Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2021/9733
2025/9026
18 Aralık 2025
12. Ceza Dairesi 2021/9733 E. , 2025/9026 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1699 E., 2020/624 K.
SUÇ : Taksirle Öldürme
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanunun 280/1-(a) bendinde, ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olduğu, somut olayda ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca tespit edilen hukuka aykırılığın yeniden duruşma açılmaksızın düzeltilmesinin mümkün olduğu gerekçesi ile "Yangın raporunda yangının muhtemelen evin oturma odasında yanar vaziyetteki elektrikli sobanın hemen yanındaki, mağdur ...'in yattığı çekyatı tutuşturması sonucu meydana geldiğinin belirtilmiş olması, yapılan incelemede elektrikli sobanın fişinin sağlam olduğunun tespit edilmiş olması, yangın artıklarında yapılan incemede herhangi bir yangın başlatıcı ve hızlandırıcı madde kalıntısına rastlanmaması, 10/09/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda meskendeki elektriğin kaçak ve mutfaktaki prize bağlı olduğu, buradan da uzatma kablosu ile istenilen yere götürüldüğünün, korumaya yönelik düzeneğin bulunmadığının, elektrik kablosuna ilave yapılıp bağlandığının, elektrikli sobanın emniyet svici ve termostatının iptal edilerek düz bağlandığının tespit edilmesine rağmen emniyet svici ve emniyet termostatının güvenlik açısından elektrikli sobanın vazgeçilmezi olmakla beraber meydana gelen yangında elektrikli soba devrilmediğinden taban emniyet svicinin olup olmamasının yangının oluşumunda etkisi olmadığının, yine emniyet termostatının olup olmamasının da tek başına yangının oluşumunda belirleyici olmadığının, emniyet termostatı olsa dahi yanıcı maddeyi tutuşturacak ısının, ısıtıcılarda hep mevcut olduğunun belirtilmiş olması, keza yangının oluşumunda elektriğin kaçak olup olmamasının, kaçak akım rölesi bulup bulunmamasının da önemi olmadığından belirtilmiş olması, 22/02/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da elektrik sobasının kendisinin yangının orijini olmadığının, elektrik sobasının kablosunun ve devamındaki elektrik kablosunun sağlam olduğunun belirtilmiş olması karşısında sanığın elektrik sobasının taban emniyet svici ve emniyet termostatına yaptığı müdahalelerinin yangının başlamasında etkisi olmadığı gibi evde çekili bulunan kaçak hattın da yangına neden olmadığı, bu itibarla yangının başlamasına neden olacak nitelikte, sanık ile irtibatlandırılabilecek, illiyet unsuru taşıyan bir eylem söz konusu olmadığı, mağdur ... ile küçük çocuklarını kalmaları için eve getirmekten ibaret eylemin yangının çıkması ile illiyet bağı içinde olmadığı, sanığın mağdur ve çocuklarını mağdurun yardım talebi üzerine gayri sıhhi olduğu belirtilen eve getirmekten ibaret eylemi ile yangının çıkması arasında illiyet bağı bulunduğu yönündeki bilirkişi heyeti raporlarının dosya kapsamına ve oluşa uygun olmadığı, bu itibarla, sanığa yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi," şeklindeki gerekçe ile istinaf yoluna başvurulan kararın hüküm kısmının 2. maddesinin tamamının hükümden çıkartılarak yerine, "Her ne kadar sanık ...'un taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi istemi ile kamu davası açılmış ise de yapılan yargılamada sanığın üzerine atılı suç yönünden taksirinin bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince sanığın BERAATİNE" ibaresinin eklenerek istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda taksirle öldürme suçundan ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak beraat kararı verilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen 26.02.2020 tarihli, 2019/1699 Esas, 2020/624 Karar sayılı kararının açıklanan nedenle sair yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca yeniden incelenmesi ve hüküm kurulması amacıyla Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.