SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/7763

Karar No

2025/9820

Karar Tarihi

31 Aralık 2025

1. Ceza Dairesi 2025/7763 E. , 2025/9820 K.

"İçtihat Metni"

TALEBİNDE BULUNAN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TALEPTE BULUNULANİLGİLİ KURUL KARARI : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 20.10.2025 tarih ve 2025/4 sayılı kararı
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI GÖRÜŞÜ : Uyuşmazlığın Giderilmesi

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 20.10.2024 tarih ve 2025/4 Karar sayılı kararına istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2025 tarihli görüş yazısı ile birlikte evrakın Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan inceleme neticesinde, gereği düşünüldü:

I. UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Uyuşmazlık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinden önce 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 50. maddesinin 3. fıkrasında yazılı koşulların bulunması halinde on sekiz yaşını doldurmamış bulunanların kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olup olmadığına ilişkindir.

II. HUKUKİ SÜREÇ
1. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2025 tarihli dilekçelerinde özetle; Fatsa 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.07.2024 tarih ve 35-442 sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; mahkemece suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinin uygulanması şartları oluştuğu halde ve hükmedilen hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı olan seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesi gerekirken, bu uygulama yapılmaksızın hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği; bu hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin uyuşmazlığa konu kararı ile, SSÇ hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinin uygulanması zorunluluğu göz önüne alınarak, sanık hakkında verilen süreli hapis cezasının anılan Kanun’un 50/1-a maddesi gereğince paraya çevrilmesine karar verilmek suretiyle, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; oysa sanık SSÇ hakkında Merzifon 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.11.2024 tarih ve 268-608 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiği ve şartlar oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun’un 50/1. maddesinde yazılı seçenek yaptırımlarının uygulanmadığı ve kararın istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin uyuşmazlığa konu kararı ile bu hususta herhangi bir düzeltilme yapılmaksızın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve bu suretle ortaya çıkan daire kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu 20.10.2025 tarih ve 2025/4 sayılı kararı ile “Talebe konu her iki daire kararı arasında 5235 sayılı yasanın 35/3.maddesi kapsamında uyuşmazlık bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, 18 yaşını doldurmamış küçükler hakkında CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği durumlarda, şayet TCK'nın 50/3. maddesinin uygulanma şartları varsa, verilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/1. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin, hükümden önce zorunlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Daha doğrusu uyuşmazlığın temel kaynağı, CMK 231/7. maddesinde düzenlenen "açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkum olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez" şeklindeki genel amir hüküm ile, 18 yaşından küçükler için özel düzenleme getiren TCK'nın 50/3. maddesinde düzenlenen "... fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış ve 65 yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği 1 yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlarından birine çevrilir." şeklindeki özel amir hükmün karşı karşıya gelmesi durumunda, hangisinin uygulanacağına dayanmaktadır. Anılan genel ve özel yasaların karşı karşıya geldiği durumlarda da uygulama farklılıklarının oluşması kaçınılmaz olmaktadır.

Özel hüküm ve genel hüküm karşı karşıya geldiğinde, özel hükmün öncelik arz edeceği ve bu durumun da hukukun genel kaidelerinden olduğunun açıklığı karşısında, bu husustaki uyuşmazlığın giderilmesinin Yargıtay denetimine muhtaç olduğu düşüncesiyle, … 5235 Sayılı Yasa'nın 35/1-3.maddesi kapsamında: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. CD'nin 05/03/2025 tarih ve 2025/417-913 esas- karar sayılı kararı ile; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. CD'nin 19/02/2025 tarih ve 2025/186-357 esas-karar sayılı kararı arasındaki vaki uyuşmazlığın giderilmesinin istenmesine, 5235 sayılı Yasa'nın 35/2 maddesi uyarınca, dava dosyasının iş bu kararla birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine”

ilgili ek karar ile de benzer çerçevede “Özel hüküm ve genel hüküm karşı karşıya geldiğinde, özel hükmün öncelik arz edeceği ve bu durumun da hukukun genel kaidelerinden olduğu sarihtir. Bu durumda 18 yaşını doldurmamış ve 65 yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği 1 yıl veya daha az süreli hapis cezalarında, şayet TCK'nun 50/3 maddesinin uygulama şartları varsa, aynı maddenin 1.fıkrasındaki seçenek yaptırımların uygulanmasının zorunlu olduğu görüşü kurulumuzca kabul edilmiş olup, bu husustaki uyuşmazlığın giderilmesinin Yargıtay denetimine muhtaç olduğu düşüncesiyle” oybirliğiyle karar vermiş ve görüşünü Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10.11.2025 tarihli mütalaasında özetle; “5271 sayılı Kanun'un 231/7. maddesinde, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez." şeklinde düzenlemeye yer verildiği,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2015 tarihli ve 2015/4-222 Esas, 2015/48 Karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin daha lehe olup öncelikle uygulanması gerektiği, 5271 sayılı Kanun’un 231/7. maddesinde yer alan özel hüküm uyarınca da hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği, ancak şartların gerçekleşmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi veya açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca açıklanması sırasında ise, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlara çevirme zorunluluğunun mahkemece göz önüne alınması gerektiği nazara alındığında;
Samsun Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 05/03/2025 tarih ve 2025/417 E. - 2025/913 K. sayılı 08/05/2025 tarih ve 2025/1789 E. - 2025/1809 K. sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmış”

Sonuç olarak “Yukarıda açıklanan nedenlerle, 696 sayılı KHK'nın 92/2. maddesi ile değişik 5235 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 20/10/2025 tarih ve 2025/4 sayılı ek kararına istinaden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 05/03/2025 tarih ve 2025/417 E. - 2025/913 K. sayılı kararı ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 19/02/2025 tarih ve 2025/186 E. - 2025/357 K. sayılı kararı arasındaki uyuşmazlığın, "Açıklanması geri bırakılan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin üçüncü fıkrasındaki yaptırıma çevirme zorunluluğunun bulunmadığına" dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararı yönünde giderilmesi arz ve talep olunur." şeklinde görüş bildirmiştir.

III. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesinin 3. fıkrasına göre daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış bulunanların mahkûm edildiği bir yıl ve daha az süreli hapis cezaları zorunlu olarak anılan maddenin birinci fıkrasındaki seçenek tedbirlerden birine çevrilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesine 06.12.2006 tarihli 5560 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile eklenen ve 19.12.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğegiren yedinci fıkraya göre ise “Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunun hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.” hükmü getirilmiştir.

Değişikliğin yürürlüğe girmesi üzerine onsekiz yaşını doldurmamış bulunanların mahkûm edildiği bir yıl ve daha az süreli hapis cezalarının anılan maddenin birinci fıkrasındaki seçenek tedbirlerden birine hangi aşamada çevrilmesi gerektiği noktasında bölge adliye mahkemesi ceza daireleri arasında uyuşmazlık oluşmuş ve anılan uyuşmazlığın Yargıtay tarafından giderilmesi talep edilmiştir.

2. Yargıtay Özel ceza daireleri ve Ceza Genel Kurulunun birçok kararında da açıkça belirtildiği gibi, şartlı bir düşme nedeni oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, objektif şartların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, zararın giderilmesi) varlığı hâlinde, mahkemece diğer kişiselleştirme hükümleri olan seçenek yaptırımlara çevirme ve ertelemeden önce değerlendirilmesi gerekmektedir.

3. Uyuşmazlık konusunun sağlıklı değerlendirilebilmesi için açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanması üzerinde durulması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 11. fıkrası; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükmünü taşımaktadır.

5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesine göre; mahkemenin, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere bilerek aykırı davranması hâlinde hükmü aynen açıklamakla yükümlü olduğu, kendisine yüklenen yükümlülükleri elinde olmayan sebeplerle yerine getiremeyen sanığın ise durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulların varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verebileceği anlaşılmaktadır.

4. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli 2013/3-752 esas, 2014/200 karar ve 20.11.2018 tarihli 2017/3-421 esas, 2018/543 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere;

Kanun koyucu, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesine, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenlediği 5-14. fıkraları eklediği aşamada 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesindeki yasal düzenlemeyi ve zorunlulukları bilmektedir. Buna rağmen CMK’nın 231. maddesinin 7. fıkrasındaki düzenlemeyi yapmakla, açıklanması geri bırakılan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin üçüncü fıkrasındaki yaptırıma çevirme zorunluluğunun uygulanmamasını istediği yönündeki iradesini açıkça ortaya koymuştur. Aksi görüşün kabulü, daha önce hapis cezasına mahkûm olmamış çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması suretiyle adli yönden lekelenmeme haklarının ellerinden alınması sonucunu doğurur ki, bu sonuç hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun düzenleniş amacına açıkça aykırı olacaktır.

Bununla birlikte, şartların gerçekleşmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi veya açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca açıklanması sırasında 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan seçenek yaptırımlara çevirme zorunluluğu mahkemece göz önüne alınmalıdır.

5. Yukarıda açıklandığı üzere, emredici nitelikte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin yedinci fıkrasının nasıl uygulanması gerektiğine ilişkin uyuşmazlık değerlendirildiğinde; hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin niteliği, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 7. fıkrasının 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesinin üçüncü fıkrasından sonra kabul edilerek yürürlüğe girmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra suça sürüklenen denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlememesi veya belirlenen denetime uyması halinde açılan kamu davasını düşmesine karar verilmesi gereği birlikte dikkate alındığında öncelikle açıklanması geri bırakılan hükümde 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin yedinci fıkrasındaki amir hüküm gereğince daha önce hapis cezasına mahkûm olmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası, adli para cezasına veya seçenek tedbire çevrilmeyecek, ancak hükmün açıklanması gerekir ise açıklanan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesinin üçüncü fıkrasındaki amir hüküm uyarınca hükmolunan kısa süreli hapis cezası adli para cezasına veya diğer seçenek tedbirlerden birisine çevrilerek uygulama yapılacaktır.

IV. KARAR
1. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 20.10.2025 tarih ve 2025/4 sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2025 tarih ve 2025/122820 sayılı görüşüne uygun olacak şekilde; UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ TALEBİNİN KABULÜNE,

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 05.03.2025 tarih ve 2025/417 esas, 2025/913 karar sayılı kararı ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 19.02.2025 tarih ve 2025/186 esas, 2025/357 karar sayılı kararı arasındaki uyuşmazlığın, "Açıklanması geri bırakılan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesinin üçüncü fıkrasındaki yaptırıma çevirme zorunluluğunun bulunmadığına" dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararı doğrultusunda 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca ceza daireleri arasındaki UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİNE,

3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemeleri Ceza Dairelerine bildirilmek üzere Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,

Dava dosyasının Samsun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,31.12.2025 tarihinde evrak üzerinden oybirliği ile 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim