Yargıtay yargitay 2024/7965 E. 2025/8496 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/7965
2025/8496
2 Aralık 2025
1. Ceza Dairesi 2024/7965 E. , 2025/8496 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/796 E., 2024/1352 K.
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2023/97 Esas, 2023/502 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-h, 53, 58. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-b-c-d, 35, 53, 58. maddeleri uyarınca 9 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/796 Esas, 2024/1352 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçları işlediğine dair somut delil bulunmadığına, ceza ehliyetinin bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, sanığın anti sosyal kişilik bozukluğunun suç açısından ceza ehliyetini etkileyecek bir rahatsızlık olmadığı, yargılama sürecinde de böyle bir iddianın dile getirilmediği, ilk derece mahkemesinin de bu yönde bir gözleminin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket edip fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
a)Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, sanığın anti sosyal kişilik bozukluğunun suç açısından ceza ehliyetini etkileyecek bir rahatsızlık olmadığı, yargılama sürecinde de böyle bir iddianın dile getirilmediği, ilk derece mahkemesinin de bu yönde bir gözleminin bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b)Sanığın kasten öldürme fiili üzerinde ortak hakimiyet kurduğuna ilişkin yeterli ve kesin delilin bulunmadığı ancak diğer failin silah ile geldiğini bildiği, suçun işleneceği yerin kuyumcu dükkanı olup silahla çatışma çıkmasının ve maktulün ölebileceğinin muhtemel olduğunu öngörmesine rağmen diğer faili olay yerine araba ile getirerek suçun icrasını kolaylaştırdığı anlaşıldığından, sanığın nitelikli kastten öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği, 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca müşterek fail olarak cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
1.Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe başlığı altında (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/796 Esas, 2024/1352 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2.Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe başlığı altında (2) numaralı paragrafta açıklanan iştirakın derecesine ilişkin nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/796 Esas, 2024/1352 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanık ve arkadaşlarının olay günü mağdurun çalıştığı kuyumcu dükkanını soymaya karar verdikleri diğer sanıkların yanına bir tabanca aldığı sanık ...'te ise herhangi bir silah bulunmadığı diğer faillerin maskeli bir şekilde içeri girerek maktulden altınları istedikleri sanıklardan korkması üzerine tezgahın altına eğilerek çekmecede bulunan silahı çıkarmak istediği bunu gören fail ...'ın hemen maktule ateş ederek öldürdüğü ve dışarıda bekleyen sanık ile birlikte kaçarak olay yerinden uzaklaştıkları sübut bulmuştur
Sanıkların yağma suçunun müşterek failleri olduğuna ilişkin tereddüt bulunmamaktadır. Olayda tartışılan konu sanıkların kasten öldürme suçu bakımından faillik durumlarının ne olduğu hususudur. Sayın çoğunluk sanık ...’in bu suça yardım eden sıfatıyla katıldığına hükmetmiş ise de bu görüşe katılmıyorum şöyle ki; bir suça yardımdan bahsedilmesi için öncelikle yardım edenin suç işlenmeden önce hangi suçun işleneceğini hatta ne şekilde işleneceğini bilmesi gerekir ve yardımın niteliği konusunda da faillerin anlaşması gerekmektedir. Somut olay irdelediğinde ise sanıklar söz konusu kuyumcuyu soyma konusunda fikir birliği etmişlerdir. Yağma suçunun oluşabilmesi için mağdura yönelik cebir ve tehdite başvurulması gerekir olayımızda sanıkların yanlarına silah almasının nedeni silahı tehdit unsuru olarak kullanmaktır. Mağdurun öldürülerek altınların yağmalanması hususunda sanıklar arasında daha önce fikir birliği yapıldığına ilişkin bir delil bulunmamaktadır. Nitekim sanıkların böyle bir planı olsaydı iş yerine girer girmez mağduru yaralayarak veya öldürerek etkisiz hale getirdikten sonra iş yerinde bulunan altınları yağmalamaları gerekirdi bu durumda sanıkların hangisinin mağduru vurdugu önemli olmayacak hepsi de müşterek fail kabul edilecekti oysa silahlı olan sanık böyle bir yola başvurmamış kamera görüntülerinden de ve tanığın beyanlarından da anlaşılacağı üzere silahı tehdit unsuru olarak kullanmıştır. Maktul silahını çıkartıncaya kadar maktule zarar verecek herhangi bir eylemde de bulunmamıştır. Maktulün silahını çıkartıp kendisine ateş edeceğini düşünerek maktulü etkisiz hale getirmek ve kendisini kurtarmak amacıyla mağdura bir el ateş etmiştir bu durum ani olarak gelişen bir durumdur ve fail ... ani bir kararla maktulün hayati bölgesine ateş ederek onu öldürmüştür. Sanık ...’in bu ani gelişen olaya yardım sayılabilecek herhangi bir katkısı bulunmamaktadır dolayısıyla sanık ...’in atılı suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla cezalandırılması hukuken mümkün olmadığı gibi dairemizin yerleşik içtihatlarına da uygun değildir. Yağma suçu bünyesinde cebri barındıran bir suçtur bu suça müşterek fail olarak veya yardım eden olarak veya azmettiren olarak katılan her kişi cebir unsurunun sonucunda meydana gelecek nitelikli yaralama veya ölüm neticesini de öngörüp kabullenmiş kişilerdir yağma suçunun unsuru veya zorunlu sonucu ölüm değildir o halde somut olayda olduğu gibi daha önceden yağmalanacak mağdurun öldürülüp yağmalanması kararlaştırılmadığı sürece ani bir kararla mağduru öldüren kişi kasten öldürme suçundan mağdura yönelik herhangi bir fiilde bulunmayan ancak yağma suçuna azmettiren müşterek fail olarak katılan veya yardım eden kişilerin ise TCK 87/4 maddesi kapsamında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan sorumlu tutulmaları gerekir. Sanık ...'in de bu suçtan cezalandırılması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum. 07.01.2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.