SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/5220

Karar No

2025/8827

Karar Tarihi

15 Aralık 2025

12. Ceza Dairesi 2021/5220 E. , 2025/8827 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2096 E.- 2018/1581 K
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi delaleti ile 179/1/, 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin temyiz istemlinin reddine, sanık müdafinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; keşif yapılması gerektiğine, ölenin durulması yasak olan yerde durduğuna, sanığın asli kusurlu olmadığına, sanığın 0.69 promil alkollü olduğuna, sanığın alkol oranının kazanın oluşumuna etkisi olmadığına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, hükmedilen cezanın fazla olduğuna, ilişkindir.

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın olası kastla kasten öldürme suçundan ve yaralılar açısından neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçlarından dolayı ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da cezalandırılmasının gerektiğine, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.08.2016 tarihinde saat 06:20 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 35... plaka sayılı otomobil ile yerleşim yeri dışında, açık havada, kuru asfalt zeminde, gündüz vakti, 3 şeritli, 10.5m genişliğinde, tek yönlü, azami hız sınırının 120 km/saat olduğu otoyolda, sağ şeridi takiben ... istikametinden İzmir istikametine seyri sırasında, Urla-Karaburun kavşağına geldiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek sağa manevra yapması neticesinde emniyet şeridine girip önce bariyerlere sonra yolun kenarında bozulan motorsikleti tamir etmekte ve çekiciyi beklemekte olan maktul ... ile müştekiler ..., ... ve katılan ...'e çarptığı, ...'ın kafa travması nedeniyle olay yerinde yaşamını yitirdiği, müşteki ...ve ....'in BTM ile giderilemez ve vücutlarında kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan ...'ın ise BTM ile giderilebilir şeklide yaralandıkları olayda; alınan alkol raporunda sanığın olay anında 0,82 promil alkollü olduğunun belirlendiği, trafik kazası tespit tutanağına ve ATK raporuna göre sanığın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, ilk derece mahkemesince sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilmiş, kaza tespit tutanağında, hiçbir şekilde fren izinin dahi bulunmadığı görüldüğünden kazanın sanığın almış olduğu alkolün etkisi ile meydana geldiği, sanığın aldığı alkol ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağının saptanması yönünden ayrıca bir araştırma yapılmasına gerek görülmemiş bu bağlamda; sanığın söz konusu trafik kazasını bilinçli taksir halinde gerçekleştirdiği yönünde kanaat getirilmiş, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan ve sanığın almış olduğu alkolün etkisiyle trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu gibi ölüm ve yaralamaya sebebiyet verdiği de anlaşıldığından TCK'nın 179/3 maddesi delaleti ile 179/1 maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın kaza anında 0.82 promil alkollü olduğu gibi kaza saati de dikkate alındığında uykusuz araç kullanıldığının düşünülmesi gerektiği, bu nedenle sanığın eyleminin bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne, iki kişinin nitelikli yaralanmasına, bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verme suçunu oluşturduğu, yerel mahkemece bilinçli taksir ile ölüm ve yaralamaya neden olmak suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasında ve asgari hadden uzaklaşılmasında hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken TCK 61... /4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, meydana gelen zararın ağırlığı, olayda bir kişinin ölmesi ve yaralanan 3 mağdurun bulunması hususları gözetilerek, hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek sanığa fazla ceza tayin edilmiş olması ve TCK'nın 44. maddesi gözetilerek sanığın eyleminin tek suç oluşturacağı, zarar suçu olan bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçu yönünden sorumluluk doğuracağı ve mahkumiyet hükmü kurulacağı, dolayısıyla trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurları oluşmayacağı gözetilmeden yerel mahkemece trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasının yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle; sanık hakkında kurulan hükmün CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet, hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği ve Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulünün gerekeceği; sanığın kazadan yaklaşık 3 buçuk saat sonra kan örneğinden alınan laboratuvar sonuçlarına göre 0.337 promil alkollü vaziyette olduğu dikkate alındığında, olay anında yaklaşık 0.86 promil alkollü olduğu anlaşılan sanığın savunmasının aksine, almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak olmasına rağmen araç kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı dikkate alındığında bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı, ancak suç tarihinden bir gün önce sanık ve arkadaşlarının İzmir'den ... ilçesine gittikleri, gece boyunca eğlendikleri, birlikte alkol aldıkları, takip eden günün gecesinde aynı araçla İzmir'e dönüşe geçtikleri, sabaha karşı saatlerinde tahmini olarak saat 06:20 sıralarında kazanın meydana geldiği anlaşıldığından sanığın yorgun ve uykusuz araç kullanması sebebiyle bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla ve Bölge Adliye Mahkemesince bu sebebe dayanarak da bilinçli taksir hükümleri uyguladığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim