SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/5031 E. 2025/8414 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5031

Karar No

2025/8414

Karar Tarihi

1 Aralık 2025

12. Ceza Dairesi 2025/5031 E. , 2025/8414 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/135 E., 2024/524 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, kararın niteliği itibariyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1. Maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.12.2023 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğundan bahisle dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; kusur raporunun denetime elverişli olmadığına, tüm kusurun sanıkta olduğuna, bilinçli taksirle hüküm kurulması gerektiğine, alt sınırdan ceza verilip zarar giderilmeden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verildiğine, savunma hakkının ihlal edildiğine, eksik inceleme yapıldığına, sanık lehine tereddüt nedeniyle beraat verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile azami hız limitinin 70 km olduğu meskun mahalde , gündüz vakti, açık havada, bölünmüş iki şeritli caddede seyir halinde olduğu sırada ölenin de idaresindeki otomobil ile sanığın arkasında seyir halinde olduğu, olay mahalline geldiklerinde her iki aracın sol şeritte seyir halinde olan tanık ...'un idaresindeki aracın sağından geçtikleri sırada ölenin sola manevra yaptığı ve direksiyon hakimiyetini kaybederek önce kendi şeridinde yan döndüğü ardından refüjü aşarak karşı yol bölümüne geçtiği ve karşı yönden seyir halinde olan ...'in idaresindeki araca çarptığı, yine karşı yönden seyir halinde olan mağdur ...'nun da idaresindeki araç ile mağdur ...'in idaresindeki araca çarpması neticesinde ...'nın öldüğü olayda, Mahkemece; sanığın aracıyla yolun sağ tarafından, sol şeritteki tanığın aracını geçerken hemen solunda ölenin arabası mevcut olup, sanık aracıyla sol şeritteki araçları geçtikten sonra sola yönelerek kendisinin hemen sol yan tarafındaki ölenin seyir güzergahını kapatması üzerine sağa kaçış olanağı bulunmayan ve seyir güzergahı sanığın aracı tarafından kapatılan müteveffanın çarpışmayı önlemek amacıyla aniden direksiyonu sola doğru kırdığı ve aracının da süratli olması nedeniyle savrularak önce orta refüje vurduğu, orta refüjü aştıktan sonra karşı yol bölümüne geçtiği ve karşı yönde seyir halinde olan araçlarla çarpıştığı kabul edilerek, her üç bilirkişi raporunda yer alan gerekçeler itibariyle sanığın tek yönlü bölünmüş caddede seyri sırasında önünde seyrettiği aracın sürücüsünün seyrini bozacak derecede yolun ortasına zig zag yapması üzerine mağdurun bu tehlikeli ortamdan kurtulmak için sola, yani yolun ortasına doğru yöneldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjü aşarak karşı yol bölümüne geçip burada seyir eden otomobil ile çarpışmasına zemin hazırladığı, bu kural ihlali ile olayın oluşumunda mağdur ile eşit kusurlu olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca mahkumiyetine ilişkin kararın sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Dairemizin 20.12.2023 tarihli kararı ile;

"Ulusal Kriminal Büro tarafından düzenlenen raporda, kamera kaydında sanığın zik zak tabir edilen hareketlerinin tespit edilemediğinin belirtildiği, nitekim ... Trafik İhtisas Dairesi raporunda da Cd görüntüleri izlendiğinde sanığın Cd izleme tutanağında belirtilenin aksine kontrolsüz seyrinin görülemediği belirtildikten sonra olayın oluş şeklinde yine sanığın nizamsız zik zak yaptığından bahsedilerek çelişki oluşturulduğu anlaşılmakla, 27.04.2016 tarihli ulusal kriminal büro tarafından düzenlenen rapordaki tespitler ışığında ve mevcut bilirkişi raporlarındaki tüm çelişkiler giderilecek şekilde yeni bir bilirkişi heyet raporu alınarak olayın oluş şeklinin kesin şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunmuştur.

Mahkemenin Kabulüne Göre;
2. 5237 sayılı TCK'nın 53/6 ncı maddesinde; belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği; sanığın sürücü belgesi bilgileri incelendiğinde, aynı belge numarası adı altında hem B sınıfı hem de A2 sınıfı sürücü belgesinin bulunduğu, aynı zamanda mevcut sürücü belgesi sınıflarının birbirleri yerine ikamesinin söz konusu olmadığı, dolayısıyla sanık hakkında bu madde hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, yargılamaya konu kazayı idaresindeki otomobil ile yaptığı ve bu nedenle sanığın somut olaya konu taksirle öldürme suçu sebebiyle A2 sınıfı sürücü belgesinin geri alınamayacağı gözetilmeden, sanığa ait B ve A2 sınıfı ehliyetlerin ilgili madde hükmünün amacına aykırı şekilde geri alınmasına karar verilmesi; hukuka aykırı bulunmuştur. "

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu ...Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonundan aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın mahal şartlarının üzerinde bir hızla ve seri şerit değiştirme manevraları ile taşıt trafiğini tehlikeye sokar şekilde seyretmesi sebebi ile tali kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, TCK'nın 85/1, 62. Maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
12.03.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15 inci maddesi ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin on ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle "CMK'nın 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286. madde hükümleri uygulanır. 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde düzenleme yapılarak, İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların istinaf yasa yoluna tabi olduğu belirtilmiş ise de, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8.maddesindeki "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme uyarınca hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden yasa yolunun temyiz olduğu ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiği anlaşılmakla kararın incelenmeksizin dosyanın iade yapılmasını isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1-Seri şerit değiştirme manevraları ile taşıt trafiğini tehlikeye sokar şekilde seyreden sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun TCK'nın 22/3 maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6-c maddesinde, "Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir." şeklinde düzenlenen objektif şart ile dosya içerisinde katılanların uğradığı zararın giderildiğine dair bir bilgi veya belgenin bulunmayışı ve katılanların da şikayetinin devam ettiği nazara alındığında, koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin sanık hakkında yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim