Yargıtay yargitay 2025/3407 E. 2025/8441 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/3407
2025/8441
2 Aralık 2025
12. Ceza Dairesi 2025/3407 E. , 2025/8441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/693 E., 2023/612 K.
SUÇLAR : Sahte fatura düzenlemek, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Katılan vekilinin 01.11.2023 tarihli dilekçesinin, sanığın temyiz dilekçesine cevap niteliğinde olduğu ve temyiz talebi içermediği görülmekle yapılan incelemede;
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine sanık hakkında kurulan hükümlerin; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine, sanık hakkında 2012, 2013, 2014 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan 7394 sayılı Kanun ile değişik 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 53... . maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 53... . maddeleri uyarınca 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin kabulüyle ile hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; mahkumiyetine yeterli somut delil olmadığına, suçlamaları kabul etmediğine, bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlar birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın usulüne uygun yapılan tebligata rağmen 15 gün içinde defter ve belgeleri ibraz etmeyerek bu suçu ve tüm dosya kapsamı ile sahte fatura düzenleme suçunu işlediği kabul edilerek atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. 2012, 20 13... Takvim Yıllarında Sahte Fatura Düzenlemek Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Bozma öncesinde kurulan hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve anılan hükümde tekerrür hükümleri uygulanmadığı hâlde, bozma sonrası kurulan temyize konu hükümde tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı davranılarak sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 213 sayılı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 7338 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki 139. maddesinde bulunan; “vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin iş yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, iş yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar hukuki sonuç doğurmayacağından gizleme suçunun unsurlarının oluşmayacağı, defter ve belgelerin ibrazı için çıkartılan tebligatların iş yeri adresinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, incelemenin dairede yapılmasına imkan veren 213 sayılı Kanun’un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulması, iş yeri dışında inceleme yapılması gerektiğine ilişkin bir tespiti varsa buna ilişkin belgenin dosyaya ibrazının istenmesi, ayrıca sanığın savunmasında kendisinden istenilen defter ve belgeleri vergi denetim kurulunda olduğunu beyan etmesi karşısında bu hususunda araştırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2. Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi hâlinde bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 3 59... . maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca sanık hakkında, alt sınırdan tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Bozma öncesinde kurulan hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve anılan hükümde sanığın 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hakkında tekerrür hükümleri uygulanmadığı hâlde, bozma sonrası kurulan temyize konu hükümde tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı davranılarak sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi,
4. Suç tarihinin defter ve belge isteme yazısının tebliğ edildiği tarihten 15 gün sonrası olan "02.03.2015" tarihi olduğu gözetilmeden karar başlığında “06.03.2015” şeklinde yanlış gösterilmesi,
Hukuka aykırı olup, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.