SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/6382 E. 2025/8581 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/6382

Karar No

2025/8581

Karar Tarihi

3 Aralık 2025

12. Ceza Dairesi 2025/6382 E. , 2025/8581 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/92 E.- 2025/1216K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, anılan Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52, 51, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 200 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezalarının ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, kararın sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanıkların istinaf başvurularının kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1 ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının tamamının çıkarılarak hükmün;

"1-) Sanıklar ... ve ... haklarında 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet suçnudan 2863 sayılı Yasanın 65/1.maddesi gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanıklara isnat olunan suçun unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATLERİNE"

2-) Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına", şeklinde düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 28.11.2024 tarihli ve 2021/97 31... /6920 Karar sayılı ilamıyla CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hükümler kurulması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde sanıklara isnat olunan suçun unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, karara karşı katılan kurum vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düzeltilerek onama görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği sanıkların mahkumiyetleri yerine eksik incelemeye dayalı beraat hükmü kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR
Sanıklar hakkında Muğla ili .... ilçesi, ... Mahallesi .... Sokak ....Evleri No.... mevkiinde bulunan, tapuda N 18... C2C pafta, 169 ada, 2 (eski 261) parselde kayıtlı ve 3. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen yerde bulunan taşınmaz üzerinde ... görevlilerince düzenlenen 27.09.2016 tarihli yapı tatil zaptına göre ruhsatsız ve kaçak olarak ahşaptan kapalı teras oluşturularak kaçak yapı inşaa etmek suretiyle 2863 sayılı yasanın 9 maddesi delaletiyle 65/1 bendinde düzenlenen sit alanı içinde bulunan taşınmaza koruma kurulundan izin almadan inşai ve fiziki müdahalede bulundukları iddiasıyla açılan kamu davası kapsamında;

Sanıkların aşamalardaki benzer savunmalarında bölgenin sit alanında kaldığını bilmediklerini, kendilerine bu konuda herhangi bir bildirim yapılmadığını, taşınmazın üzerini ahşap ile kaplattırdıklarını, mevcut balkonu ahşap ile kaplattıklarını beyanla atılı suçlamayı kabul etmedikleri anlaşılmıştır.

Yerel Mahkemece icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 31.07.2017 tarihli heyet bilirkişi raporuna göre mevcut binaya balkon yapılarak üzerinin ahşap pergola ile kapatıldığı, davaya konu edilen imalatlar bakımından izin alınması gerektiği bu yönde herhangi bir iznin alınmadığı, 3. Derece doğal sit alanın dokusunda herhangi bir olumsuzluk yaratmadığının belirtildiği , yine 08.12.2017 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davaya konu edilen pergolaların 15.04.2015 tarihli uydu görüntüsünde olmadığı, 07.04.2016 tarihli görüntülerde mevcut olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında ilgili sit tescil ve ilan tutanaklarının yer aldığı, sit kararının 14.04.2003 tarihinden itibaren 1 ay süreyle ilan edildiği anlaşılmıştır.

Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde;"... İlçesi, ....Mahallesi ..... Sok. .... Evleri No.... adresinde bulunan, tapunun N 18... C2C pafta, 1 69... (eski 261) parsel nolu taşınmazda dairede yapılan incelemede; dava konusu olan yer bodrum belediyesi sınırları içinde ve 3.derece arkeolojik sit alanında kaldığı, özel imar rejimine tabi yerden olmadığı, olan ana bina için belediyesince yapı ruhsatı verildiği, eki mimari proje onaylandığı, yapılan dava konusu olan yerin projesi olmadığı, 27/09/2016 tarihinde inşaat bitmiş haldeyken belediye görevlilerince yapı tatil zaptı tutulduğu ve mühürlendiği, yapılan 15. 18... alanlı balkonun mevcut binanı önünde zemin ve üst 1.kata hitap edecek şekilde olduğu ve ahşap malzeme ile yapıldığı, yapılan balkondan zaman sürecine bağlı olarak tahribat oluşmadığı, 2-3 yıllık olabileceği yerinde ve dosyasında yapılan incelemede yapılan proje harici imalatların 15... ila 07... yılında yapılmış olabileceği, 3194 sayılı İmar Kanunun 5.maddesine göre yapılan balkonun yapı kapsamında olduğu, diğer yandan Muğla KTVKBK'nın 29/04/2011 tarih ve 7076 sayılı karar eki ile doğal sit ilan edilen bölgenin içerisinde kalan taşınmazda bulunan mevcut binaya ilave yapılan fergolanın zemine konulan 2 adet kolonun üzerine oturan ahşap balkon yapısında olduğu ve yapı kapsamındaki imalatın ilgili Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonu ile Bodrum Belediyesinden alınacak karar ve izin ile yapılabilecek türde olduğu, ancak bu yönde alınmış bu yönde iznin olmadığı, ancak gerçekleştirilen imalatın 3.derece doğal sit alanı dokusunda olumsuzluk yaratmadığı, keşif tarihi itibariyle dava konusu olan imalatların bitirildiği, kullanılır durumda olduğu, yasal hale getirilmediği ve kullanıldığı anlaşılmakla, bu halde yapı tatil zaptı, sit evrakları, mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile yazı cevapları ile tüm dosya kapsamından sanıkların üzerlerine suçu işledikleri " gerekçesiyle sanıkların mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

Dairemiz bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde;" bozma sonrası sanıkların dava konusu müdahalenin yapıldığı yerin sit alanı olduğunu bilmediklerine ilişkin savunmalarını tekrar ederek suçlamayı kabul etmedikleri, dava konusu taşınmazın sanıklar tarafından 09/08/2012 tarihli ve ... yevmiye nolu resmi senet ile satın alındığı, bu senette de taşınmazın sit alanında kaldığına ilişkin bir bilginin yer almadığı, dosya içinde bulunan ... Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü'nün 07/07/2017 tarihli ve 1113 sayılı yazısı ekinde gönderilen belgelerden sit kararlarının Göl ...Belediyesince 14/04/2003-14/05/2003 tarihleri arasında ilan edildiği, yine dosyada bir örneği bulunan ...'nün 12/06/2017 tarihli yazısında kararların Resmi Gazetede ilan edilmediğinin bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşfe katılan bilirkişilerce düzenlenen 31/07/2017 tarihli kök rapor ile 08/12/2017 tarihli ek raporda da sit kararlarının ilanıyla ilgili bir bilgiye yer verilmediği, sanıkların ruhsat eki projeye aykırı olarak 15/04/20 15... /04/2016 tarihleri arasında yapı niteliğinde olan pergolaları inşa ettikleri, pergolaların yapı niteliğinde olduğu, sit alanı dokusunda herhangi bir tahribatın ve bozulmanın oluşmadığı, yapılmaları ile ilgili izin alınmadığının bildirildiği, buna göre sanıkların dava konusu pergolelerin yapıldığı taşınmazın sit alanı olduğunu bildiklerine ilişkin savunmalarının aksine delil bulunmadığı, bu nedenle sanıklara isnat olunan suçun kasıt unsurunun oluşmadığı" gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
2863 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanun'un amacına da ters düşeceği;

Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;

Diğer yandan, taşınmaz bir varlığın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bir bölgenin, doğal, tarihi ve kültürel özellikleri nedeniyle sit alanı olarak belirlenmesinin, taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi tutulması gerektiği ve taşınmaz üzerinde ya da bölge içerisinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu bakımdan kural olarak, 6498 sayılı Kanun değişikliği sonrası tebliğ - yayım - internette duyuru; anılan değişiklik öncesi ise şerh - ilan yöntemleri ile taşınmazın ya da bölgenin tescilinden ilgililerin haberdar olmalarının sağlanacağı;

Bununla birlikte, Türk Medeni Kanunu'nda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu, başka bir deyişle, 6498 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yapılan tescil işlemleri yönünden, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmayıp, tescil kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmemiş olsa dahi, failin, taşınmazın ya da bölgenin tescilinden haberdar olduğuna dair beyanının göz ardı edilemeyeceği, zira, maliki olduğu veya kullandığı taşınmazın korunması gerekli nitelik taşıdığını ya da sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen kişinin, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını, taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesi gerektiği, yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak, gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket eden kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, taşınmazın ya da bölgenin niteliğini bilerek izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan ya da başlangıçta bilmeyip, kamu görevlilerince düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı; tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olmasının, koruma kararının bilindiğinin kabul edilmesi konusunda yeterli olacağı hususu gözetilmeksizin sanıkların 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmaz üzerinde esaslı müdahale niteliğindeki eylemleri bakımından mahkumiyetleri yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde beraatlerine dair hüküm tesisi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim