SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2021/5941 E. 2025/8668 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/5941

Karar No

2025/8668

Karar Tarihi

4 Aralık 2025

12. Ceza Dairesi 2021/5941 E. , 2025/8668 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2956 E. 2019/14 K.
SUÇLAR : Taksirle Öldürme, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret ile Onama

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkûmiyet ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; sanık hakkındaki hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/2-b maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

Sanık ... müdafinin süresi içinde yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve üst Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine dair kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz itirazlarının esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının, olayda bilinçli taksir unsurları bulunmadığı halde sanık aleyhine uygulama sonucu fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü akşam saatlerinde sanığın düğün merasiminde bulunduğu ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere aralarında husumet bulunmayan ölen ... ile yan yana oturduğu, ilerleyen zaman içerisinde yanındaki taşıma ruhsatı bulunmayan 9mm Swith Wesson ibaresi yazılı tabanca ile havaya ateş etmek istediği, belinden çıkardığı silahın namlusu ölene doğru olacak şekilde sanığın beyanlarından anlaşıldığı üzere silahı doldur boşalt yaptığı sırada eli tetikte olduğundan şarjörü çektiği anda tetiğe temas etmesi sonucu silahın iki el arka arkaya patladığı ve ...'ın yaralanarak hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını kaybettiği ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2017 tarihli otopsi raporunda kişinin ölümünün "Ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması, iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu"nun bildirildiği, ölü muayene esnasında ele geçen mermi çekirdeğinin ve olay yerinden elde edilen kovanın sürgüsünün yan yüzeyinde "SMİTH & WESSON 9mm Parabellum" yazan silahtan atıldıklarının Jandarma Genel Komutanlığı Van Jandarma Kriminal Labaratuvar Amirliğinin uzmanlık raporu ile tespit edildiği olayda;

2.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir kişinin ölümü sonuçlanan olayın meydana gelmesinde, dosya kapsamında mevcut bulunan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2017 tarihli otopsi raporu ile ölü muayene esnasında ele geçen mermi çekirdeğinin ve olay yerinden elde edilen kovanın sürgüsünün yan yüzeyinde "SMİTH & WESSON 9mm Parabellum" yazan sanığın teslim ettiği silahtan atıldıklarının tespitine ilişkin Jandarma Genel Komutanlığı Van Jandarma Kriminal Labaratuvar Amirliğinin uzmanlık raporu doğrultusunda asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında, sanığın yaşı ve eğitimi gereği düğün yerinde ateş etmesinin yahut silahın ağzına kalabalık ortamda mermi verme işlemini yapmasının bazı tehlikeleri beraberinde getireceğini bildiği ancak sonucun bu şekilde gerçekleşmeyeceğini varsayarak hareket ettiğinden somut olayda bilinçli taksir unsurlarının meydana geldiğinin kabulü ile, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve üst Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının, esas mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesi ile esastan reddine dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
A. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden;
5271 sayılı CMK'nın 286/2-b bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Olay günü akşam saatlerinde sanığın düğün merasiminde bulunduğu ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere aralarında husumet bulunmayan ölen ... ile yan yana oturduğu, ilerleyen zaman içerisinde yanındaki taşıma ruhsatı bulunmayan 9mm Swith Wesson ibaresi yazılı tabanca ile havaya ateş etmek istediği, belinden çıkardığı silahın namlusu ölene doğru olacak şekilde sanığın beyanlarından anlaşıldığı üzere silahı doldur boşalt yaptığı sırada eli tetikte olduğundan şarjörü çektiği anda tetiğe temas etmesi sonucu silahın iki el arka arkaya patladığı ve ...'ın yaralanarak hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını kaybettiği ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2017 tarihli otopsi raporunda kişinin ölümünün "Ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması, iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğunun bildirildiği, ölü muayene esnasında ele geçen mermi çekirdeğinin ve olay yerinden elde edilen kovanın sürgüsünün yan yüzeyinde "SMİTH & WESSON 9mm Parabellum" yazan silahtan atıldıklarının Jandarma Genel Komutanlığı Van Jandarma Kriminal Labaratuvar Amirliğinin uzmanlık raporu ile tespit edildiği olayda;

Olası kast TCK’nın 21. maddesinin 2. fıkrasında; “Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâli” biçiminde tanımlanmış, fıkra gerekçesinde ise; “Olası kast durumunda suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşebileceği öngörülmesine rağmen, kişi fiili işlemektedir. Diğer bir deyişle, fail unsurların meydana gelmesini kabullenmektedir.” şeklinde, olası kastın uygulanma şartları belirtilmiştir. Öğretide de, olası kastın suçun kanuni tanımındaki objektif unsurların gerçekleşebileceği, ciddi bir şekilde mümkün görülmesine rağmen, fiilin işlenmesi suretiyle tipikliğin gerçekleşmesi şeklinde tanımlanmıştır. (Koca/Üzülmez; Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler; 4. Baskı; sh. 152.)

Fail, hareketinden doğacak sonuçları bilerek ve isteyerek hareket etmişse kast gerçekleşmiştir. Buna karşılık, fail belli bir sonucu gerçekleştirmek üzere hareket ederken, bunun yanında başka sonuçların meydana gelmesini de göze almış ve bu sonuçlar da gerçekleşmişse, failin bu sonuçlar açısından da kasten hareket ettiği kabul olunur. Çünkü fail, asıl kastettiğinden başka, hareketinden doğacak diğer sonuçları tahmin ettiği veya öngördüğü halde hareketini devam ettirmiştir. Dolaylı kast olarak adlandırılan bu kast türüne, belirli olmayan kast, gayrimuayyen kast, olursa olsun kastı veya dolus eventualis de denilmektedir. (Nur Centel, Türk Ceza Hukukuna Giriş, 2.Bası, s.349, Artuk-Gökcen -Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Cilt 1, s.597 vd.), (Ayhan Önder, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Cilt.2, s. 293 vd, Uğur Alacakaptan, Suçun Unsurları, s.139 vd., Timur Demirbaş, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s.312 vd.).

İstisnai bir kusurluluk şekli olan taksir, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesinde “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi” şeklinde tanımlanmış olup, 5237 sayılı TCK’da, 765 sayılı TCK’da yer verilen, “tedbirsizlik”, “dikkatsizlik”, “meslek ve sanatta acemilik”, “nizamat, evamir ve talimata riayetsizlik”, “kayıtsızlık veya tedbirsizlik”, “hataen ve kayıtsızlıkla”, “müsamaha ve dikkatsizlik” şeklindeki taksir kalıplarına ilgili suç tiplerinde yer verilmemiş, ancak gerek öğretide, gerekse uygulamada, bu taksir kalıplarına yer verilmemiş olmanın, bir eksiklik veya farklılık oluşturmayacağı kabul edilmektedir.Toplumsal yaşamda belli faaliyetlerde bulunan kimselerin başkalarına zarar vermemek için bir takım önlemler alması ve bazı davranış kurallarına uyma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu kurallar toplum olarak yaşama zorunluluğundan doğabileceği gibi, Devletin müdahalesiyle de ortaya çıkabilmektedir. Taksirli suç bu kuralların ihlal edilmesi sonucu belirir, fail tedbirli ve öngörülü davranmamış olduğu için cezalandırılır. Bu bakımdan sorumluluğun nedeni, öngörebilme imkân ve ödevinin varlığına rağmen sonuca iradi bir hareketle neden olmaktan kaynaklanmaktadır.Öğretide ve yargı kararlarında taksirin unsurları, a) Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması, b) Hareketin iradiliği, c) Neticenin iradi olmaması, d) Hareketle netice arasında nedensellik bağının bulunması, e)Neticenin öngörülebilmesi, ancak bu neticenin fail tarafından öngörülmemesi şeklinde belirtilmiştir.

Bilinçli taksir kavramı mülga 765 sayılı TCK’nın 45. maddesine 8.1.2003 tarihli ve 4758 sayılı Kanun ile eklenen son fıkra ile hukukumuza girmiş olup, anılan fıkrada, “Failin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde ceza ... arttırılır.” hükmüne yer verilmiş, aynı hüküm, 5237 sayılı TCK’nın 22. maddenin 3. fıkrasında da korunmuştur. Taksirden söz edilebilmesi için neticenin öngörülebilir olması gerekli ve yeterli olmasına karşılık, bilinçli taksir halinde failin somut olayda ayrıca bu neticeyi öngörmüş olması da gereklidir.

Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü halde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü halde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlike hali, bunu öngörmemiş olan kimsenin tehlike hali ile bir tutulamaz; neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun, bu neticeyi meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür.

Bilinçli taksirde netice somut olarak öngörüldüğü halde, istenmemiştir. Bilinçli taksiri, taksirden ayıran özellik, bilinçli taksirde istenmeyen netice fiilen öngörülürken, taksirde öngörülmemektedir. Yasada, taksirin bir türü olarak düzenlenmiş bulunan bilinçli taksir esas itibariyle olası kastın sınırlarını daraltıcı bir işlev görmektedir. Bu nedenle, olası kastın anlamı ve sınırları belirlenmeden, bilinçli taksirin kapsamının tayini mümkün değildir. Olası kast ve bilinçli taksir öngörme unsuru itibariye örtüşmesine rağmen, isteme unsuru bakımından ayrılmaktadır. Olası kastı bilinçli taksirden ayıran özellik, mümkün yada muhtemel olarak öngörülen neticenin kabullenilmesi, failin öngördüğü tipik neticenin meydana gelmeyeceğine yönelik bir güveni olmadan hareket etmesidir. Başka bir anlatımla, fail öyle yada böyle herhalde hareketi gerçekleştirirdim diyorsa olası kast, neticenin gerçekleşeceğini bilseydim hareketi gerçekleştirmezdim, diyorsa bilinçli taksir söz konusudur.

Basit taksir ile bilinçli taksir arasındaki ayırıcı ölçüt; taksirde failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörememesi, bilinçli taksir halinde ise bu neticeyi öngörmüş olmasıdır. Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü halde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü halde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin hali, bunu öngörmemiş olan kimsenin hali ile bir tutulamayacağından, neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun, bu sonucu meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür.

Buna göre, yukarıda anlatıldığı şekilde gerçekleyen somut olayda, sanık ...'ın düğün töreni esnasında yanında bulunan taşıma ruhsatsız 9 mm mermi atan Smith Wesson ibareli tabancası ile havaya ateş etmek istediği esnada tanık beyanları ile sabit olduğu üzere ölenin yanında oturan sanığın belinden çıkardığı silahın namlusu ölene doğru olacak şekilde silahı doldur boşalt yaptığı sırada eli tetikte olduğundan şarjörü çektiği anda tetiğe temas etmesi sonucu silahın iki el arka arkaya patladığı ve ölen ...'ın bu şekilde vurduğu kabul edildiğinde, tanık beyanları ile sanığın silahın iki el patlaması sonrası 3 el daha farklı yöne doğru ateş ettiği yönündeki beyanları ile sanığın aşamalardaki havaya ateş ettiği silahındaki mermilerin bitmesi üzerine silahını doldur boşalt yaparken 4-5 metre kadar uzağında ölenin yaralandığını fark ettiği yönündeki beyanları dikkate alındığında; sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de; sanığın ateşlediği mermilerin civarda bulunan kişilere hatta havaya yükselen mermi çekirdeğinin yorgun mermi olarak düştüğü sırada herhangi bir kimseye isabet etme ihtimalinin bulunduğu , düğün gecesinde rastgele ateş eden sanığın göze aldığı, kabullendiği ve kayıtsız kaldığı netice, ateşlediği mermi çekirdeğinin civarda bulunan herhangi birisine isabet etmesi, bu kişinin de ölmesi veya yaralanması olup, sanığın sorumluluğu meydana gelen muhtemel neticenin ağırlığına göre, yani bir kişinin ölümü neticesine göre belirlenmesi gerektiğinden; buna göre, çok sayıda insan bulunan merasim alanında rastgele ateşlediği mermilerden birinin veya silahını yere doğrultsa dahi kalabalık bir alan içerisinde doldur boşalt yaparken patlayan mermilerden birinin çevrede bulunan kişilerden birisine de isabet edebileceğini, bu durumda muhtemel bazı neticelerin meydana gelebileceğini öngörmesine rağmen, neticeyi önlemek adına herhangi bir çaba sarf etmediğinin ve bu suretle muhtemel neticeyi kabullenerek fiili gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemini olası kast ile öldürme suçunu işlediği ve olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek, bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 307/5 maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Silvan 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim