Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/6352
2025/9283
19 Aralık 2025
1. Ceza Dairesi 2024/6352 E. , 2025/9283 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/252 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2020/231 Esas, 2020/342 Karar sayılı kararı ile 12 yıl hapis cezasına hükümlü ...'un, cezasının infazı sırasında, hükümlünün, daha önceden kesinleştiği düşünülerek infaza verilen ancak henüz kesinleşmediği anlaşılan Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli ve 2015/21 Esas, 2018/547 Karar sayısı ile verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının infazında geçen sürelerin, yine birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesi gerektiği halde ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilen Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli ve 2020/226 Esas, 2020/392 Karar sayılı kararı ile verilen 6 ay ve 2 ay 15 gün hapis cezalarının infazında geçen sürelerin halen infaz ettiği cezasından mahsubu yönündeki talebinin reddine ilişkin Erzincan İnfaz Hâkimliğinin 28.02.2023 tarihli ve 2023/400 Esas, 2023/622 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve 2023/252 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 94660652-105-24-22230-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.09.2024 tarihli ve 2024/95111 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.09.2024 tarihli ve 2024/95111 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre,
Sanık hakkında kesinleştirme işlemleri yapılarak infaza gönderilen Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli kararı ile verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının 31.12.2019 tarihinde infazına başlanıldığı, koşullu salıverilme tarihinin 28.01.2022, bihakkın tahliye tarihinin 28.01.2022 olduğu, söz konusu cezanın infazı sırasında sanığın kanun yarana bozma talebi üzerine 17.01.2023 tarihli 94660652-105-20-20640-2021-Kyb sayılı cevabi yazımız ile "... 19.03.2019 tarihinde doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşılmakla, sanık tarafından verilen 01.07.2021 tarihli kanun yararına bozma talepli dilekçesinin öğrenme üzerine verilmiş istinaf dilekçesi olarak merciince değerlenidirilmesi gerektiği düşünülmüş, kesinleşmemiş bulunan Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli ve 2015/21 Esas, 2018/547 Karar sayılı kararı kanun yararına bozma incelemesine konu edilmemiştir." şeklinde bildirilmesi üzerine Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2023 tarihli ek kararı ile bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, daha sonra Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli kararının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.07.2023 tarihli ve 2023/1061 Esas, 2023/1407 Karar sayılı kararıyla esastan reddine karar verilerek Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli kararından sonra kesinleştiği,
10.07.2020 tarihinde kesinleşen Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli kararının incelenmesinde ise, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli kararın esas alınarak sanığın cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine çektirilmesine karar verildiği ve Kayseri 1. İnfaz Hakimliğinin 15.09.2020 tarihli ve 2020/220 değişik iş sayılı içtima kararı uyarınca 8 ay 15 gün olarak 10.09.2020 tarihinde infazına başlanıldığı ve bihakkın tahliye tarihinin 23.05.2021 olduğu, daha sonra Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli kararının henüz kesinleşmediğinin bildirilmesi üzerine anılan Mahkemenin 09.02.2023 tarihli ek kararıyla cezasının ikinci kez mükerirlere özgü infaz rejimine ilişkin hüküm kaldırılarak mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği anlaşılmakla,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesinde, “Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir.” şeklinde düzenleme yer aldığı, anılan düzenleme uyarınca sadece tutukluluk halinin değil şartların mevcut olması halinde şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hallerin mahsup işlemine konu olabileceği, bununla birlikte mahsup işleminde önemli olan hususun, mahsup yapılacak mahkumiyete konu olan suçun, daha sonra verilecek hükmün kesinleşmesinden önce işlenmiş olması gerektiği nazara alındığında,
Sanık hakkında kesinleşmediği sonradan anlaşılan Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli kararı ile verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına konu suçun tarihinin 02.11.2011 olduğu, infazına 31.12.2019 tarihinde başlanıldığı ve bihakkın tahliye tarihinin 28.01.2022 olduğu, anılan kararın ise inceleme konusu mercii kararından sonra 04.07.2023 tarihinde kesinleştiği ve her ne kadar kesinleştikten sonra infazı devam eden cezalar ile içtima edilerek infaz edilebilecek ise de mercii karar tarihi itibariyle yapılan değerlendirmede, Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli kararı ile verilen 6 ay ve 2 ay 15 gün hapis cezalarına konu suçların tarihinin 30.12.2019 olması karşısında 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin olarak infaz edilen sürelerin infaz edilmekte olan cezadan mahsup edilmesi gerektiği,
Yine Kayseri 1. İnfaz Hakimliğinin 15.09.2020 tarihli kararıyla içtima edilerek ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına başlanılan cezaya ilişkin hükmün 10.07.2020 tarihinde kesinleştiği gibi, esasen söz konusu cezasının birinci kez mükerrirlere göre infaz edilmesi gerektiğinin sonradan anlaşılması, bu durumun da sonraki yasal değişikliklerden kaynaklanmadığı gibi hükümlünün kusurundan da ileri gelmediği, hükümlünün halen infaz etmekte olduğu Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli kararıyla verilen 12 yıl hapis cezasına konu suçun ise 14.02.2020 tarihinde işlendiği ve mahsup şartlarının oluştuğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Hükümlünün mahsup talebi ile ilgili 06.02.2023 tarihli dilekçesinde ve bu dilekçe üzerine İnfaz hakimliğince verilen 28.02.2023 tarihli ve 2023/400 Esas, 2023/622 Karar sayılı mahsup talebinin reddine ilişkin karar da ve bu karara karşı yapılan itiraz üzerine itirazın reddine dair itiraz merciince verilen ve kanun yararına bozma konu edilen 07.03.2023 tarihli ve 2023/252 değişik iş sayılı kararda Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli ve 2020/2 26... /392 Karar sayılı kararı ile ilgili herhangi bir talep ve değerlendirme yapılmaması nedeniyle, hükümlünün talebi ve bu talep üzerine verilen kararlar dikkate alınarak sadece Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hüküm ile ilgili açıklama ve değerlendirmeler esas alınarak kanun yararına bozma istemi incelenerek karara bağlanmıştır.
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 06.03.1940 tarihli ve 1940/5-68 sayılı kararına, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2006 tarihli, 2006/4-7 sayılı kararına göre; hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin bir başka mahkumiyet kararında yer alan cezadan mahsup edilebilmesi için, mahsup istenen mahkumiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi gerekmektedir.
4. Hükümlünün 14.02.2020 tarihinde işlemiş olduğu suçtan almış olduğu 12 yıl hapis cezasının 08.03.2022 tarihinde kesinleşerek, mahkemesince infaz edilmesi amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.01.2023 tarihli ve 2023/108 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün 26.05.2022 tarihinde cezasının infazına başlandığı, tutuklulukta geçen toplam 115 gün mahsup edildiğinde, şartla tahliye tarihinin 29.01.2031, bihakkın tahliye tarihinin 28.01.2034 olarak belirlendiği görülmektedir.
5. Hükümlünün daha önce Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli ve 2015/21 Esas, 2018/547 Karar sayılı dosyasında 02.11.2011 tarihinde işlemiş olduğu resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın hükümlüye tebliğ edilmesine rağmen hükümlü tarafından yasal süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması nedeniyle 07.05.2019 tarihinde kesinleştiği kabul edilerek 16.10.2019 tarihinde infaz edilmesi amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, hükümlünün 2 yıl 1 ay hapis cezasının infazı amacıyla 31.12.2019 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, şartla tahliye tarihi 22.07.2021, bihakkın tahliye tarihi 28.01.2022 olarak belirlenen hükümlünün, cezasının infaz edilerek yerine getirme fişi düzenlendiği ancak kesinleştiği kabul edilerek infaza gönderilen ve infaz edilen bu mahkumiyet kararı ile ilgili olarak hükümlünün kanun yararına bozma yoluna gidilmesini istemesi sonrasında, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2023 tarihli ve 2015/21 Esas, 2018/547 Karar sayılı ek kararı ile "hükümlünün bilinen en son adresi yerine doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu" kararın kesinleşmediği kabul edilerek infazın durdurulmasına, ek karar kesinleştiğinde, dava dosyasının istinaf incelemesinin yapılması amacıyla Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Ceza Dairesine gönderilmesine karar verildiği, kesinleşme sonrası ilk derece mahkemesince dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonunda, 04.07.2023 tarihli ve 2023/1061 Esas, 2023/1407 Karar sayılı karar ile hükümlünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle hükümlü hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
6. Hükümlünün, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2023 tarihli ve 2015/21 Esas, 2018/547 Karar sayılı infazın durdurulmasına ilişkin ek kararı sonrasında verdiği 06.02.2023 tarihli dilekçesi ile bu dosyadan almış olduğu ceza ile ilgili ceza infaz kurumunda infaz edilen sürenin, 14.02.2020 tarihinde işlemiş olduğu suçtan verilen ve halen infaz edilmekte olan ceza süresinden mahsubuna karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır.
7. Hükümlü hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının itiraz mercii karar tarihinden sonra 04.07.2023 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle mahkemesince infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinde, halen infaz edilmekte olan 12 yıl hapis cezası ile içtima ettirilmesi ve yeniden müddetname düzenlenmek suretiyle içtimalı cezası bakımında yeni şartla tahliye ve bihakkın tahliye tarihlerinin belirlenmesi gerektiği ve bu aşamada mahkemece mahsup kararı değil içtimaya dahil cezası bakımından infazda geçen sürenin Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenecek müddetnamesinde mahsup edilmek suretiyle işlem yapılması mümkün ve mahsup kararı verilmesinde herhangi bir hukuki yararı bulunmakta ise de, itiraz merciinin karar tarihi olan 07.03.2023 tarihi itibariyle hükümlünün hukuki durumu değerlendirildiğinde, hükümlünün resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet kararının kesinleşmediği gerekçesiyle infazının durdurulmasına 27.01.2023 tarihinde karar verilmesi karşısında, hükümlünün 14.02.2020 tarihinde işlediği suçtan verilen cezanın infazı sırasında, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda geçen sürenin mahsup edilmesini istemekte hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, kesinleşmediği mahkemesince kabul edilen ve infazının durdurulmasına karar verilen 23.11.2018 tarihli ve 2015/21 Esas, 2018/547 Karar sayılı kararın 07.05.2019 tarihinde kesinleştiği kabul edilerek mahsup talebinin reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu nedenle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.03.2023 tarihli ve 2023/252 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.