası açmasının gerektiğini, idarenin bu işlemine karşı idari yargı yoluna başvurması gerekirken hak düşürücü sürenin dolmasının ardından hukuk mahkemesinde dava açmasına itiraz ettiklerini, Danıştay 14. Dairesinin 2013/3877 Esas, 2014/6976 Karar nolu kararı ile kesinleşen İdare Mahkemesi kararı uyarınca 344 parsel nolu 8.080 m² yüz ölçümlü taşınmazın 3.509 m²'sinin Hazinenin mülkiyetinde 4.571 m²'sinin ise söz konusu kooperatif uhdesinde kalacağının hesaplandığının bildirildiğini, davacı tarafın dava sebebini açık bir şekilde ifade etmediğini, iddiaların soyut ve gerekçesiz bir şekilde ifade edildiğini belirterek yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2019 tarihli ve 2017/109 Esas, 2019/244 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın mevcut iptal davası sonucu, davalı İdarenin yanlış yapılan değer tespitinden ötürü davacı Kooperatiften toplam 8.917, 28... fazla arsanın Hazine adına tapuda tescil edildiği gerekçesi ile tapu iptali ve tescil talep ettiği, dolayısı ile davacının talebinin taşınmazın mülkiyet hakkının tapuda yanlış tescil edildiği yönünde değil, idare ile aralarında görülen idari işlemin iptali davasına rağmen dava sonucu yeniden yapılan değerlendirmenin yani 20.02.2015 tarih ve 3982 sayılı mahkeme kararı gereğince taşınmaz iadesine ilişkin Milli Emlak Müdürlüğünce yapılan hesaplamanın yanlış olduğuna ilişkin olduğu, davacının tapu iptali ve tesciline yönelik talebi idari işleme dayandığı gerekçesiyle davanın yargı yolu nedeni ile reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli kararıyla, davacının talebinin yolsuz tescile dayalı olduğu bu nedenle davanın yeniden görülmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının talebinin taşınmazın mülkiyet hakkının tapuda yanlış tescil edildiği yönünde değil, idare ile aralarında görülen idari işlemin iptali davasına rağmen dava sonucu yeniden yapılan değerlendirmenin yani 20.02.2015 tarih ve 3982 sayılı mahkeme kararı gereğince taşınmaz iadesine ilişkin Milli Emlak Müdürlüğünce yapılan hesaplamanın yanlış olduğuna ilişkin bulunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda Milli Emlak Müdürlüğünce yapılan hesaplamanın yanlış olduğu gerekçesiyle davacı adına iadesi gereken m2 miktarı doğrultusunda bilirkişi raporunda hesaplamalar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacıya ait ... köyünde bulunan 3 42... nolu ve 2014/16864 hisse oranında davacıya ait 345 nolu taşınmazlara ilişkin bakanlıkça verilen sertifikaların Nisan ayı itibariyle değerinin belirlenmesine ilişkin 17.04.20 02... sayılı idari işlemin iptali için davacı tarafından açılan Muğla 1. İdare Mahkemesinin 2009/2028 Esas, 2010/949 Karar sayılı davada 31.03.2010 tarihli karar ile davaya konu işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın Danıştay 14. Dairesinin 20.02.2013 tarihli ve 2011/5312 Esas, 2013/1134 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, yine Danıştay 14. Dairesinin 19.06.20 14... /3877 Esas, 2014/6976 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği, İdare Mahkemesinin bu iptal kararından sonra, İdarenin 20.02.20 15... sayılı İdari İşlemi ile Sertifikaların Değerlerinin yeniden belirlendiği, buna karşılık davacıya 2171m² daha taşınmazda hisse verildiği, İdare Mahkemesinin iptal kararından sonra yeniden bir idari işlem tesis edildiği, davadaki isteğin sertifika değerlerinin tespiti işleminden kaynaklandığı, idarece yapılan sertifikaların değerlerinin tespiti işlemi idari işlem niteliğinde olup idari yargı yerinde iptal edilmedikçe hukuki geçerliliğini koruyacağı, hal böyle olunca, İdare Mahkemesinin iptal kararından sonra 20.02.20 15... sayılı idarece tesis edilen idari işlemin iptali için dava açıldığı veya iptal edildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesinin ilk kararını adli yargı yolunun caiz olduğundan bahisle kaldırdığını, İlk Derece Mahkemesinin kabul kararından sonra ise dava konusu işlemin idari işlem olduğu yönünde kanaat oluşturduğunu, ilk kaldırma kararının davacı lehine kazanılmış hak teşkil ettiğini, davalı tarafça yolsuz tescil yapıldığından eldeki davanın açıldığını, davanın dayanağının Muğla 1. İdare Mahkemesinin 2009/2028 Esas, 2010/949 Karar sayılı kararı olduğunu, davalı İdarenin bu karar üzerine eksik tescilde bulunduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacıya ait ... köyünde bulunan 3 42... nolu ve 2014/16864 pay oranında davacıya ait 345 nolu taşınmazlara ilişkin bakanlıkça verilen sertifikaların Nisan ayı itibariyle değerinin belirlenmesine ilişkin 17.04.2002 tarihli ve 13578 sayılı idari işlemin iptali için davacı tarafından açılan Muğla 1. İdare Mahkemesinin 2009/2028 Esas, 2010/949 Karar sayılı davada 31.03.2010 tarihli karar ile davaya konu işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın Danıştay 14. Dairesinin 20.02.2013 tarihli ve 2011/5312 Esas, 2013/1134 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, yine Danıştay 14. Dairesinin 19.06.2014 tarihli ve 2013/3877 Esas, 2014/6976 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği, İdare Mahkemesinin bu iptal kararından sonra, İdarenin; 20.02.2015 tarihli ve 3982 sayılı idari işlemi ile sertifikaların değerlerinin yeniden belirlendiği, buna karşılık davacıya 2171m² daha taşınmazda pay verildiği, İdare Mahkemesinin iptal kararından sonra yeniden bir idari işlem tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı Hazine vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim