Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/7806
2025/9287
19 Aralık 2025
1. Ceza Dairesi 2024/7806 E. , 2025/9287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/1303 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kasten öldürme suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.04.2024 tarihli ve 2015/251 soruşturma, 2024/1060 Esas, 2024/83 sayılı iddianamenin iadesine dair Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2024 tarihli ve 2024/79 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2024 tarihli ve 2024/557 değişik iş sayılı kararını müteakip, adı geçen şüpheliler hakkında aynı suçtan Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.07.2024 tarihli ve 2024/3823 soruşturma, 2024/1960 Esas, 2024/22 sayılı iddianamenin iadesine dair Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2024 tarihli ve 2024/157 sayılı kararını takiben, adı geçen şüpheliler hakkında aynı suçtan Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.07.2024 tarihli ve 2024/5301 soruşturma, 2024/2070 Esas, 2024/173 sayılı iddianamenin iadesine dair Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 23.07.2024 tarihli ve 2024/171 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2024 tarihli ve 2024/1320 değişik iş sayılı kararını müteakip, adı geçen şüpheliler hakkında aynı suçtan Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.09.2024 tarihli ve 2024/5928 soruşturma, 2024/2230 Esas, 2024/188 sayılı iddianamenin iadesine dair Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2024 tarihli ve 2024/189 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2024 tarihli ve 2024/1303 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.11.2024 tarihli ve 94660652-105-55-30657-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve 2024/117331 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve 2024/117331 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, kasten öldürme suçundan şüpheliler ..., , ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.07.2023 tarihli ve 2015/251 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, Çarşamba Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.02.2024 tarihli ve 2024/839 değişik iş sayılı kararı ile şüpheliler ... ve ... yönünden kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğundan iddianame düzenlenmesi amacıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verildiği,
Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.04.2024, 23.07.20 24... .09.2024 tarihli iddianamelerin iadesine dair Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesi kararlarına karşı yapılan itirazların mercii Ağır Ceza Mahkemelerinin 03.05.2024, 29.07.20 24... .09.2024 tarihli kararları ile reddine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenlemeler gereğince, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince istemin yerinde bulunması halinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame düzenlenmesinin anılan Kanun'un 173/4. maddesi gereği zorunlu olduğu ancak bu durumda şüpheli ve/veya şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı vererek görüşünü ortaya koymuş olan Cumhuriyet Başsavcılığından, diğer iddianamede yer alması gereken unsurlardan farklı olarak 5271 sayılı Kanun'un 170/4. maddesinde yer alan, "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez." şeklindeki düzenleme gereğinin yerine getirilmesinin beklenemeyeceği, nitekim Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede, kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması kararını veren Sulh Ceza Hakimliğinin gerekçesinin ifade edilmiş olmasının ve diğer iddianamede bulunması gerekli unsurların olmasının yeterli olacağı, aksine bir kabulün Cumhuriyet Başsavcılıklarının görüşlerine aykırı şekilde karar vermeye zorlanması anlamına gelebileceği,
Bu kapsamda Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.09.2024 tarihli ve 2024/5928 soruşturma, 2024/2230 Esas, 2024/188 sayılı son iddianamenin usulüne uygun olduğu,
Diğer yandan, 5271 sayılı Kanun’un 174/4. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez." şeklinde yer alan düzenleme karşısında, Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02.04.2024 tarihli ve 2015/251 soruşturma, 2024/1060 Esas, 2024/83 sayılı ilk iddianamenin iadesine dair Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2024 tarihli ve 2024/79 sayılı kararında yer verilen iade sebeplerinin, Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.09.2024 tarihli ve 2024/5928 soruşturma, 2024/2230 Esas, 2024/188 Karar sayılı iddianame ile giderildiğinden yeniden aynı sebepler ile iddianamenin iade edilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Cumhuriyet savcısının kararına itiraz" başlıklı 173 üncü maddesi;
(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasında kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği belirtildikten sonra, aynı maddenin devam eden fıkraları gereği soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısının, bir iddianame düzenleyeceği, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede şüphelinin kimliğinin, varsa müdafisinin, maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliğinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin vekilinin veya kanunî temsilcisinin, açıklanmasında sakınca bulunmaması hâlinde ihbarda bulunan kişinin kimliğinin, şikâyette bulunan kişinin kimliğinin, şikâyetin yapıldığı tarihin, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddelerinin, yüklenen suçun işlendiği yerin, tarihin ve zaman diliminin, suçun delillerinin, şüphelinin tutuklu olup olmadığının, tutuklanmış ise gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların sürelerinin gösterileceği hüküm altına alınmıştır.
4. Aynı düzenleme uyarınca iddianamede yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı, iddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususların değil, lehine olan hususların da ileri sürüleceği, iddianamenin sonuç kısmında da, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiğinin; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbirinin açıkça belirtileceği öngörülmüştür.
5. 5271 sayılı Kanun'un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinde yer alan düzenleme ile Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle aynı Kanun'un 170 inci maddesinde öngörülen hususlara aykırı olarak veya suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen ya da ön ödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaşma usûlü uygulanmadan düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verileceği, ancak suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceği hüküm altında alınmıştır.
6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şüpheliler hakkında maktül ...'nın av tüfeği ile başından vurulmuş vaziyette işyerine yakın kavaklıkta ölü olarak bulunması olayı ile ilgili başlatılan soruşturma sonunda, maktülün eşi olan şüpheli ... ve ... alacak borç ilişkisi olduğu gibi eşi ... ile de cinsel ilişkisi olduğu tespit edilen şüpheli ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın Sulh Ceza hakimliği tarafından itirazın neden kabul edildiği yönünde ayrıntılı bir açıklama ve gerekçe gösterilmeksizin, sadece dosya içinde bulunan delillere atıf yapılmak suretiyle "dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle ... ve ... yönünden yeterli şüphenin bulunduğu" gerekçesiyle kabul edilerek, haklarında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
7. Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu, şüpheliler tarafından suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunduğunu kabul eden Sulh Ceza Hakimliğinin kesin nitelikteki bu kararı karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, "Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir." hükmü gereğince, Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen ve iadesine karar verilen iddianamede, olayın oluşu ve şüphelilerin olayın oluşu sırasındaki fiilleri konusunda ayrıntılı bir anlatım yok ise de, maktülün ölümüne neden olan eylemin ateşli silahla başından vurularak öldürülme olarak gösterildiği, eylemin maktülün eşi olan şüpheli ...'nın azmettirmesi sonucu şüpheli ... tarafından gerçekleştirildiğinin, müşteki beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığının açıklandığı, ayrıca eylemin niçin gerçekleştirildiği konusunda bir anlatıma yer verilmemesine rağmen maktülün kendi halinde biri olduğu, kavgalı ve husumetli olduğu kimsenin bulunmadığı tesbiti yapıldıktan sonra maktül ve şüpheli ... arasındaki alacak borç ilişkisi ile şüpheliler arasındaki ilişkinin gösterildiği, mevcut delillere göre hukuki nitelendirme yapıldığı, mahkemece soruşturma aşamasında toplanan deliller ile kovuşturma aşamasında toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu nedenle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.09.2024 tarihli ve 2024/1303 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.