SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/6743

Karar No

2025/9725

Karar Tarihi

30 Aralık 2025

1. Ceza Dairesi 2025/6743 E. , 2025/9725 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/594 E., 2025/228 K.
SUÇ : Kasten yaralamaya teşebbüs
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

Mağdur ... vekilinin temyiz istemi yönünden; mağdur ...'nın suç tarihinde ve kovuşturma aşamasında 15 yaşından küçük olması nedeniyle mağdur adına şikayet hakkının, kamu davasına katılma ve temyiz yetkisinin annesi ...'ın sanık olması nedeniyle sadece kanuni temsilcisi olan babası ...'a ait olduğu ve mağdur ...'ın 20.10.2020 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.05.2014 tarihli ve 2013/287 Esas, 2014/273 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, mağdura 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 234/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu vekil ile 15 yaşından küçük mağdurun kanuni temsilcisinin iradelerinin çelişmesi halinde, mağdurun kanuni temsilcisinin iradesine üstünlük tanınması gerektiğinden, mağdur vekilinin katılma talebi üzerine verilen katılma kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu itibarla katılan sıfatı bulunmayan mağdur vekilinin sanık hakkındaki kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Suçtan zarar gören ...'ın temyiz istemi yönünden; suçtan zarar gören ...'ın, 20.10.2020 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olmadığı bildirmesi karşısında, katılan sıfatı bulunmayan suçtan zarar gören ...'ın sanık hakkındaki kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1, 307/3 ve 12.03.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi gereğince temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2021/1888 Esas, 2023/298 Karar sayılı kararının sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2023/5911 Esas, 2024/6268 Karar sayılı kararı ile özetle; eksik inceleme nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

2. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2025 tarihli ve 2024/594 Esas, 2025/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdur ...'ya karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a-b, 35/2, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 8 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ile karar verildiğine, suç vasfının nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçu olarak belirlenmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesi ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşmadığına, katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi uyarınca belirlenen 9 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 86/3-a-b maddeleri uyarınca (1/2) oranında artırılması sırasında hesap hatası yapılarak 13... gün hapis cezası yerine yazılı şekilde 1 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de sonuç ceza doğru belirlendiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, karara esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, karara esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek teşdiden belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, kasten yaralamaya teşebbüs suçundan hükmolunan cezanın iki yıldan aşağı olduğu, suçtan kaynaklanan maddi zararın bulunmadığı, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmadığı, Mahkemece sanığın kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varıldığı ve suçun Anayasa'nın 174. maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan bulunmadığı, bu itibarla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif ve subjektif koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, katılan Kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinin "Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine, sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

IV. KARAR
A. Mağdur ... vekilinin temyiz istemi yönünden
Mağdur ...'nın suç tarihinde ve kovuşturma aşamasında 15 yaşından küçük olması nedeniyle mağdur adına şikayet hakkının, kamu davasına katılma ve temyiz yetkisinin annesi ...'ın sanık olması nedeniyle sadece kanuni temsilcisi olan babası ...'a ait olduğu ve mağdur ...'ın 20.10.2020 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.05.2014 tarihli ve 2013/287 Esas, 2014/273 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, mağdura 5271 sayılı Kanun'un 234/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu vekil ile 15 yaşından küçük mağdurun kanuni temsilcisinin iradelerinin çelişmesi halinde, mağdurun kanuni temsilcisinin iradesine üstünlük tanınması gerektiğinden, mağdur vekilinin katılma talebi üzerine verilen katılma kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu itibarla katılan sıfatı bulunmayan mağdur vekilinin sanık hakkındaki kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur ... vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Suçtan zarar gören ...'ın temyiz istemi yönünden
Suçtan zarar gören ...'ın, 20.10.2020 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olmadığı bildirmesi karşısında, katılan sıfatı bulunmayan suçtan zarar gören ...'ın sanık hakkındaki kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, suçtan zarar gören ...'ın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2025 tarihli ve 2024/594 Esas, 2025/228 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasından vekâlet ücreti ile ilgili paragrafın çıkartılması, yerine "Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan (2025 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 48.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Bakanlığa verilmesine," şeklindeki paragrafın eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE KARARIN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim