Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2022/4586
2025/8995
17 Aralık 2025
12. Ceza Dairesi 2022/4586 E. , 2025/8995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1050 E., 2021/1400 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVATARİHİ : 15.05.2018
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve el koyma nedeniyle 650.000,00 TL maddi ve 33.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek en yüksek oranlı kredi reeskont faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının el konulan silah ve tabancasının beraat kararı neticesinde idareye teslim edilmesi karşısında bunun bir idari işlem olup bu hususta idareden talepte bulunulması gerektiği , davacının 24.08.2016 tarihinde ihraç edildiği, 24.08.2016 tarihi ile 14.09.2016 tarihleri arasındaki maaşının geri alınmasına ilişkin ise 29.10.2016 tarihli resmi gazetede yayınlanan 675 sayılı KHK gereği kendisinden tahsilat yapılmadığı belirlenerek 15.09.2016 ila tahliye tarihi olan 20.06.2017 tarihleri arasında geçen süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan 12.509,82 TL maddi, 33.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince Cumhuriyet savcısı davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının incelenmesi neticesinde maddi tazminata ilişkin faiz başlangıcının 15.09.2016 olarak düzeltilmesi ve değişen vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat hesaplamasının asgari ücret üzerinden yapılmasının hatalı olduğuna, reeskont faizi işletilmesi gerekirken yasal faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğuna, el konulan silahların müvekkiline iade edilmediğine, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, temmuz 2016 maaşının sehven önden yatırıldığı gerekçesiyle mahsup talebine rağmen icra işlemleri başlatılarak mağdur edildiğine sair nedenlere ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; maddi ve manevi tazminat miktarlarının hatalı hesaplandığına, hükmolunan tazminatların fahiş olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/2 31... /217 karar sayılı ceza dava dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.07.2016-20.06.2017 tarihleri arasında toplam 338 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen yargılama neticesinde 20.12.2017 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 28.12.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacı/sanık müdafiine 15.02.2018 tarihinde tebliğinin yapıldığı; davacı hakkında ayrıca İzmir CBS Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca Anayasal Düzeni Ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan yürütülen soruşturma neticesinde 22.05.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği, karara karşı yapılan herhangi bir itirazın bulunmadığı; 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu edilmediği, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 28.06.2021 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından 02.07.2021 tarihinde yapıldığı ve bu itibarla katılma yoluyla temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki kesinlik sınırı itibariyle ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-3713 sayılı Terör Mücadele Kanununa 25.7.2018 tarihinde eklenen tarihli Ek 4. maddedeki "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar ile (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanların silah ruhsatları iptal edilir, (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.)Müsadere hükümleri saklıdır.
Birinci fıkrada belirtilen sebeplerin ortadan kalkması hâlinde, mülkiyeti kamuya geçirilen silahlar sahibine iade edilir. İadesinin mümkün olmaması hâlinde rayiç değeri tespit edilerek sahibine ödenir." şeklindedir.
5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi şu şekildedir; "Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." Beraat eden davacının dava dilekçesiyle ruhsatlı silahlarına hukuka aykırı olarak el konulduğu ve kendisine iade edilmediğinden bahisle tazminat talebinde bulunduğu da dikkate alınarak, davacının tazminat davasına konu silahlarına dair yürütülen soruşturma kapsamında el koyma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılarak el koyma işlemi yapıldığının tespiti halinde bu işlemlere ilişkin kararlar temin edilerek, davacının el konulan silahlarının iade edilip edilmediği veya davacıya silah bedellerine ilişkin idarece herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki şartların oluşup oluşmadığı karar yerinde tartışılmak suretiyle sonucuna göre silahların el koyma anındaki rayiç bedelinin bilirkişi marifetiyle tespiti ile faiz başlangıç tarihinin de el koyma tarihi olarak belirlenmesi suretiyle maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
17.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.