Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/5319
2025/9033
22 Aralık 2025
12. Ceza Dairesi 2025/5319 E. , 2025/9033 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1652 E., 2025/1813 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafii ve katılanlar ..., ... ve ... vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 63. maddeleri uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna, sanığın taksirle dahi sorumlu tutulamayacağına, rahatsızlanması sebebiyle iradesi dışında kazanın gerçekleştiğine, ölen ve bir kısım yaralananların emniyet kemeri takmayarak kusurlu hareketlerinin kazaya sebep olduğu ve bu durumun kusur tayininde ve cezanın bireyselleştirilmesinde dikkate alınmadığı, takdiri indirim hükümlerinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine, seçenek yaptırımların sanık lehine uygulanması gerektiğine, tutukluluk kararının kaldırılarak tahliyesine karar verilmesi gerektiğine,
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; meydana gelen neticeye göre sanık hakkında üst sınırdan ceza tayini gerektiğine, sanığın hız limitinin üzerinde seyrederek kazaya bilinçli taksiri ile neden olduğuna,
Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri: sanık hakkında olası kast ve bilinçli taksir hükümleri gereği cezanın arttırılması gerektiğine, tayin olunan cezanın meydana gelen netice karşısında az olduğuna ve sair nedenlere,
Katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri: sanık hakkında bilinçli taksir ve olası kast hükümlerinin uygulanması ile cezada indirim yapılmayarak cezalandırılması gereğine,
Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; kazada bilinçli taksir koşullarının oluştuğuna ve sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri gereği üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, katılanlar hakkında ayrı ayrı vekalet ücreti tayini gerekirken tek bir vekalet ücreti tayin edildiğine ve sair nedenlere,
Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesiz şekilde hüküm kurduğuna, temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine, sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri gereği cezanın 1/2 oranında arttırılarak ceza tayin edilmesi gerektiğine, sürücü belgesinin üst sınırdan geri alınmasına karar verilmesi gerektiğine, her bir katılan yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti tayini gerektiğine,
Katılanlar ..., ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; İlliyet bağına ilişkin olarak alınan raporun eksik olduğuna ve yeniden illiyet bağına ilişkin rapor alınması gerektiğine, meydana gelen kazadan ötürü ağır yaralanan, bu kazadan ötürü %42 maluliyeti bulunan, kazanın meydana geldiği tarihten ölüm tarihine kadar sayısız ameliyat geçiren ...'ın dava konusu kaza dolayısıyla öldüğünün tespitinin gerektiğine ve sair nedenlere ilişkin,
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; meydana gelen neticenin ağırlığı gereği üst sınırdan ceza tayini gerektiği, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, TCK'nın 53/6 maddesi gereği sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 06.30 sıralarında sanık ... 'un sürücülüğünü yaptığı yolcu otobüsünün Diyarbakır - Bodrum seferi sürecinde bulunduğu iki yönlü Afyonkarahisar il yolunu takiben Çay ilçesi istikametinden Dinar ilçesi istikametine seyri sırasında kaza mahalli istikametindeki dikkate alınması gereken yol levhalarına göre azami hız limitinin, kanuni tolerans dahil, 55 kilometre/saat olarak belirlendiği, dijital takograf dökümüne göre ve bilirkişi raporlarına göre 91 kilometre/saat hızla ilerleyerek, 2 şerit tırmanma 1 şerit iniş yol kesimi olan ... mevkinde, olay mahalli viraja geldiği esnada sanık sürücü ...'un kullandığı otobüsün, kusur raporlarına göre asli ve tam kusurlu olarak sevk hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybedip seyir istikametine göre yolun soluna yönelerek bariyerlere çarpıp yol dışı kalarak devrilmesi sonucunda 8 kişinin ölümü ve 23 kişinin yaralanması ile neticelenen olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 06.35 sıralarında sanığın idaresindeki 49 yolcusu bulunan ticari yolcu otobüsü ile meskun mahal dışında, bölünmemiş, iki yönlü, 11 metre genişliğinde, iki çıkış, bir iniş olmak üzere üç şeritli, %5-6 çıkış eğimli, keskin virajlı, görüşe engel bulunmayan, kuru zeminli yolda açık havada, alaca karanlık vakitte seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek önce karşı şeride geçtiği, yolun en solunda bulunan çelik bariyerlere çarparak bariyerlere 15 metre mesafede hasar verdiği ve toplamda 46 metre sürüklendikten sonra seyrine göre soldan yol dışına uçtuğu, yol dışında sol yanı üzerinde 17-18 metre sürüklendikten sonra duruşa geçtiği, kaza sebebiyle 8 kişinin öldüğü, 13 kişinin nitelikli şekilde, 10 kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda,
Sanığın savunmasında olay sırasında gribal enfeksiyon geçirmesi sebebiyle öksürük krizine girdiğini, bir anda tansiyonunun düştüğünü ve gözünün karardığını, kazanın nasıl olduğunu anlamadığını, yolda hastalığının arttığını belirttiği, sorgusu sırasında alınan beyanında Pozantı'da verdiği mola sırasında üşütmüş olabileceğini, yola çıktığında önemli bir rahatsızlığının olmadığını belirttiği, yargılama sırasında alınan beyanında hastalığı sebebiyle ilaç almadığını, hastalığı sebebiyle herhangi bir sağlık kuruluşana başvurmadığını söylediği, katılan olarak beyanı alınan ... ifadesinde "...2 nolu koltuk için bilet aldım, Diyarbakır otogarından otobüse bindikten sonra sağlam olan şoför diğer şoföre "neden geldin hastasın zaten" demesine rağmen son gelen şoför "bir şey olmaz" dedi... Afyon'dan sonra hasta olan şoför direksiyona geçti, Çay - Dinar yolundan gece çıktıklarında arabanın bir iki defa yoldan sendelediğini fark ettim, bende çukur veya herhangi bir taş olabileceğinden dolayı şoförün dikkat edeceğini düşündüm, sabaha doğru şafak sökmeden önce uyanıktım, dinlenmek için başımı koydum, iki saniye geçmeden arkada bulunan bir bayanın sesini duydum, başımı kaldırdığımda şoförün elleri direksiyonda fakat başının sol tarafta eğik olduğunu gördüm, karşı şeride geçerek bariyerleri kırarak şarampole yuvarlandı, kaza bu şekilde oldu..." şeklinde beyanda bulunduğu, katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanında "...yolun boş olduğu sırada şoför uyuduğu için direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ şeritten sol şeride geçerek bariyerleri kırıp aşağıya takla atarak yuvarlandı..." şekilde söylediği, katılan ...'ın "... mola verdiğimiz zaman otobüste bulunan ismini şuan hatırlayamadığım bir kişi ile muhabebbet ettiğimizde şoförün bir kez uyuduğunu kendisinin uyarması ile ayıktığını söylemişti bana bu kişi şoföre yakın kısımda yolculuk yapıyordu..." şeklinde beyanı ve diğer yolcuların alınan beyanlarında sanığın çok hızlı şekilde otobüsü kullandığı yönündeki beyanları ile sanığın kaza öncesi hastaneye başvurmadığı ve ilaç almadığı yönündeki beyanı karşısında, tebliğnamenin tıbbi verilere ilişkin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin bozma öneren görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre kaza mahalline 8 metre mesafede tehlikeli viraj yön levhası, kaza mahalline gelmeden 500 metre mesafede ise 50 km/s azami hız sınır levhası ve gevşek malzemeli zemin levhası bulunduğu, sanığın idaresindeki otobüste bulunan takoğraf çıktısına göre kaza anında hızının 91 km/s olduğunun tespit edildiği olayda, sanığın kendi beyanları ile sabit olduğu üzere aynı firmada 17 senedir uzun yol şoförlüğü yaptığı, bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere kazanın meydana geldiği yolun tehlikeli sağa/sola virajlı bir yol olduğu, dosyada bulunan evraka göre sanığın bu yolda yasal hız limiti olan 50 km/s hız limitini kaza anında %82 oranında aştığının tespit edildiği ayrıca katılan ...'ın beyanı ile sabit olduğu üzere uyku hali içerisinde olduğu anlaşılmakla, 49 yolcunun bulunduğu bir yolcu otobüsünü kullanan sanığın, şubat ayında, alacakaranlık vaktinde, gevşek zemin ve tehlikeli viraj bulunan yolda, yolun ve hava şartlarının özelliklerini ve savunmasında ileri sürdüğü üzere sağlık durumunu da göz önüne alarak daha düşük hızla, dikkatli ve tedbirli şekilde seyretmesi gerekirken, aktarılan şekliyle olay mahallinin ve idaresindeki aracın özelliklerini dikkate almaksızın hız limitinin çok üzerinde bir hızla ve uyku hali içerisinde, tedbirsiz ve özensiz seyrettiği, davranışı esnasında herhangi bir kaza neticesinin meydana gelebileceğini öngörmesine rağmen, şoförlük bilgi ve deneyimine, içinde bulunduğu koşullara, önceki tecrübelerinin olumsuz neticelenmemesine olan güveni sebebiyle, ölüm veya yaralanma ile neticelenebilecek herhangi bir kazanın meydana gelmeyeceğine ya da meydana gelse dahi bu türden bir kazayı önleyebileceğine güvenerek hareketine devam etmek suretiyle, öngördüğü ancak gerçekleşmesini istemediği kaza neticesine sebebiyet verdiği ve somut olayda bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılanlar vekillerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a bendi uyarınca Dinar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.