Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2176
2025/9222
25 Aralık 2025
12. Ceza Dairesi 2025/2176 E. , 2025/9222 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/19 81... /3763 Karar
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suça konu yerin doğa sit alanı olarak ilan edilmeden önce suça konu yapıyı yaptığını, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanık ...'nın davaya konu yer üzerine 2015 yılında konteyner yerleştirdiği, altına da beton döktüğü, davaya konu yerin 07.02.2021 tarihinde doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı ilan edildiği, ancak bu ilan tarihinden önce sanığın bu yer üzerine konteyner yerleştirip konteynerin altına beton döktüğü, soruşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporunda ve eklenen .... tarafından alınan fotoğraflarda bu yerin 07.02.2021 tarihinde doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı ilan edilmeden öncesinde üzerinde konteynerin mevcut olduğu, sanığın davaya konu yerin doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı ilan edilmeden önce bu yer üzerine konteyner yerleştirip altına beton attığı dikkate alındığında; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı, zira; suç tarihi itibarıyal doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı ilan edilmediği, sanığın inşai faaliyetinden sonra bu yerin doğal sit-nitelikli doğal koruma alanı ilan edildiği dikkate alındığında; sanığın üzerine yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmaması, yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmaması nedeniyle CMK'nun 223/2-c maddesi gereğince beraatine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; sanığın .... ilçesi, .... köyü 232 07... parsel sayılı 16580 m² ölçülü taşınmazın 2/3 hissesine sahip olduğu ve yine yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda taşınmaz üzerinde uydu görüntülerinden de anlaşılacağı üzere Ağustos 2015 yılından itibaren konteyner koyduğu ve eklentileri ile burada yaşam alanı oluşturduğu, sanık savunmasından da anlaşılacağı üzere konteynerin zemine beton dökülerek müdahale edilmek suretiyle konulduğu ve halen kullanılmakta olduğu, konteyner konulan taşınmazın İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 16.05.2003 tarih ve 660 sayılı kararı ile I. ve III. derece doğal sit olarak koruma altına alındığı ve tesciline karar verildiği, verilen kararın da mahallinde 25-26-27 Haziran 2003 tarihlerinde Bornova Kaymakamlığı tarafından hoparlör ile ilan edildiği, sanığın Bornova ilçesinde oturup emlakçılık mesleği ile iştigal ettiği, bu nedenle 2/3 hissesine sahip olduğu taşınmazın I. derece doğal sit içerisinde yer aldığını bilecek konumda bulunduğu, sanık tarafından I. derece doğal sit olan taşınmaz üzerine beton dökülmek suretiyle konulan konteyner ve eklentilerinin doğal sit alanındaki endemik bitki örtüsüne zarar vereceğinin tartışmasız olduğu, her ne kadar yerel mahkemece yapılan keşifte Çevre Mühendisi ile bu hususun tespiti gerekirken ilgisiz olarak mimarın bilirkişi olarak tayin edilerek yalnızca yer tespit işleminin yapılmış olmasının sonuca etkisi bulunmadığı, genel bilgi ve hakimlik tecrübesi ile I. derece doğal sit taşınmaz üzerinde beton dökmek suretiyle inşai faaliyette bulunduktan sonra bunun üzerine konteyner yerleştirilme eyleminin inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olup doğal sit alanına zarar vereceği kuşkusuz olduğundan yeniden keşif ve bilirkişi yapılması yönüne gidilmemiş, sit alanlarının yeniden düzenlenmesi ve değerlendirilmesi maksatlı yapılan çalışma sonunda tapu kütüğüne 05.10.2017 tarihinde bir kısmı sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı (III. derece doğal sit), bir kısmı ise nitelikli doğal koruma alanı (I. derece doğal sit) olarak suça konu taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh konulmuş olması bu taşınmazın öncesinde doğal sit olmadığını göstermediği, yerel mahkemece resmi kurumlardan celp olunan belgelerden de 2003 yılından beri I. ve III. derece doğal sit olduğunun sabit bulunması karşısında yerel mahkemenin vermiş olduğu beraat kararının hukuka aykırı bulunduğu, bu nedenle duruşma açılmak suretiyle yerel mahkemenin hukuka aykırı kararının kaldırılarak, sanığın doğal sit alanına inşai ve fiziki müdahalede bulunma suçunu işlediği sabit görülmekle sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.