Yargıtay yargitay 2025/7239 E. 2025/16297 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/7239
2025/16297
1 Aralık 2025
10. Hukuk Dairesi 2025/7239 E. , 2025/16297 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/199 E., 2025/21 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Asıl davada davacı vekili özetle; davacının hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölen babasından almakta olduğu ölüm aylığını kesen Kurum işleminin iptaliyle aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle ödenmesi, Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Birleşen davada Kurum vekili özetle; boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen davacıya yersiz ödenen aylıkların tahsili istemli başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Taraflar aleyhlerine açılan davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 21.06.2022 tarih ve 2020/295 E. 2022/174 K. sayılı karar ile asıl davanın kabulüyle, davacıya aylıklarının kesildiği tarihten itibaren ödenmeye devam edilmesine, ödenmeyen aylıklarının Kurumca her birisinin ödenmesi gerektiği tarihten itibaren yasal faizi ile davacıya ödenmesine, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, birleşen (Trabzon 2.İş Mahkemesi'nin 2019/28 E.) davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı - birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davalı - birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Toplanan delillerle boşanan eşlerin fiilen birlikte yaşamadıkları kanaatine ulaşılarak asıl davanın kabulüyle kurum işleminin iptaline karar verilmişse de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Mahkemece, öncelikle kuruma ihbarda bulunan ... tanık olarak dinlenilmelidir. Davacının boşandığı eşinin aynı cadde üzerindeki 117 numaradan adresini 80 numaraya taşıdığı ve 03.07.2017 tarihine kadar eşlerin aynı adreste kayıtlı oldup birlikte yaşadıkları gözetilerek, kolluk vasıtasıyla bilgi sahibi komşular tespit edilip tanık olarak dinlenmeli, 80 numaralı adreste kimlerin yaşadığı belirlenmeli, eski eş Kemal'in 80 numaradaki adreste fiilen yaşayıp yaşamadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Öte yandan tahkikat raporundan anlaşıldığı kadarıyla, davacı veya boşandığı eşinin sosyal yardım kuruluşlarına bir takım başvurularının olduğu anlaşıldığından, davaya konu dönemde bu kuruluşlara verilen adresler ile yine bu kuruluşlarda varsa eşler adına yapılan iş ve işlemler tespit edilmeli, MEDULA kayıtları da getirtilerek eşlerin aynı tarihlerde sağlık sunucularına başvurularının bulunup bulunmadığı, buralara beyan ettikleri adresler tespit edilmeli, tüm bu deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen karar ile asıl davanını reddine, birleşen davanın (Trabzon 2.iş mahkemesi'nin 2019/28 e.) kısmen kabulü ile davalının Trabzon İcra Dairesinin 2018/23203 Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 12.631,44 TL asıl alacak ve 1.333,58 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, davalı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davanın davacı-birleşen davanın davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2018 yılında ikame edilen iş bu dava tümüyle incelendiği takdirde müvekkilin hakkı olan maaşın gerçek dışı tespitler nedeniyle kesildiğini, dosyaya celp edilen yazı cevapları tarafların bir arada yaşamadığını, kamu tanıkları davacının eski eşi ile bir arada yaşamadığını doğruladığını, dosya içerisinde mevcut yapılan kolluk araştırmasında da tarafların karı koca gibi yaşamadığını, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde müvekkil ile eski eşinin boşanma dönemi ve sonrasında herhangi bir şekilde fiilen birlikte yaşamadıkları muvazaalı bir boşanma yapmadıklarını, izah edilen tüm bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Asıl davada davalı-birleşen davada davacısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; reddedilen asıl dava yönünden davacının davasının reddine karar verilmiş fakat davalı olarak talep ettiği icra inkar tazminatının da reddine karar verildiğini, asıl dava yönündeki bu kararı sadece icra inkar tazminatı ödenmemesi sebebi ile temyiz edildiğini, ayrıca birleşen dava yönünden bu kararın Kurum aleyhine olan kısmının tamamı yönünden kabul kararı verilmesini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı birleşen davada davacı Kurum vekilinin aşağıdaki 2 no.lu pragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, asıl dava davacısının tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun icra takip tarihinde yürürlükte olan 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Buna göre, alacağın likit nitelikte olduğunun kabulü için borçlu tarafından tutarın araştırılarak belirlenmesi olanağının varlığı yeterlidir.
3.Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, asıl alacak niteliğindeki yersiz ödenen ve icra takibine konu yapılan aylığın, takip ve dava tarihi itibarıyla varlığı ve tutarının belli ve sabit dolayısıyla, likit nitelikte olduğu belirgin bulunduğundan, birleşen davanın davacısı alacaklı Kurum yararına, davalının icra inkâr tazminatıyla sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2.Asıl davada davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile
3.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
4.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "Davalı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine" cümlesi silinerek yerine "Trabzon İcra Müdürlüğünün 2018/23203 takip sayılı icra dosyalarında takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının birleşen davanın davalısından alınarak birleşen davanın davacısı Kuruma verilmesine," yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
5.Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.