Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2652
2025/8918
11 Aralık 2025
1. Ceza Dairesi 2025/2652 E. , 2025/8918 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/27 E., 2024/166 K.
SUÇ : Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07.12.2023 tarihli ve 2022/10181 Esas, 2023/7651 Karar sayılı bozma ilâmı sonrası Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2024 tarihli ve 2024/27 Esas, 2024/166 Karar sayılı kararı ile Dairemiz bozma ilâmına 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca direnilmesine karar verilmiş ise de; İlk Derece Mahkemesinin son uygulamasının, ilk hükümden farklı olduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.10.2017 tarihli ve 2017/1-290 Esas, 2017/443 Karar sayılı kararında ayrıntıları izah edildiği üzere ilk hükümde yer almayan yeni ve değişik gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, inceleme konusu kararın direnme kararı niteliğinde olmayıp eylemli direnme (uyma) ve dolayısıyla "yeni hüküm" niteliğinde olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2020/352 Esas, 2021/250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 83/1 ve 83/2-b maddeleri yollamasıyla 83/3. ve 53/1. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1539 Esas, 2022/1891 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bu kararın katılanlar vekili, katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 07.12.2023 tarihli ve 2022/10181 Esas, 2023/7651 Karar sayılı kararıyla özetle; sanığın kasten öldürme suçunu kanunî tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek hareket ederek doğrudan kastla işlediği gözetilmeksizin suç vasfının hatalı tayini, haksız tahrik ve vekalet ücreti nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2024 tarihli ve 2024/27 Esas, 2024/166 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki kararda direnilmesi ile; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 83/1 ve 83/2-b maddeleri yollamasıyla 83/3. ve 53/1. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturduğuna ve ilk haksız eylemin hangi taraftan kaynaklandığı belirlenemediğinden sanık lehine asgarî oranda tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Katılanlar ... ve .... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında haksız tahrik hükümleri ve diğer lehe hükümler uygulanmaksızın kasten öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiğine,
3. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfının hatalı belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayinine, sanık hakkında lehe hükümler uygulanmaksızın kasten öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiğine ve vekalet ücretine,
4. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, eksik incelemeye, meşru savunmaya ve taksir hükümlerine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık lehine meşru savunma ve taksir hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık ile maktul arasında kıskançlık sebebiyle çıkan tartışmada, sanığın maktulü sağ parasternal bölgede orta hattın 4 cm sağında juguler çentik hizasından bıçakla yaraladığı, dosyada mevcut otopsi raporunda yaranın derinliğinin 3-5 cm olduğunun ve maktulün ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar delinmesinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, sanığın maktulü yaraladıktan sonra yaklaşık 45 dakika boyunca ambulans çağırmadığı, Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 10.02.2021 tarihli raporda kişinin yaralanmanın hemen akabinde 112 acil servisine haber verilmesi ya da hastaneye götürülmesi halinde kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu ancak kesin olmadığının belirtilmesi karşısında, sanığın suçta kullandığı aletin elverişliliği, hedef aldığı vücut bölgesi ve maktule yönelik yaralama eylemini gerçekleştirdikten sonraki davranışları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kasten öldürme suçunun kanunî tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek hareket ederek öldürme suçunu doğrudan kastla işlediği gözetilmeden, Mahkemece suç vasfının tespit ve tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Olayın başlangıcını gören tanık bulunmadığı, olayın meydana geliş şekli ile ilgili sanığın aksi kanıtlanamayan savunmalarına göre ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilemediği olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 367 Karar sayılı kararıyla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, sanık lehine asgarî oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
4.Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (2-3 ve 4) numaralı paragraflarında açıklandığı üzere suç vasfında yanılgıya düşülmesi, sanık hakkında koşulları oluştuğu halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması ve vekâlet ücretine hükmolunmaması nedenleriyle Cumhuriyet savcısının, katılan Kurum vekilinin, katılanlar Mehmet ile Ümmühan vekilinin ve sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2024 tarihli ve 2024/27 Esas, 2024/166 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.