SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2021/5262 E. 2025/8671 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/5262

Karar No

2025/8671

Karar Tarihi

8 Aralık 2025

12. Ceza Dairesi 2021/5262 E. , 2025/8671 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/3092 E.- 2018/911 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın akıl hastası olduğuna, düşme kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 12.06.214 tarihinde saat 05:00 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresinde bulunan 34... plaka sayılı otomobili ile yerleşim yeri içinde, alacakaranlıkta, üç şeritli, refüjle bölünmüş tek yönlü, 5 m genişliğinde, eğimsiz, düz, kuru asfalt kaplama yolda Mevlana Caddesi üzerinde Meydan Kavşağı istikametinden seyirle olay yerine geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybedip orta refüjü geçerek sürüklenip karşı yol bölümünde olan 531. Sokak üzerinde seyir halindeki şikayetçi olmayan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 07... plaka sayılı kamyonetin sol arka kesimine çarpmasıyla sanığın aracında yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü, şikayetçi olmayan ... ve ...'ın yaralandıkları olayda, 12.06.2014 tarihli kaza tespit tutanağı, 25.11.2015 tarihli ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporu ve keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporlarına göre sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği, sanığın asli ve tam kusurlu olarak iki kişinin ölümünün yanı sıra iki kişinin de yaralanmasına neden olması, yaralıların yaralanmalarının ağırlıkları nazara alınarak alt sınırdan TCK'nın 3/1 maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi gözetilerek, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca fazla ceza verildiği gerekçesiyle duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1. ve 53/6. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinde "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlenmiştir.

Dosya kapsamına göre, sanığın soruşturma aşamasında yoğun bakımda olduğu ve ifade verebilecek durumda olmadığından ifadesinin alınamadığı, ... Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalının 19.11.2015 tarih, 29775 sayılı raporunda; ruhsal açıdan sağlıklı bir şekilde ifade veremeyeceği tıbbi kanaatine varıldığı, sanığın suç tarihinden sonra ortaya çıkan akıl hastalığı nedeniyle yargılama sürecinde savunma yapamayacak durumda olduğu, Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 16.06.2017 tarihli ve 52581731-101.01.02-2017/23915-1347 sayılı raporu ile; sanığın mezkur suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, ancak halen cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestîsini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan “Organik Beyin Sendromu” denilen akli arıza saptandığı, bunun da meydana gelen trafik kazası neticesinde çoklu organ ve beyin travması sonucu aylarca yoğun bakımda kalması ve değişik ameliyatlar (beyin dahil) geçirmiş olmasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Kovuşturma aşamasında mahkemece sanığın savunması alınmaya çalışılmış, 06.06.2016 tarihli duruşmada ''sanığın sorulan soruları anlamadığı, kendisini ifade edebilecek durumda olmadığı mahkememizce gözlemlendi'', 14.12.2016 tarihli duruşmada ''sanığın sorulan sorulara kafa salladığı cevap vermediği görüldü'', şeklinde duruşma zabıtlarına geçirilen kayıtlar bulunduğu anlaşılmıştır.

Adil yargılanma hakkının temel ilkelerinden olan savunma hakkı, sanığın savunmasının sağlıklı biçimde yapılabilmesini ve kendisini ifade edebilir durumda olmasını gerektirir. Bu açıklamalar ışığında; suç tarihinde ceza ehliyeti tam olan ancak soruşturma aşamasında ifade veremeyecek durumda, kovuşturma aşamasında ise savunma veremeyecek durumda olduğu dosya kapsamından sabit olan sanık ...'ın Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlanarak, iyileşme olanağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre hukuki durumunun saptanması gerekirken, suç tarihi itibarı ile ceza ehliyetinin araştırılması suretiyle yetersiz rapora dayalı olarak savunma hakkını kısıtlayıcı şekilde karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim