SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/7159

Karar No

2025/9280

Karar Tarihi

19 Aralık 2025

1. Ceza Dairesi 2024/7159 E. , 2025/9280 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/111 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüne
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Diyarbakır (Kapatılan) 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2009 tarihli ve 1998/128 Esas, 2009/314 Müt. sayılı içtima kararı ile 12... ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, iş bu cezasının infazı sırasında, hükümlü müdafii ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümlünün tutuklulukta geçirdiği 1515 günlük süreden her bir ceza için 456 günlük sürenin düşülmesi halinde kalan ceza miktarlarının 5 yılın altına düşeceği, o halde ceza zamanaşımı süresinin 10 yıla tabi olacağı ve cezaların zamanaşımına uğrayacağından bahisle bu hususta değerlendirme yapılmasına yönelik talepte bulunulması üzerine, cezaların bölünerek tutuklulukta geçen süreden mahsup edilmesinin hukuki olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine ilişkin Diyarbakır İnfaz Hakimliğinin 03.02.2021 tarihli ve 2021/1556 Esas, 2021/1450 Karar sayılı kararına karşı hükümlü müdafii ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın kabulü ile, Diyarbakır İnfaz Hakimliğinin 03.02.2021 tarihli ve 2021/1556 Esas, 2021/1450 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, Diyarbakır (Kapatılan) 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2007 tarihli ve 1998/128 Esas, 2007/284 Karar sayılı kararı ile verilen 6 yıl 3 ay hapis cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 68/1-e maddesi uyarınca ceza zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair mercii Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2021 tarihli ve 2021/111 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.09.2024 tarihli ve 94660652-105-21-128-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve 2024/101816 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve 2024/101816 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2021 tarihli kararı ile, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin içtima edilen cezalar üzerinden indirime konu edilmesi gerektiğine dair yasal mevzuatta emredici bir hüküm bulunmadığı, hükümlü lehine değerlendirme neticesinde hükümlünün tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürelerin kesinleşen 6 yıl 3 aylık hapis cezalarından ayrı ayrı mahsup edilmesi halinde hapis cezalarının beş yılın altına düşeceği, bu durumda ceza zamanaşımının on yıl olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, hükümlü hakkında Diyarbakır (Kapatılan) 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2007 tarihli ve 1998/128 Esas, 2007/284 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 68/1-e maddesi uyarınca ceza zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
5237 sayılı Kanun'un "Ceza zamanaşımı" başlıklı 68. maddesinde, "(1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez: ... d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl, e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl ... (5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.'' yine anılan Kanun'un "Ceza zamanaşımının kesilmesi" başlıklı 71. maddesinde, "(1) Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser. (2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir." şeklindeki ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un ''Zamanaşımı'' başlıklı 15/1. maddesinde, ''Birden fazla mahkumiyeti olan kişi bu mahkumiyetlerden birine ilişkin cezayı infaz kurumunda çektiği sürece, diğer cezaları açısından ceza zamanaşımı işlemez...'' şeklinde yer alan düzenlemeler gereğince,
Dosya kapsamına göre, hükümlünün silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 2 kez 6 yıl 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Diyarbakır (Kapatılan) 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2007 tarihli ve 1998/128 Esas, 2007/284 Karar sayılı kararının, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.12.2008 tarihli ve 2008/8491 Esas, 2008/13846 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesi üzerine, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2020 tarihli ve 2009/1-3259 sayılı müddetnamesinde, hükümlünün cezasının 12... ay hapis, cezaevine giriş tarihinin 07.09.2020, hakederek tahliye tarihinin 11.01.2029, koşullu salıverme tarihinin 25.11.2025 olarak belirlendiği ve anılan müddetnamede Diyarbakır (Kapatılan) 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 1998/128 Esas sayılı dosyası kapsamında gözaltında ve tutukluklukta geçirilen 1515 günün mahsubunun yapıldığı, akabinde hükümlü hakkında yakalama emrinin düzenlendiği ve hükümlünün 07.09.2020 tarihinde yakalanarak ceza evine gönderildiği, bu tarihe kadar ceza zamanaşımını kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı,

Yukarıda izah edildiği üzere, birden fazla mahkumiyeti olan kişinin bu mahkumiyetlerden birine ilişkin cezayı infaz kurumunda çektiği sürece, diğer cezaları açısından ceza zamanaşımının işlemeyeceği, yerleşik Yargıtay içtihatlarında gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin, hükümlülerin sonuç ceza miktarlarından düşümü yapıldıktan sonra kalan ceza miktarı üzerinden ceza zamanaşımı sürelerinin hesaplanması gerektiği belirtilmiş ise de, gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin, hükümlülerin almış olduğu iki ayrı cezadan ceza zamanaşımı sürelerini en alt sınırlara çekmek amacıyla bölünerek mahsup edilmesine ilişkin herhangi bir kabul veya görüşün bulunmadığı, somut olayda, hükümlü hakkında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezaları için belirlenen zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 68/1-d maddesi gereğince 20 yıl olduğu, hükümlünün iki ayrı cezasını 5237 sayılı Kanun'un 68/1-e maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin altına çekebilmek amacıyla tutuklulukta geçen 1515 günlük sürenin ikiye bölünerek mahsup edilmesinin hukuki ve yasal bir dayanağının olmadığı, gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerin, hükümlülerin sonuç ceza miktarlarından düşümü yapıldıktan sonra kalan ceza miktarı üzerinden ceza zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasına ilişkin kabule göre karar verilmiş olsa bile, iki ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edilmiş olan hükümlünün tutuklulukta geçirdiği 1515 günlük sürenin, 5320 sayılı Kanun'un 15. maddesi de göz önüne alınarak yalnızca tek bir 6 yıl 3 ay hapis cezasından mahsubunun yapılıp bu cezadan mahsup sonucu kalan ceza miktarının 5 yılın altına düşmesi nedeniyle yalnızca bu ceza bakımından 10 yıllık ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasına karar verilebileceği, diğer 6 yıl 3 ay hapis cezası bakımından ise herhangi bir mahsup yapılamaması nedeniyle bu cezaya 20 yıllık ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerekeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. Konu ile ilgili 765 sayılı Kanun'un 112. maddesinin birinci fıkrasının (3) üncü bendi;
"Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki müddetlerin mürurile ortadan kalkar:
(3) Beş seneden ziyade ağır hapis veyahut hapis veya müebbet sürgün cezası yirmi sene,

3. Konu ile ilgili 5237 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bendi ile beşinci fıkrası;
“(1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez;

(d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl,
(e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl,

(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.”,
şeklinde düzenlenmiştir.

4. 765 sayılı Kanunda ceza zamanaşımı sürelerinin geçmesiyle cezaların “ortadan kalkacağı” belirtilmişken; 5237 sayılı Kanun da ceza zamanaşımı sürelerinin geçmesinin, cezayı ortadan kaldırmadığı, sadece bir infaz engeli oluşturduğu görülmektedir.

5. Ceza zamanaşımı süresinin hangi andan itibaren işlemeye başlayacağı, 765 sayılı Kanun'un 113. maddesinde, “Hükümlerde müruru zaman hükmün katileştiği veya infazın herhangi bir suretle inkıtaa uğradığı günden itibaren işlemeye başlar.” şeklinde hükme bağlanmış iken, 5237 sayılı Kanun'un 68. maddesinin beşinci fıkrasında, “Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.” şeklinde belirtilmiş olup, iki kanun hükümleri arasındaki temel fark, 5237 sayılı Kanun da ceza zamaaşımının kesintiye uğraması halinde göz önünde bulundurulması gereken zamanaşımı süresinin, mahkumiyete konu ceza süresinin tamamına göre değil kesintiden sonra infazı gereken cezanın süresine göre hesaplanacak olmasıdır.

6. Somut olayda, hükümlü hakkında açılan iki ayrı davanın birleştirilmesi suretiyle silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan ayrı ayrı 6 yıl 3 ay olmak üzere toplam 12... ay hapis cezası verildiği, verilen mahkumiyet hükümlerinin 23.12.2008 tarihinde kesinleştiği ve 22.02.2009 tarihinde infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, hükümlü hakkında verilen cezaların içtima ettirildiği ve 12... ay hapis cezasından dolayı yakalama emri çıkarıldığı, hükümlünün 07.09.2020 tarihinde yakalanarak ceza infaz kurumuna alındığı ve cezanın infazına başlandığı anlaşılmaktadır.

7. Hükümlünün infaz dosyası incelendiğinde, 17.04.1998 tarihinde gözaltına alındığı ve 24.04.1998 tarihinde salıverildiği, gözaltına alınmasına neden olan eylemi ile ilgili olarak hakkında terör örgütü üyesi olmak suçundan kamu davası açıldığı, açılan dava Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1998/128 Esas sayılı dosyasında devam ettiği sırada, hükümlünün başka bir eylemi nedeniyle 01.09.2000 tarihinde gözaltına alındığı, göz altına alınmasına neden olan bu son eylemi ile ilgili olarak terör örgütü üyesi olmak suçundan 08.09.2000 tarihinde tutuklandığı ve 15.09.2000 tarihinde hakkında terör örgütü üyesi olmak suçundan kamu davası açıldığı, Devlet Güvenlik Mahkemesinin 2000/274 Esas sayılı dosyasında yargılaması devam ederken, mahkemenin 13.12.2001 tarihli kararı ile bu davanın, aynı mahkemenin 1998/128 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve hükümlünün yargılaması bu esas sayılı dosya üzerinden devam ederken 18.10.2004 tarihinde tahliyesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

8. Hükümlünün iki ayrı dava konusu yapılan ve birleştirme kararı nedeniyle aynı dosyada karara bağlanan eylemleri ile ilgili olarak iki ayrı suçtan olmak ayrı ayrı 6 yıl 3 ay olmak üzere toplam 12... ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, her bir cezasının suç tarihi dikkate alınarak lehe değerlendirme yapıldığında 5237 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre 20 yıllık ceza zamanaşımı süresine tabi olup, hükümlünün gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği ve mahsubu gereken 1515 günlük sürenin, infaza konu sadece bir suçtan verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının bihakkın tahliye tarihi dikkate alınarak mahsubunun yapılması, yapılan bu mahsup işlemi sonucu sadece bir suçu nedeniyle infazı gereken kalan ceza miktarının 5 yıldan az olması nedeniyle, bu suçundan verilen cezası bakımından 5237 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre ceza zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle infazına yer olmadığına karar verilmesi, diğer suçundan verilen ve infaza konu 6 yıl 3 ay hapis cezasının ise 5237 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre 20 yıllık ceza zamanaşımı süresine tabi olduğu ve karar tarihi itibariyle ceza zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği kabul edilerek itirazın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.02.2021 tarihli ve 2021/111 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim