Yargıtay yargitay 2025/2776 E. 2025/8712 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2776
2025/8712
9 Aralık 2025
12. Ceza Dairesi 2025/2776 E. , 2025/8712 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/203 E., 2020/293 K.
SUÇ : Sahte belge düzenleme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 20 13... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62. ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın belirtilen suçu işlediği ve bu hususun dosyadaki belgelerle sabit olduğuna, eksik incelemeye dayalı beraat kararının bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın ...Mahallesi ... Sokak No: ... adresinde Dış Giyim imalatı üzerine 06/01/2012'de faaliyete başladığı, 30/06/2014'de faaliyette bulunmadığının tespitiyle resen terkine karar verildiği, defter ve belge isteme yazısı ev adresinde bizzat kendisine 24/04/2017'de tebliğ edildiği ancak sanığın defter ve belgeyi ibraz etmediği, incelemeye hazır tutmadığı, 2013-2014 defter tasdik bilgisinin temin edilemediği, tasdik işlem kaydına rastlanmadığı, 2012 takvim yılında fatura bastırıldığı, bu faturaların bir kısmının 20 13... 'de kullanıldığı, yapılan yoklamalarda iş yerine ait herhangi bir taşıt kaydı bilgisine rastlanmadığı, 09/01/2012 günündeki yoklamada ... isimli bir çalışanın gözüktüğü, 25/04/2012'deki yoklamada faaliyete devam edildiğinin belirtildiği ve çalışan olarak ...'ın gösterildiği, 05/10/2012'deki yoklamada iş yerinin kapalı olduğu, 01/11/2012'deki yoklamada mükellefin tanınmadığı, 03/11/2012'deki yoklamada da adresin kapalı olduğu kimseye ulaşılamadığının belirtildiği, mükellefin BA-BS formu düzenleme - verme zorunluluğu olmadığı ancak fatura alanların bildirimleri üzerine karşıt inceleme yapıldığı, 2013'de mükellef ...., ..., ..., ..., ...Kırtasiye firması, ... Danışmanlık firması, ... firması, .... Kırtasiye firması, .... firmasına toplamda 204.751 TL'lik fatura verildiği, 2014'de de ... ve ....'ya fatura verildiği, ....ve ... hakkında karşıt inceleme yapıldığı, alınan faturaların dosyaya konulduğu, çalışan gözüken ...'nun sanığı tanımadığını belirttiği, 2012'de basılan faturaları bizzat sanığa 20/01/2012'de matbaacı ...'ın vekili ... tarafından teslim edildiği, ...ın alınan beyanında bazı faturaların çoğaltılmış olduğunu, matbaasında basılmadığını, bu faturaları A-22145, A-22137, A-22133 seri numaralı faturalar olduğunu belirttiği, bilirkişi heyet raporunda da 01/01/2013 tarihinden itibaren satışların dayanağını oluşturan alışlarının olmadığını, mükellefin zaman içerisinde bağlı bulunduğu vergi dairesince tahakkuk edilmiş vergi borcunun hiç bir dönemde ödenmediği, mükellefin adresinde bulunmadığı, kapalı olduğu, faaliyet göstermediğinin tespitiyle terkine karar verildiği, 30/11/2012'den sonra da faturaların düzenlendiği, faturalarda belirtilen miktarda ticari kapasitesinin olduğuna dair ekipman, iş yeri şubesi, stok mal, işçisi, araç ve gereçlerinin bulunmadığı, mükellefin 2013 yılında ve 2014 yılında KDV beyannamesi vermediği, ancak karşı firmalarca mal hizmet alışı yaptıklarının beyan edildiği ve bu bildirimlerin uyumsuz olduğunun belirtildiği, sanık hakkında Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/196 Esas sayılı dosyasında da 2012 yılında sahte fatura düzenlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, yargılama sonunda eylemi sabit görülerek hakkında ceza verildiği ve kararın İstinaf 18. Ceza Dairesinin 2019/2772 Esas sayılı kararıyla yerinde görüldüğü ve istinaf talebinin esastan reddedildiği, faturalardaki imzanın sanığın eli ürünü çıkmamış ise de suçun doğasında bu tür sahteciliklerde failin ortaya kolaylıkla tespit edilmemesi için imzaların başka kişilere de imzalatılabileceği, oysa 09/01/2012 günlü yoklama fişi, ... Noter tarafından düzenlenmiş imza beyannamesi ve vekaletname üzerindeki imzanın sanığın eli ürünü olduğu, bu şekilde iş yerinin üzerine açıldığını öğrendiği, matbaadan faturaları teslim almakla kullanılabileceğini öngördüğü birlikte değerlendirildiğinde savunmasına itibar edilmeyerek atılı suçları işlediği kanaatiyle ile sanık hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ve sahte faturaları kullananlara ait karşıt inceleme raporları ile haklarında açılan davalarda da belirtildiği üzere kullanılan faturaların şirkete ait olmayan sanığa ait firma tarafından basım bilgisi bulunmayan taklit/sahte niteliğinde olduğu, 29/11/2016 tarihindeki KDV artırım bildiriminde ki imzanın da sanığa ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği göz önüne alındığında, söz konusu taklit/sahte faturaların sanık tarafından bastırılıp düzenlendiğine ve sanığın eylemi gerçekleştiren kişilerden olduğnun kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde tesbit edilemediği gözetilmeksizin yasaya aykırı değerlendirme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince 20 13... takvim yıllarında sahte belge düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,
2.Sanığın savunmasında; atılı suçları kabul etmediğini beyan etmesi karşısında sahte belge düzenleme suçunun failinin herkes olabileceği, faturalardaki imzalar sanığın eli ürünü çıkmamış ise de suçun doğasında bu tür sahteciliklerde failin ortaya kolaylıkla tespit edilmemesi için imzaların başka kişilere de imzalatılabileceği, 09.01.2012 günlü yoklama fişindeki ve Bakırköy 41. Noter tarafından düzenlenmiş imza beyannamesi ve vekaletname üzerindeki imzanın sanığın eli ürünü olduğu, bu şekilde iş yerinin üzerine açıldığını bildiği, tanık beyanı doğrultusunda matbaadan faturaları bizzat teslim aldığı olguları ile dosyada mevcut delillerin ve tanık beyanlarının tartışılarak ve gerektiği takdirde tanıklar dinlenerek sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanlış gerekçe ile hüküm kurulması,
3.Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4. ve 5'inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359'uncu maddesinin 3, 4, 5. ve 6'ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2'nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.12.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.