Yargıtay yargitay 2024/1133 E. 2025/8464 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/1133
2025/8464
2 Aralık 2025
1. Ceza Dairesi 2024/1133 E. , 2025/8464 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1639 E., 2023/1639 K.
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, aynı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, inceleme dışı bırakılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kasten öldürme suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2023 tarihli ve 2022/228 Esas, 2023/167 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.10.2023 tarihli ve 2023/1639 Esas, 2023/1639 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç işleme kastı olmadığına, suça iştirak etmediğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suç vasfının hatalı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın maktule yönelik eylemi olmadığına, suça iştirak etmediğine, meşru savunma koşullarının oluştuğuna, üst hadden haksız tahrik indiriminin uygulanması, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyete yeterli, somut delil bulunmadığına, meşru savunma koşullarının oluştuğuna, lehe hükümlerin uygulanması, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
4. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığına, sanığın suç işleme ve öldürme kastı olmadığına, suça iştirak etmediğine, fazla ceza verildiğine, suç vasfının yaralama olduğuna, haksız tahrik indirimi uygulanması, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanıkların fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, suç aletinin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, isabet yeri, maktulde meydana gelen yaralanmanın ağırlığı ile hayatını kaybetmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların kastının öldürmeye yönelik olduğu, suç vasfının kasten öldürme olarak kabulünde ve belirlenen yaptırımlarda isabetsizlik bulunmadığı, ilk haksız hareketin sanıklardan geldiği, haksız tahrik ve meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiileri, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.10.2023 tarihli ve 2023/1639 Esas, 2023/1639 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii, sanık ... müdafiileri, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... hakkındaki hüküm yönünden oy birliği, sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki hükümler yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanıklar ..., ..., ... ve ... ile ... ve ... arasında çıkan kavga sonucunda ...’in öldürülmesinden sanıkların tamamının müşterek fail sıfatıyla sorumlu tutan Daire kararına katılmadığımızdan bu karşı oy yazılmıştır.
Müşterek faillik TCK'nın 37. maddesinin 1. fıkrasında "suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur." şeklinde düzenlenmiştir. Müşterek faillik, suçun icrai hareketlerinin birlikte gerçekleştirilmesini ifade etmektedir. Müşterek faillikte birlikte suç işleme kararının yanı sıra, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail statüsündedir. Buna göre, suçun kanuni tanımında öngörülen fiili gerçekleştirilen kişi fail olup; suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda, bu kişilerin her biri müşterek fail olarak sorumlu tutulacaklardır. Müşterek faillik bakımından failler arasında birlikte suç işleme kararının varlığı zorunlu bir koşuldur. Bu karar belli bir hareketin icrasını ve neticenin meydana gelmesine ilişkin olmalıdır. Öyle ki müşterek failler arasında fiili müştereken işlemekte olduklarına dair, müşterek hareket ettiklerine dair bir ilginin, iradenin hakim olması gerekir. Müşterek suç işleme kararı, kast içinde mütalaa edilmelidir. Suç failleri arasında müşterek bir karar mevcut değilse, bunların müşterek fail olarak sorumlu tutulması söz konusu değildir. Bu durumda birbirinden habersiz hareket eden kişilerin sorumluluğunu bizzat kendi davranışları göz önünde bulundurulmak suretiyle tayin etmek mümkün olacaktır.
Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra, fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için, her bir suç ortağı fail statüsündedir. Birlikte suç işleme kararına bağlı olarak suçun icrasına iş bölümü çerçevesinde gerçekleştirmeye müşterek hakimiyeti gerekli kılmaktadır. Belli bir neticenin oluşumuna illi etkide bulunan herkes değil ancak kanunda tarif edilen muayyen haksızlığı gerçekleştiren suç ortağı, ortaklığı fail olabilecektir. Kanunda tarif edilen haksızlık birden fazla suç ortağı tarafından müştereken gerçekleştiriliyorsa, müşterek faillik bahis konusudur. Ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının saptanmasında suç ortaklarının suçun icrasındaki rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulur. Bu durumda, fiilin icrası veya sonuçsuz kalması ortak faillerden her birinin elinde bulunmaktadır.Her müşterek fail suçun icrasına ilişkin müessir, fonksiyonel katkıda bulunmaktadır. Öyle ki; bu katkı suç planının başarıya ulaşması açısından önem arz etmektedir. Buna göre suçun icrasına bulunulan katkı suçun başarıyla işlenmesi açısından zorunluluk arz ediyorsa bu suç ortağı müşterek faildir. Öyle ki suçun işlenişine bulunulan her bir müşterek katkı fiilin başarıyla tamamlanması açısından gereklilik arz ettiği gibi, bu müşterek katkılardan herhangi birinden vazgeçilmesi fiili gerçekleştirme ve fiili gerçekleştirmeme akim kalma tehlikesine maruz bırakır. Suçun icrası açısından müstakil bir fonksiyonu olmayan bir katkıda bulunulması halinde müşterek hakimiyetten bahsedilemez.
Somut olayda, taraflar arasındaki kavga, nedeni tam olarak belli olmayan bir alış veriş nedeniyle sanıkların sahte para vermesinden ve karşı tarafın bu durumu anlamasından kaynaklanmıştır. Buna göre taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmadığı gibi aralarındaki kavga ani ortaya çıkan bir durum nedeniyle başlamıştır. Her ne kadar sanıklardan ... başlangıçta suçu üstlenmiş olsa da, tanık ...’in beyanı dikkate alındığında maktul ...’in sanık ... tarafından bıçaklanarak öldürüldüğü sabittir. Olayda tek bıçak kullandığı kabul edildiğinden, sanık ... dışında sanıklardan hiç birinde öldürücü nitelikte bir araç bulunmaktadır. Dolayısıyla sanıkların olay yerine maktulü birlikte öldürme konusunda bir anlaşma yaparak geldikleri kabul edilemez.
Bu bağlamda, sanık ... dışındaki diğer sanıkların olay yerinde bulundukları ve kavgaya dahil oldukları sabit olsa da, sanık ...’in kavga sırasında gelişen ani bir kastla yanında taşıdığı bıçağı kullanarak öldürme fiilinin gerçekleşmesi karşısında, sanıklar arasında birlikte suç işleme kararının varlığını gösteren bir delil bulunmadığı ve sanıklar ..., ... ve ...’ın öldürme fiiline fonksiyonel bir katkı sağlamadıkları kanaatiyle, sanıkların sadece yaralama suçundan sorumlu tutulmaları gerekirken öldürme suçundan müşterek fail olarak sorumlu olduklarına karar veren sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.
..
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.