Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/6495
2025/9286
19 Aralık 2025
1. Ceza Dairesi 2024/6495 E. , 2025/9286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/444 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hırsızlık suçundan İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2000 tarihli ve 2000/812 Esas, 2000/1071 Karar sayılı kararı ile 15... ay 22 gün hapis cezasına hükümlü ...'in, bu cezasının infazı sırasında, 4616 sayılı 23... Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun uyarınca İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2002 tarihli ve 2002/202 değişik iş sayılı kararı ile 23.05.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şartla tahliye edilmesini müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde 25.07.2003 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan dolayı mahkum edilmesi sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 25.07.2003 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 18.02.2018 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına dair İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2018 tarihli ve 2017/376 Esas, 2018/159 Karar sayılı ek kararını takiben, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/13-a maddesinde yapılan değişiklik kapsamında hükümlünün şartla tahliyesinin geri alınmasına dair kararının yeniden değerlendirilmesine ilişkin talebi
hakkında kararın aynen geçerliliğine ve infazın devamına ilişkin İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2020 tarihli ve 2017/376 Esas, 2018/159 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2020 tarihli ve 2020/444 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 94660652-105-35-17127-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve 2024/96209 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve 2024/96209 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Somut olayda hükümlünün İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2000 tarihli ve 2000/812 Esas, 2000/1071 Karar sayılı kararıyla hükmedilen 15... ay 22 gün hapis cezasına ilişkin kararın infazı için ilk kez ceza infaz kurumuna 20.11.2000 tarihinde alındığı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 09.04.2018 tarihli müddetnameye göre hakederek tahliye tarihinin 18.02.2018, koşullu salıverilme tarihinin 23.05.2002 olarak belirlendiği,
İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2002 tarihli ve 2002/202 değişik iş sayılı kararı ile 4616 sayılı Kanun uyarınca 23.05.2002 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şartla tahliye edildiği,
Hükümlünün denetim süresi içerisinde 25.07.2003 tarihinde işlemiş olduğu dolandırıcılık suçundan dolayı mahkum edilmesi sebebiyle İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2018 tarihli ve 2017/376 Esas, 2018/159 Karar sayılı ek kararı ile şartla tahliyenin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 25.07.2003 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 18.02.2018 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına karar verildiği,
İnfaz hukukunda hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlünün 647 sayılı Kanun uyarınca şartla tahliye edildiği, bu nedenle 647 sayılı Kanun’un hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre bakımından da lehe olduğu, çapraz ve karma bir uygulama yapılamayacağının anlaşılması karşısında, denetim süresinin 5275 sayılı Kanun'a göre tayin edilemeyeceği ve hükümlünün koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin ise bihakkın tahliye tarihi olan 18.02.2018 tarihine kadar devam edeceği gözetilerek yapılan değerlendirmede,
Her ne kadar 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik kapsamında hükümlünün şartla tahliyesinin geri alınmasına dair kararının yeniden değerlendirilmesine ilişkin talebi hakkında İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2020 tarihli ve 2017/376 Esas, 2018/159 Karar sayılı ek kararı ile kararın aynen geçerliliğine ve infazın devamına ilişkin karar verilmiş ise de,
Hükümlünün şartla tahliye tahliye edilmesini müteakip, dolandırıcılık suçundan Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2007 tarihli ve 2007/132 Esas, 2007/230 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 25.07.2003 olduğu, hırsızlık suçundan İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2008 tarihli ve 2008/675 Esas, 2008/743 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 09.10.2008 olduğu, tehdit suçundan Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2015 tarihli ve 2014/1090 Esas, 2015/129 Karar sayılı kararı ile 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 19.09.2014 olduğu, belirtilen suçların denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılmakla,
Somut olayda, hükümlünün şartla tahliye edilmesi sonrasında denetim süresi içerisinde işlediği suçlar sebebiyle yapılacak hesaplamaya göre,
Hükümlünün İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2018 tarihli ve 2017/376 Esas, 2018/159 Karar sayılı ek kararı ile 25.07.2003-18.02.2018 tarihleri arasında geri alınan sürenin 14... ay 24 gün olduğu, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasının (a) bendinde yapılan değişiklik kapsamında geri alınması gereken almış olduğu cezaların iki katı sürenin 8 yıl 34... gün olduğu anlaşılmakla, hükümlünün lehine olan 8 yıl 34... gün sürenin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesiyle değişik 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrası;
"Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Hükümlünün içtimalı 15... ay 22 gün hapis cezasının infazı sırasında, İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2002 tarihli ve 2002/202 değişik iş sayılı kararı ile 23.05.2002 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 18.02.2018 olan hükümlünün, şartla tahliye edildikten sonra denetim süresi içerisinde 25.07.2003 tarihinde işlediği dolandırıcılık suçundan 2 yıl 10... gün hapis, 17.11.2008 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan 2 yıl 2 ay 12 gün hapis, 15.07.2008 tarihinde işlediği başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 2 yıl hapis, 15.05.2006 tarihinde işlediği evrakta sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis, 09.10.2008 tarihinde
işlediği hırsızlık suçundan 2 yıl 6 ay hapis, mala zarar verme suçundan 5 ay hapis, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan 10 ay hapis, 18.05.2006 tarihinde işlediği suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 2 yıl hapis, 15.05.2008 tarihinde işlediği tehdit suçundan 5 ay hapis, 22.09.2006 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan 3 yıl hapis, 13.05.2005 tarihinde işlediği mala zarar verme suçundan 3 ay 10 gün hapis, 13.05.2005 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis, mala zarar verme suçundan 3 ay 10 gün hapis 19.09.2014 tarihinde işlediği tehdit suçundan 1 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2018 tarihli ve 2017/376 Esas, 2018/159 Karar sayılı kararı ile hükümlünün şartla tahliyesine karar verildikten sonra denetim süresi içerisinde 25.07.2003 tarihinde işlediği dolandırıcılık suçundan 2 yıl 2 ay 10 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle, denetim süresi içerisinde işlediği ikinci suç tarihi olan 25.07.2003 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 18.02.2018 tarihi arasında kalan sürenin aynen infazına dair karar verildiği görülmektedir.
5. Bu karardan sonra İnfaz savcılığının 13.04.2020 tarihli ve 2018/2-22776 ilam sayılı yazısı ile 7242 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinde yapılan değişiklik dikkate alınarak şartla tahliye kararının geri alınması ve aynen infaz ile ilgili yeniden değerlendirme yapılmasını istediği, mahkemece yapılan değerlendirme sonrası, 15.04.2020 tarihli ve 2017/376 Esas, 2018/159 Karar sayılı karar ile "7242 sayılı kanun ile yapılan değişiklik, .... hükümlünün uyap'tan çıkartılan güncel adli sicil kaydına göre, denetim süresi içerisinde işlediği suç ve bu suçlar nedeniyle verilen ceza süreleri gözetilerek ..... yapılan değerlendirmede, hükümlünün yapılan değişiklik ile lehine bir durum oluşmadığı" gerekçesiyle, hükümlünün şartla tahliyesine karar verildikten sonra denetim süresi içerisinde işlediği ilk suç tarihi olan 25.07.2003 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 18.02.2018 tarihi arasında kalan sürenin aynen infazına dair verilen 18.04.2018 tarihli ve 2017/376 Esas, 2018/159 Karar sayılı ek kararın geçerli olduğuna ve bu karara göre infazın yapılmasına karar verilmiştir.
6. Şartla tahliyesine karar verilen hükümlünün 7242 sayılı Kanunla 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin (a) fıkrasına yapılan değişikliğe göre, denetim süresi içerisinde işlemiş olduğu her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, suç tarihlerinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde aynen infazına karar verilmesi gerektiği, hükümlünün işlediği suçlar, suç tarihleri ve bu suçlar nedeniyle verilen hapis cezalarının süreleri dikkate alındığında, aynen infazına karar verilmesi gereken süre bakımından 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin hükümlünün lehine olmadığı, 7242 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinin 13. fıkrasında yapılan değişiklik öncesi yer alan düzenlemenin hükümlünün lehine olduğu anlaşılmakla, hükümlünün şartla tahliyesine karar verildikten sonra denetim süresi içerisinde işlediği ilk suç tarihi olan 25.07.2003 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 18.02.2018 tarihi arasında kalan sürenin aynen infazına dair verilen 18.04.2018 tarihli ve 2017/376 Esas, 2018/159 Karar sayılı ek kararın geçerli olduğuna ve bu karara göre infazın yapılmasına dair verilen kararda ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, İnfaz savcılığının talep yazısında ve Mahkemenin kararında yazılı denetim süresi içerisinde işlendiği kabul edilen ve dosyada bulunan adli sicil kaydında yer alan suçların tamamının değilde sadece bir kısmının esas alınarak lehe aleyhe yasa değerlendirmesi yapılarak istenen, suçlarının tamamının değil de bir kısmının esas alınarak değerlendirme yapılması
gerektiğine ilişkin herhangi bir gerekçe ve açıklama içermeyen, haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.