Yargıtay yargitay 2024/3280 E. 2025/8406 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/3280
2025/8406
1 Aralık 2025
12. Ceza Dairesi 2024/3280 E. , 2025/8406 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/374 E., 2024/254 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 08.01.2016
KARAR : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret-Bozma
Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'un 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; Dairemizce verilen bozma kararı üzerine davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 1 144.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine hükmedilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce davacının 01.06.2005 - 22.08.2005 tarihleri arasındaki tutukluluk tedbiri bakımından davanın süresinde olduğu ve bu süre bakımından tazminat talebinin esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozma kararı üzerine Mahkemece 1.136,52 TL maddi ve 1.500,00 TL manevi tazminatın 01.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, bu kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma kararı üzerine Mahkemece 1.136,52 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın 01.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemi bakımından hükmün miktar itibariyle kesin olması nedeniyle reddine, davacı vekilinin temyiz istemi bakımından ise davacı lehine eksik manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminatın fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/38 Esas – 2015/81 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 01.06.2005 - 22.08.2005 tarihleri arasında 82 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.04.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 20.520,00 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 4.136,52 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'un 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarlarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, HMUK’un 432. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.