Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2022/4691
2025/9180
24 Aralık 2025
12. Ceza Dairesi 2022/4691 E. , 2025/9180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/4538 E., 2021/1214 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 02.04.2020
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin, 5271 sayılı Kanun 141/1- a,d,k ve g maddelerinin ihlal edildiğinden ve haksız yargılama nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın ihlalin gerçekleştiği tarihten işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında tazminat davasına esas ceza davası kapsamında koruma tedbirlerinin ölçüsüz şekilde uygulandığına, davacı lehine tazminat verilme koşulları oluştuğu halde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/ 45... /80 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10.11.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 12.11.2018 tarihinde tutuklandığı, 18.02.2020 tarihinde sanık hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği verilen kararın henüz kesinleşmediği, tutuklama tarihi itibariyle 5271 sayılı kanuna tabi olduğu, davanın ceza soruşturması ve kovuşturması aşamasında "hak ihlali" iddiasına dayandığı, ceza kovuşturmasındaki deliller ve verilen kararların yerindelik denetimi Mahkememizin tazminat davası ile ilgili görev kapsamında kalmadığı, kovuşturma konusu, şüpheli ve sanık sayısı dikkate alındığında makul süre iddiasının da kabulü mümkün olmadığı, soruşturma aşamasında 04.01.2019 tarihli tutukluluk incelemesinden sonra 05.02.2019 tarihinde 30 günlük süre geçtikten sonra karar oluşturma iddiası bakımından ise, soruşturma sırasında hakimin evrak gönderildiğinden itibaren evrakı incelemesi için belli bir zaman dilimi gerektiği, davacının tutukluluk durumunun sonraki aşamalarda ve esas hükümle birlikte de devam ettiği tespit edilmiş olmakla CMK 141. maddesinde sayılan yasal koşulların bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/45 Esas, 2020/80 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
3713 sayılı Terör Mücadele Kanununa 25.7.2018 tarihinde eklenen geçici 19. maddedeki "...c) 1.Tutukluluğa itiraz ve tahliye talepleri dosya üzerinden karara bağlanabilir. 2.Tahliye talepleri en geç otuzar günlük sürelerle tutukluluğun incelenmesi ile birlikte dosya üzerinden karara bağlanabilir. 3. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 108'inci maddesi uyarınca yapılan tutukluluğun incelenmesi en geç, otuzar günlük sürelerle dosya üzerinden, doksanar günlük sürelerle kişi veya müdafi dinlenilmek suretiyle resen yapılır. (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 30.6.2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.)
Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, usul kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerektiği bu nedenle davacının 12.11.2018 tarihinde tutuklandığı, 04.01.2019 tarihinde yapılan tutukluluk değerlendirmesi sonrasında otuz geçtikten sonra 05.02.2019 tarihinde tutukluluk değerlendirmesi yapıldığı ayrıca 26.04.2019 tarihli duruşmaya kadar mahkeme huzuruna çıkarılmadığı, 3713 sayılı Kanun geçici 19. maddesinin c-3 bendinde düzenleme altına alınan "...tutukluluğun incelenmesi en geç, otuzar günlük sürelerle dosya üzerinden, doksanar günlük sürelerle kişi veya müdafi dinlenilmek suretiyle resen yapılır." hükmüne aykırı davranıldığından bahisle tazminat talep etmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 141/1-a ve d bendindeki tazminat koşullarının oluştuğundan davacı hakkında makul bir manevi tazminata hükmedilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.