Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/4267
2025/9099
23 Aralık 2025
12. Ceza Dairesi 2025/4267 E. , 2025/9099 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/297 E., 2024/587 K.
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53. maddeleri, 5271 sayılı Kanunu 231/5 maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş, kararın itiraz edilmeden 25.07.2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.05.2015 tarihli 2015/203 Esas ve 2015/343 Karar sayılı ilamı ile 5 yıllık denetim süresi içerisinde 21.03.2015 tarihinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanması suretiyle sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 25.05.2022 tarihli 2021/6 45... /9855 Karar sayılı ilamı ile "Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4. ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5. ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesi ile bozma kararı verilmiş, bozma üzerine ilk derece mahkemesince sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 29.04.2024 tarihli 2022/10931 Esas, 2024/5656 Karar sayılı ilamı ile " 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4'üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359'uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir.” fıkralarının eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6'ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34'üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359'uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359'uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir.” hükmünün getirildiği anlaşılmakla; defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, yine özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359'uncu ve 371'inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359'uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Defter belge isteme yazısının tebliğ tarihinden itibaren ibraz için 15 günlük süre verilmesi nedeniyle, “14.10.2010” olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında "2010" şeklinde yanlış gösterilmesi," gerekçeleri ile bozma kararı verildiği, bozma üzerine ilk derece mahkemesince sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 394 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca eklenen ek fıkra, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; cezayı temyiz etme isteğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Silifke Vergi Dairesi Müdürlüğünün 9...7 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanığın, Gelir İdaresi Başkanlığı Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı (Silifke Geçici Takdir Komisyonu Başkanlığı) tarafından 2008-2009-2010 takvim yılı vergilendirme dönemine ait defter ve belgelerinin incelenmek üzere ibraz edilmesinin istenildiği, sanığa yapılan usulüne uygun tebligata rağmen sanığın 2008-2009-2010 takvim yılı vergilendirme dönemine ait defter ve belgeleri ibraz etmediği, sonrasında sanık hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve kovuşturma şartı olan mütalaanın verildiği, sanığın ikrar içeren savunması, Gelir İdaresi Başkanlığı Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)'nın 15/12/2010 tarihli 1094 sayılı suç duyurusu konulu yazısı, Gelir İdaresi Başkanlığı Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı (Silifke Geçici Taktir Komisyonu Başkanlığı)'nın 03/12/2010 tarihli 2010/3 sayılı vergi suçu raporu, Gelir İdaresi Başkanlığı Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı (Silifke Geçici Takdir Komisyonu Başkanlığı)'nın 27/09/2010 tarihli 1338 sayılı yazısı, Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı Silifke Vergi Dairesinin tebliğ alındısı belgesi ve tüm dosya kapsamından sanığın yukarıda anılan takvim yıllarına ilişkin defter ve belgeleri usulüne uygun tebligata rağmen ibraz etmeyerek üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 25.07.2011 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 21.03.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.