Yargıtay yargitay 2025/2332 E. 2025/8670 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2332
2025/8670
8 Aralık 2025
12. Ceza Dairesi 2025/2332 E. , 2025/8670 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/22 E.- 2021/28 K
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.01.2021 tarihli ve 2020/5299 soruşturma, 2021/100 esas, 2021/14 sayılı seri muhakeme usûlüne tâbi talepnamenin kabulü ile Çerkezköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2021/22 esas, 2021/28 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2-3, 50/1a, 52. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4. maddeleri gereğince 900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 28.01.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. fıkrası uyarınca, 30.05.2025 tarihli ve 946606...-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-20... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-2025/71277 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, 29.05.2020 tarihinde ... İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince trafik denetimi yapıldığı esnada saat 01:28 sıralarında sanığın sevk ve idaresinde bulunan 59... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken durdurulduğu, yapılan trafik kontrollerinde alkolmetre ölçümü neticesinde 1.09 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de,
Sanığın alkolmetre ölçüm raporunu imzadan imtina ederek imzalamadığı, aşamalarda alınan savunmalarında ise kendisinin alkol tüketmediğini, alkollü olarak araç kullanmadığını ve bu itibarla üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği nazara alındığında,
Dosya arasında bulunan alkolmetre ölçüm raporu incelendiğinde; raporun üst kısmında yazan tarih ve saat bölümünde "29.05.20 01:57" yazarken görevli polis memurlarınca "57" yazan dakika bilgisinin üstü çizilerek yerine "30" yazıldığı, raporun alt kısmında yazan tarih ve saat bölümünde ise "01:57" olarak yazdığı, olay anına ilişkin kamera görüntülerinin çözümlendiği Görüntü İnceleme Tutanağında da sanığın 01:28 sıralarında durdurulduğu ve 01:29 sıralarında gerekli trafik kontrollerinin yapıldığının belirtildiği, rapor saatinin 01:57 olarak yazmasına rağmen polis memurlarınca üzeri çizilerek 01:30 yazılması ve olay tarihi ile kalibrasyon bitiş tarihi (17.07.2020) arasındaki yakınlık hususları birlikte değerlendirildiğinde cihazda hata olup olmadığı hususunda şüphe oluştuğu cihetle, ölçüm yapan cihaza ait bakım ve kalibrasyon belgeleri başta olmak üzere teknik bilgi ve belgeler getirtilerek ve gerektiği takdirde bilirkişi incelemesi yapılarak veya teknik görüş sorularak alkolmetre ölçüm cihazının hataya yer vermeksizin ölçüm yapıp yapmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma, 5271 sayılı CMK'nın 309. ve 310. maddelerinde, olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olarak düzenlenmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde, hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması talebini, kanuni nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması talebini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi hâlinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse talep reddedilecektir. Böylece ülke genelinde uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümdeki hukuka aykırılıkların, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Kanun yararına bozmaya, ancak istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık hâlinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Ciddi boyuta ulaşmayan ve sadece yapılan uygulamanın hatalı olduğunun tespiti ile yetinilmesi sonucunu doğuran hukuka aykırılıkların bu yolla çözülmesinde kanun yararı olmadığı gibi, bu uygulamanın kesin hükmün otoritesini sarsacağı da açıktır. Bu bağlamda delillerin takdir ve tercihinde hataya düşüldüğünden bahisle hükmün kanun yararına bozmaya konu edilmesinin, bu olağanüstü kanun yolunun amaç ve kapsamıyla bağdaşmayacağında kuşku bulunmamaktadır.
5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinde, kanun yararına bozma talebine konu edilemeyecek hâllerden bahsedilmemiştir. Buna karşılık 26.10.1932 tarihli ve 29-12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hataları dışında kalan, hâkimin kanaat ve takdirine ait fiili sorunlardan dolayı kanun yararına bozmaya gidilemeyeceği vurgulanmıştır. Aynı şekilde 14.11.1977 tarihli ve 3-2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile erteleme isteği hakkında olumsuz bir değerlendirme içeren ya da yasal gerekçe gösterilmeden bu isteğin reddine ilişkin olan kararlara karşı kanun yoluna başvurmanın olanaklı olmadığı kabul edilmiştir. Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarihli ve 2008/5-19 Esas, 2008/31 Karar sayılı kararında, hâkimin takdir yetkisini hatalı kullanmasına bağlı olarak ortaya çıkan ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hukuka aykırılıkların, 23.03.2010 tarihli ve 2010/2-29 Esas, 2010/56 Karar sayılı kararında da, kabul edip etmemenin mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararların kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.10.1993 tarihli ve 260/281 sayılı kararında, olaya ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilmişse delil takdiri yapılarak verilen bu karar aleyhine noksan kovuşturma yapıldığından ya da takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağı ifade edilmiştir.
Öte yandan, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.03.2024 tarihli ve 2023/1-111 Esas, 2024/117 Karar sayılı kararında, "... YCGK'nın 14.11.1988 tarihli ve 427-466 sayılı kararında da; '...Sübut bulmayan veya yasal unsurları itibarıyla suç oluşturmadığı görülen bir eylemde, uygulamaya veya sair yasaya aykırılıklara ilişkin hususların yazılı emir üzerine incelenmesini mümkün görüp yargılamanın temelini ve esas amacını oluşturan sübut ve suçun tekevvün edip etmediğine ilişkin incelemeyi mümkün görmemek hukuken ve mantıken izahı mümkün olmayan bir husustur.' şeklindeki kabul ile suçun oluşup oluşmadığının bu yolla denetlenebileceği; 20.09.1993 tarihli ve 201-201 sayılı kararında ise, yargılama hukuku ile maddi hukuk kurallarına aykırılık yanında, mevcut delillerin mahkûmiyet için yeterli olmaması veya delil bulunmaması hâllerinde de bu yola başvurulmasının olanaklı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır... Sanığa atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığına yönelik kanun yararına bozma isteminin, hâkimin takdir ve kanaat hakkına ilişkin olmayıp maddi ceza hukukunu ilgilendiren ve başka yolla da denetlenme imkânı bulunmayan ciddi bir hukuka aykırılık iddiası taşıması karşısında, somut olayda mahkûmiyet hükümlerine esas teşkil edecek şekilde delil bulunup bulunmadığı ile mevcut delillerin yerinde değerlendirilip değerlendirilmediği, bu bağlamda suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı hususlarının, kanun yararına bozma talebine konu edilebileceği..." şeklindeki açıklamalar ile delillerin veya hukuk kurallarının yanlış değerlendirilmelerinden kaynaklanan, hüküm ve kararlardaki hukuki değerlendirme hatalarıyla ilgili olarak kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir.
Sonuç olarak kanun yararına bozma, olağanüstü, istisnai ve dar kapsamlı bir denetim yolu olup, hukuk güvenliği ve kesin hükmün otoritesinin korunması amacıyla, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümdeki her türlü hukuka aykırılık için değil, ancak uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hataları ve kanunda sınırlı olarak belirlenen nedenler üzerine gidilebilecek bir kanun yoludur.
Bu kapsamda kanun yararına bozma istemi değerlendirildiğinde; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.01.2021 tarihli ve 2020/5299 soruşturma, 2021/100 Esas, 2021/14 sayılı seri muhakeme usûlüne tâbi talepnamenin kabulü ile Çerkezköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2021/22 Esas, 2021/28 sayılı Kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2-3, 50/1a, 52... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4. maddeleri gereğince 900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, delil takdiri yapılarak verilen bu karar aleyhine, delillerin yanlış değerlendirildiği gerekçesi ile kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.