Yargıtay yargitay 2025/9005 E. 2025/16282 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/9005
2025/16282
1 Aralık 2025
10. Hukuk Dairesi 2025/9005 E. , 2025/16282 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/164 E., 2024/337 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya Kurum tarafından 13 adet ödeme emri tebliğ edildiği söz konusu ödeme emirlerinin ... Hotel işletmeleri A.Ş.'nin ... Şubesinde çalışan personellerin ödenmeyen prim borçları olup davacıya şube müdürü olmasından dolayı şahsi sorumlu tutularak tahakkuk ettirildiğini ancak davacının şahsi sorumluluğu olmadığını, davacının şirkette üst düzey yönetici olmadığını bu sebeple borçtan dolayı müteselsil sorumluluğunun bulunmadığını, primlerin tahakkuk ile ödenmesinin hiçbir görev ve yetkisinin bulunmadığını yerleşik içtihatlar gereği temsil ve ilzama da yetkili olması gerektiğini davacının herhangi bir harcama yetkisi verilmediğini, 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinde sorumluluğu düzenlenen kişiler arasında şirketin ana yönetimindeki yetkili ve görevli kişilerin olduğunu, davacının şube yöneticisi olarak sermaye yönetim yetkisi olmadığını şubenin sermayesinin merkezden karşılandığını, ayrıca davacının görevde olmadığı dönemler için de borç tahakkuk ettirildiğini, davacının görevinden 31.05.2017 de ayrıldığını işyerinde çalışmadığı dönemlere ilişkin borç tahakkuk ettirilemeyeceğini uygulanan hacizlerin de haksız olduğunu ileri sürerek, ödeme emirlerinin iptaline, davacı ile ilgili uygulanan hacizlerin iptaline ve kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu takibin kesinleştiğini ödeme emirlerinin iptaline ilişkin istemin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davacıya tebliğ edilen 2017/16887, 2017/168 88... /16889 sayılı dosyalardan düzenlenen ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline, davacıya tebliğ edilen 2019/28144 sayılı dosyadan düzenlenen ödeme emrinde yer alan 2017/9,10,11 aylar borç aslı ve gecikme zamım toplamı 85.951,65 TL ile ilgili ödeme emrinin davacı yönünden iptaline, 2016/7 - 2017/3 arası yönünden talebin reddine, davacıya tebliğ edilen 2016/031759, 2016/031760, 2017/021831, 2017/021832, 2017/021833, 2019/028145, 2019/028147, 2016/034082, 2016/034083 dosyalardan düzenlenen ödeme emirleri yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Son Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairece; 25.02.2015-31.05.2017 tarihleri arasında şubede temsilci müdür olduğu anlaşılan davacı hakkında 20 17... -10-11. aylar bakımından sorumluluğu bulunmadığına ilişkin kabul yerinde ise de bu dönem öncesi bakımından şirketin ticaret sicil kayıtları, şirket kayıtları, vekâletnameler ve müdür ataması ile ilgili bütün bilgi ve belgeler celp edilmek suretiyle ödeme emrine konu borcun şubeye ait olup olmadığı, davacıya prim ödemeyi de kapsayacak şekilde mali konularda yetki verilip verilmediği, şube veya davacı emrine belli miktarda paranın harcanmak üzere tahsis edilip edilmediği, muhasebe işlemlerinin şirket merkezince mi yürütüldüğü yoksa şubenin ayrı muhasebesinin mi olduğu hususları ile davacının imza yetkisinin olup olmadığının detaylı araştırılarak, şirket merkezi tarafından davacıya mali konularda harcama yetkisi verilip verilmediği, davacının idari ve mali konularda tam yetkili olup olmadığı ve şirketin genel merkezi tarafından harcama yetkisinin bulunup bulunmadığının ve yetkisinin kapsamının araştırılması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup,davacıya yönelik düzenlenen idari para cezası kararının varlığı halinde, yukarıda açıklanan prosedür çerçevesinde, 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca başlatılmış prosedürün bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varlığı saptandığında idari para cezasının kesinleşmesi olgusu bekletici sorun yapılarak idari para cezalarının kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli ve sonucuna göre, davacıya yönelik düzenlenen idari para cezası kararının bulunmadığının belirlenmesi halinde ise cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen idari para cezasından davacının şahsen sorumlu olmayacağı gözetilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir, davacının talepleri içerisinde haczin kaldırılması istemi hakkında da bir değerlendirme yapılmalı ve davacı bakımından sorumluluk koşullarının varlığı halinde ancak kesinleşmiş takipler ve borçlar bakımından haciz kararının devam ettirilebileceği, aksi halde hacizlerinde kaldırılmasına dair karar verilmesi gerektiği hususu dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu talep hakkında herhangi bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir, gerekçesiyle Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemece; davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 2016/031759, 2016/031760, 2016/034082, 2016/034083, 2017/021831, 2017/021832, 2017/021833, 2017/16887, 2017/16888, 2017/16889, 2019/028145, 2019/028147, 2019/28144 takip numaralı ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline, bu ödeme emirleri nedeniyle davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davacının gayrimenkul malları üzerine konulmuş olan tüm hacizlerin iptali ile kaldırılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacı hakkında toptan ödeme koşullarının oluşmaması nedeniyle istemin reddine dair karar verilmesi gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı adına tanzim ve tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptali ile Kurumca konulan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.