SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/9645 E. 2025/16307 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/9645

Karar No

2025/16307

Karar Tarihi

1 Aralık 2025

10. Hukuk Dairesi 2025/9645 E. , 2025/16307 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1470 E., 2025/362 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/133 E., 2021/101 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 467.448,13 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlanma tarihi olan 17.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, Müvekkili Kurum ... İl Müdürlüğü'nün ... Anonim Şirketi adına işlem gören iş yerinde kurum sigortalılarından ...'in tarihinde iş kazası geçirdiğini ve geçirdiği iş kazası neticesinde vefat ettiğini, müvekkili kurumca iş kazası sonucunda vefat eden sigortalının hak sahiplerine 17.10.2017 gelir bağlama onay tarihli 1.104.023,85 TL ilk peşin sermaye değerli gelir ve sosyal yardım zammı bağlandığını, toplam Kurum zararının 1.104.023,85 TL olarak tespit edildiğini beyanla kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla alacakları belirsiz olduğundan dolayı 1.104.023,85 TL'den şimdilik 110.402,38 TL'nin ilk peşin sermaye değeri geliri bağlama onay tarihi olan 17.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili, Sigortalı ...'in 19.02.2010 tarihinden beri müvekkili şirkette tecrübeli ve formen kadrosunda çalışmakta iken meydana gelen iş kazası neticesinde vefat ettiğini, sigortalının işyeri dosyasındaki bilgi ve imzalı belgelerden görüleceği üzere, müteveffaya görevinin ve işinin gerektirdiği her türlü eğitimin verildiğini, ve müvekkili şirketin işgüvenliği sertifikaları ile diğer tüm sertifikalara sahip işletme olduğunu, ...'in tamamen kendisinin duygusal iradesi neticesinde vefat ettiğini, o an için müvekkili şirket yetkilileri ile diğer çalışanların ...’ı durdurmasının mümkün olmadığını, kazada müvekkili şirketin yetkilileri ile çalışanların kastı ve kusuru olmadığından, vefat tamamen müteveffanın, telsiz anonsu ile haberdar olduğu kazadan dolayı, kendi bölümünü terk ederek ve koşarak kaza mahalline gelmesi ve arkadaşlarını kurtarma refleksi ile aniden siloya girmesi nedeniyle, bu eyleminin engellenememesi ve aynı zamanda duygusal kaçınılmazlık nedeniyle kasıt yokluğu ve kusursuzluk nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili; davalı ... San. A.Ş.’nin müvekkil ... Sigorta A.Ş. nezdinde tanzim edilmiş ... numaralı 06.01.2017- 15.04.2017 vadeli İşveren Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Poliçede İşveren Mali Mesuliyet teminatı yer aldığını, poliçede verilen kişi başı teminat limiti maddi ve manevi tazminatlar ile SGK kurum zarar taleplerine limit dahilinde teminat sağlandığını, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçe sigortalı şirketin, kendi sigortalı işçilerine karşı kusuru ile vermiş olduğu zararları poliçede belirtilen limitler ile sınırlı olarak kapsadığını, bunun dışında bir teminat söz konusu olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 467.448,13 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlanma tarihi olan 17.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili, davalının etki kusuruyla birlikte işverenliği açık belli iken 5510 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre işlem yapılması gerekirken davanın kısmen reddine verilen kararın kaldırılmasını ve ıslaha göre davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili, şirketin kusursuz olduğundan dolayı rapora itiraz edildiğini, şirketin tazminat ödenmesini gerektirecek illiyet bağı olmadığını, Mahkeme hesaplama yaparken, mütevaffanın kusuru olan ve davacının talep edemeyeceği % 30 kusura isabet eden kısmı mahsup etmeyerek, bağlanan peşin sermaye değeri üzerinden hesaplama yapıldığından İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarih ve 2021/439 E., 2022/773 K., sayılı kararı ile ''Mahkemece alınan aktüerya bilirkişi raporunda davalı iş verenin 3. kişiler ile birlikte sorumluluğunun hesaplanması bakımından raporda hata olduğu, Mahkeme hakimliğince rapor esas alınmayarak hesaplamanın 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesine göre yapıldığı, ancak hesaplama hatası olduğu, buna göre, iş verinin 3. kişi ile birlikte müteselsil sorumlu olacağı tutar :(gelirin ilk psd * iş verinin kusur oranı ) +(gelirin ilk psd/2* 3. Kişilerin kusur oranı toplamı) formülü üzerinden hesaplanmalıdır. Somut olayda, Kurumca bağlanan psd tutarının 1.104.025,85 TL olduğu, 3. Kişi şirket çalışanı ... ve ... 'nün kusur durumları toplamının 40+ 10 =50 anlaşılmakla; (1.104.025,85 * %20 ) + ( 1.104.025,85 / 2 * %50) = 220.850,17+276.006,46 =496.856,63 TL olması gerektiği halde yanlış hesapla hüküm kurulmuş olduğu anlaşılmaktadır'.' gerekçelerine dayalı olarak, "HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 467.448,13 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlanma tarihi olan 17.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine," karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; "Eldeki dava dosyası incelendiğinde, kusur raporunun oluşa uygun olmadığı ve işveren, kazalılar ile 3 üncü kişilerin sorumluluklarının isabetli bir şekilde belirlenemediği anlaşılmaktadır.
07.04.2017 tarihinde davalı şirkete ait ark ocağına karbon sağlayan karbon depolama tankında oluşan tıkanıklığını gidermek üzere silonun üstündeki kapağı açarak tankın içine girmesi üzerine zehirlenerek olay sonucunda vefat eden ...'a yardım etmek amacıyla aynı tankın içine giren sigortalı ...'in de geri çıkamayarak ölmesi şeklinde gelişen olayda, vefat eden sigortalıların olaya ve kusura etkileri ile ilgili mahkemece yapılan değerlendirme ve kabul hatalıdır. Zira kazalıların vefatıyla neticelenen olaylar birbirinden bağımsız olup, birbirlerine etki eden kusurlarının bulunup bulunmadığı yeterince tartışılıp değerlendirilmemiştir. Buna göre öncelikle davaya konu zararlandırıcı sigorta olayında davalıların ve dava dışı tarafların olay anındaki sıfatları ve olaya etkileri açıklığa kavuşturularak, davaya konu olan ...'in ölümünde diğer ... 'un, işveren şirketin ve/veya 3 üncü kişilerin kusurunun olup olmadığı araştırılmalı, şahsi kusur durumlarının ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi ve kusur oranları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden, kusur durum ve oranlarının her bir kazalı için ayrı ayrı belirlendiği uygun bir kusur raporu alınmalı, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir." hususlarına işaret edilerek bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 467.448,13 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlanma tarihi olan 17.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verildiği belirtilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve ... vekilleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 28.11.2024 tarihli heyet bilirkişi kusur raporunda davalı işverenin %70 kusurlu bulunduğunu, İstinaf Mahkemesince yeni kusura göre hesap yapılmadan İlk Derece Mahkemesince verilen aynı kararın verildiğini, belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil şirkete yapılan kusur izafesini kabul etmediğini, Muris ...'in, tamamen kendi kusuru neticesinde vefat ettiğini, gerekli ekipmanlar gelmeden hiçbir tedbir almadan olaya müdahale etmeye çalışmasının tamamen kendi hatası olduğunu, şirket tarafından yapılan işin niteliği gereği de tüm eğitimler eksiksiz olarak verildiğini, gerekli tüm tedbirlerin alındığını, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin 29.09.2022 tarih ve 2021/630 E. - 2022/2680 K. sayılı istinaf kararı ile müvekkil şirketin kusuru olmadığından dolayı, mahkumiyet kararını kaldırılarak beraat kararı verildiğini, belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı Kurum ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim