Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2021/5610
2025/9115
23 Aralık 2025
12. Ceza Dairesi 2021/5610 E. , 2025/9115 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/94 E., 2018/1375 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılanlar vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafi, katılanlar vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, kusur raporlarının yeterli olmadığını, tanıkların beyanı alınmadan yeminli beyanları alınmadan rapor düzenlendiğini, ölen sürücünün alkollü olduğundan bu husus dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, kararın bozulması gerektiğini, katılanlar vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini, sanığın alkollü olması ve şerit ihlali yapması nedeniyle tam kusurlu olduğunu, olay yerinden kaçtığını, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahal dışında, çift yönlü yolu takiben seyredip, aydınlatmanın olmadığı olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermediği, yolun sağını takiben seyretmeye özen göstermediği, bu haliyle, sevk ve idare hatası sonucu sol şeride geçip, şerit ihlali de yaparak kazaya neden olduğu, karşı tarafın kusurunun bulunmadığı, kaldı ki sanığın kazadan üç saat sonra alınan alkol numunesinde 70 promil alkollü olduğunun belirlendiği, sanığın bu hali ile dahi araç kullanamayacağı; 2918 SK. 48 ve TCK.nun 179/3. maddeleri gereği kazada bu netice meydana gelmese dahi cezalandırılmasının gerekeceğinin açık olduğu, alkollü araç sürme suçunun tehlike suçu olması göz önüne alındığında 100 promil alkol sınırının bilinçli taksir için başlı başına belirleyici olamayacağı, sanığın olayda tüm bu bileşenler göz önüne alındığında öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana geldiğinin açık olduğundan hükmün bozulması gerektiğini, belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sevk ve idaresindeki otomobille yanında yolcu olarak bulunan tanıklar ... ve ... var iken gece vakti, meskun mahal dışında, aydınlatmanın olmadığı, havanın açık, yolun kuru, düz, eğimsiz, hız sınırının 90 km/s olduğu, yol platform geniliğinin 9 metre olduğu, iki şeritli, iki yönlü, asfalt kaplama il yolunda Yeşilgölcük istikametine doğru gittiği sırada şerit ihlali yaparak karşı istikametten gelmekte olan ölen sürücünün sevk ve idaresindeki otomobile ölen sürücünün şeridinde çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, iki kişinin ölümü ve üç kişinin nitelikli yaralanmasına, bir kişinin basit tıbbi müdahaleyle yaralanmasına neden olduğu olayda, mahkemece, alkollü ve asli kusurlu olarak kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince sanık bakımından hükmolunan kararın isabetli olduğu ancak temel ceza belirlenirken alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiği, sanık hakkında şartları oluşmadığından bilinçli taksir hükmünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden ve İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi, katılanlar vekili, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.