SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/143

Karar No

2025/8956

Karar Tarihi

12 Aralık 2025

1. Ceza Dairesi 2024/143 E. , 2025/8956 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/711 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulüne
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Resmi belgede sahtecilik, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma, sıvı veya gaz halindeki enerji hakkında hırsızlık ve muhtelif suçlardan Afyonkarahisar İnfaz Hakimliğinin 25.08.2022 tarihli ve 2022/5884 Esas, 2022/5906 Karar sayılı içtima kararı ile 23... ay 4 gün hapis cezasına hükümlü ... hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.01.2023 tarihli ve 2022/7-45462 dosya nolu müddetnameye karşı hükümlü müdafii tarafından, İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2011/805 Esas, 2019/408 Karar sayılı dosyasındaki suçların örgüt kapsamında işlenip işlenmediğinin belli olmadığı, istinaf mahkemesince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması yönünde karar alındığı, fakat müddetnamenin infaz rejimi olarak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/2 nci maddesi yerine 107/4 ncü maddesine göre hesaplanmasının hatalı olduğundan bahisle yapılan itirazın, hükümlünün içtima kararında yer alan İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/805 Esas dosyasındaki mahkumiyetine konu suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlendiği anlaşıldığından, 7242 sayılı Kanun uyarınca bu suçun infazına ilişkin koşullu salıverilme oranının 107/4. ncü maddesine göre 1/3 indirim uygulandığı, bu haliyle anılan müddetnamede hata bulunmadığı gerekçesiyle reddine dair Bakırköy 2. İnfaz Hakimliğinin 07.03.2023 tarihli ve 2023/1810 Esas, 2023/1983 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın ilamda yazılı suç tarihine nazaran uygulanması gereken infaz rejimine göre 5275 sayılı Kanun'un 107/4 ncü maddesine göre cezaların infazı gerektiğinden kabulü ile Bakırköy 2. İnfaz Hakimliğinin 07.03.2023 tarihli ve 2023/1810 Esas, 2023/1983 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ilişkin Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2023 tarihli ve 2023/711 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve 94660652-105-34-11254-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve 2023/124467 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve 2023/124467 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2023 tarihli ve 2023/711 değişik iş sayılı kararı ile hükümlünün, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen kararına göre suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak suçundan mahkum olduğu, hükümlünün suç işlemek amacıyla örgüt kurmadığı ya da yönetmediği, kesinleşen mahkumiyet hükmünde Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesinin uygulanmasına dair hüküm bulunmadığı, infazın 5275 sayılı Kanun'un 107/2 nci maddesine göre yapılması gerektiği gerekçesiyle Bakırköy 2. İnfaz Hakimliğinin 07.03.2023 tarihli ve 2023/1810 Esas, 2023/1983 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 58/9 uncu maddesinde "Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir." ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/4 üncü maddesinde "Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler." şeklinde düzenlemelere yer verildiği,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.06.2014 tarihli ve 2013/4273 Esas, 2014/7365 Karar sayılı kararında, 5237 sayılı Kanun'un 58/9 uncu maddesindeki düzenlemenin infaza ilişkin olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kurulan örgüte üye olmak suçlarından ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan mahkûm olan sanıklar hakkında anılan maddenin uygulanması hususunda Mahkemesince her zaman karar verilebileceğinin belirtildiği, somut olayda suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma suçundan cezalandırılan hükümlü hakkında İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2011/805 Esas, 2019/408 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün infazının 5275 sayılı Kanun'un 107/4 üncü maddesi gereğince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 6 ncı maddesinin (1) nci fıkrasının (j) bendi;
(1) Ceza kanunlarının uygulanmasında;
(j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi,
anlaşılır.

3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular" başlıklı 58 inci maddesinin (6), (7), (8), (9) uncu fıkraları;
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.

4. 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107 nci maddesinin (4) üncü fıkrasının konu ile ilgili bölümü;
(4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.

5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" başlıklı 108 nci maddesinin (1) nci fıkrası;
(1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
c) (Ek:14/4/2020-7242/49 md.) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının,
d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin,

İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.
Şeklinde düzenlenmiştir.

6. 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, örgüt mensubu suçlu hakkında uygulanmasına karar verilmesi ve örgüt mensubu suçlu kabul edilen kişi hakkında verilen ve kesinleşen cezanın infazının 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesine göre yapılması gerekmektedir.

7. Bu açıklamaya göre somut olay değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2011/805 Esas, 2019/408 Karar sayılı kararı ile;
Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına,

Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 nci maddesinin ikinci fıkrası ve aynı kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca sonuç olarak 3 yıl 9 ay hapis ve 3000 lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına,

Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı kanunun 43 ncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca sonuç olarak 5 yıl hapis ve 5000 lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve bu mahkumiyet hükmünün 23.02.2022 tarihinde kesinleştiği ve infazı amacıyla mahkemesince Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği anlaşılmaktadır.

8. Mahkemenin hükümlü ve aynı dosyada yargılanan sanıkların örgütsel yapılanma içinde olduklarını, hükümlünün bu örgütte üye olduğu, diğer sanıklardan bir kısmının örgüt yöneticisi, bir kısmının ise üye olduklarını, yargılamaya konu eylemlerin de örgüt faaliyeti kapsamında işlendiğini, örgüt yöneticisi olan sanıkların örgüt üyeleri tarafından işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin beşinci fıkrası yollamasıyla cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasına karar verilmediği, mahkumiyetine karar verilen ve adli sicil kaydına göre mükerrir olan sanıklar yönünden sanık ismi ve hangi ilamın tekerrüre esas olduğu ve

hangi suç nedeniyle uygulanması gerektiği konusunda açıklama yapılmaksızın hüküm fıkrasının son sayfasında ayrı bir bentte "mahkum olan sanıkların daha önce haklarında verilen ve tekerrüre esas sabıkaları nedeniyle mükerrir oldukları anlaşıldığından, TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca sanıkların hükmolunan cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" şeklinde infazda tereddüte neden olacak şekilde hüküm kurulduğu, kararın istinaf incelemesi aşamasında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanması yada uygulanmaması yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın sadece "adli sicil kayıtlarının incelenmesinde uygulama yapılmasını gerektirir ilam bulunmadığı anlaşılan sanıklar ..... hakkında hükmün 11. Bendinin 8. fıkrası ile TCK'nın 58. maddesinin uygulanması" ile ilgili bölüm çıkartılmak suretiyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

9. 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (j) bendine göre, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte katılan ve diğer örgüt üyeleri ile birlikte suç işleyen hükümlünün örgüt mensubu suçlu olarak kabul edilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken verilmediği gibi hükümlü lehine kazanılmış hak oluşup, oluşmadığı konusunda tereddüt yaratacak biçimde uygulama yapıldığı ancak yapılan uygulama ve bu uygulamanın gerekçesi ve yazılışına göre değerlendirme yapıldığında, adli sicil kaydına göre 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasının kabul edildiği, hükümlü hakkında örgüt üyesi olsa da hem üyelik suçu, hemde mahkumiyetine karar verilen suçlar yönünden 58 inci maddenin dokuzuncu fıkrasının uygulanmamasına ilişkin bir değerlendirme ve kabul olmadığından, hükümlü lehine kazanılmış hakka neden olabilecek bir karardan sözedilemeyeceği, bu durumda sadece hükümlünün karar tarihi itibariyle adli sicil kaydında tekerrüre esas nitelikte mahkumiyetinin olmaması nedeniyle hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmamasının, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan, "Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, ....... veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir." şeklindeki açık düzenleme ve 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, "Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ....... süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.” şeklindeki düzenleme karşısında, bu hükümlerin hükümlünün kesinleşen mahkumiyetlerinin infazı sırasında dikkate alınarak uygulama yapılmasına engel olmadığı kabul edilmelidir. Adli sicil kaydı dikkate alınarak haklarında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilen sanıklar yönünden ise kesinleşen karar hukuka aykırı da olsa, karar da yapılan hukuka aykırılık lehe olduğundan, lehe yapılan bu aykırılığın aleyhe olarak infaz aşamasında verilecek bir ek kararla kaldırılması mümkün olmadığından, bu sanıklar yönünden tekerrür nedeniyle yapılan uygulama sırasında 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrasının dikkate alınması gerekmektedir.

10. Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, suç işlemek amacıyla kurulan örgüt faaliyeti kapsamında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme, sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından verilen süreli hapis cezalarının infazının 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince infazına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.01.2023 tarihli ve 2022/7-45462 sayılı müddetnameye karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İnfaz hakimliğince verilen kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, bu karara karşı yapılan itirazın reddi yerine kabulüne dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.04.2023 tarihli ve 2023/711 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim