Yargıtay yargitay 2025/10162 E. 2025/16260 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/10162
2025/16260
1 Aralık 2025
10. Hukuk Dairesi 2025/10162 E. , 2025/16260 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1240 E., 2024/1570 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/51 E., 2022/136 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21/A ve 21/B olmak üzere iki bloktan oluşan ve her ikisinin de ayrı yöneticiliği bulunan ... Konut Yapı Kooperatifinde, 01.11.2006 tarihinden itibaren kapıcı olarak asgari ücretle çalışmaya başladığını, ücretinin yarısını 21/A Blok yarısını da davalı 21/B Blok Apartman Yönetimince karşılandığını, bir aylık çalışmasının 15... /A blokda, diğer 15 günü de 21/B blokta geçtiğini, davalı 21/B Blok Yöneticiliği müvekkilinin 01.06.20 06... .04.2013 tarihleri arasındaki çalışmasının SGEC'ye bildirmediğini, her ay 15 gün olmak üzere kesintisiz çalışmaya devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.06.2006- 05.04.2013 yılları arasında davalı müvekkil işveren nezdinde herhangi bir çalışması da bulunmayan davacının açmış olduğu davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın husumet yönünden yönetime değil kat maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, yazılı bir delile dayanmaksızın davacının gösterdiği/göstereceği salt tanık beyanlarına dayanarak davanın seyrinin belirlenmesinin hak ihlaline neden olacağını, davalı iş yerinin 2013 yılından önce potansiyel vergi numarası bulunmadığını, 2013 yılı başında 21-B Blok yöneticiliğince alınan karar ile 21-A Blok Yöneticiliği ortaklığında davacı ile anlaşmaya varıldığını ve sigortasının başlatıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.
2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacının, davalı yanında çalıştığına dair tespitini istediği dönemlere ilişkin iddia edilen şekilde çalışmasına dair hiçbir bilgi ve belgeye rastlanmadığını, davacının iddia ettiği tarihler arasında çalışmasını gösterir yazılı belge ibrazının zorunlu olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dikkate alınması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, davalı iş yerinde 01.11.2006 - 05.04.2013 tarihleri arasında, her ay 15 gün, asgari ücretle, kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ve fer'i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumunun istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tespitini talep ettiği tarihler dikkate alındığında 5 yıllık hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, davacının iddia ettiği tarihler arasında çalışmasını gösterir yazılı belge bulunmadığını, bunun yanında 2013 yılından önce potansiyel vergi numarası bulunmayan 21-B Blok yöneticiliğinin 2013 yılı başında 21-B Blok yöneticiliğince alınan karar ile 21-A Blok Yöneticiliği ortaklığında hareket edildiği belirtilmiş ise de bilirkişi hesaplamalarında bu durum göz önünde bulundurulmadığını ve mahkemenin de bu durumu dikkate almadığını, itirazlarının değerlendirilmediğini beyan etmektedir.
2- Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın hizmet tespiti davası niteliği olduğunu, kamu düzenine ilişkin olan iş bu davada gerekli araştırmanın yapılmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 01.06.20 06... .04.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde kesintisiz geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.
İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı kooperatif yöneticiliği nezdinde 01.06.20 06... .04.2013 tarihleri arasında kapıcı olarak çalışma iddiası hakkında mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacının davalı apartmanda oturması karşısında, özel hayat ile çalışma hayatının içe içe olduğu gözetildiğinde davacının davalı işyerinde kapıcı olarak kısmi zamanlı çalışıp çalışmadığına yönelik araştırma yeterli değildir.
Davacının 24.11.2006 tarihli sözleşme ile davalı B Blok ve dava dışı A Blokta kapıcılık hizmeti yapmak üzere anlaştığı, 05.04.2013 tarihinden itibaren de her iki bloktan bildirimlerinin yapıldığı, bildirim yapılamayan dönem öncesi yönünden B Blok Yöneticiliğinde geçen hizmetlerinin 15 gün üzerinden tespitine karar verilmiş ise de kurulan tespit hükmü hatalıdır.
Bu doğrultuda re'sen araştırma ilkesi gereğince davacının davalı B Blok yöneticiliği nezdinde kısmi zamanlı çalışma hususunun irdelenmesi gerektiği; bu kapsamda B Blokun kaç daireden ibaret olduğu, davacının apartman temizliği ve çöp toplama işleri için ne kadar zaman harcadığı, günde kaç saat hizmet verdiği araştırılmalı, günde kaç saat hizmet verildiği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak talep konusu dönem yönünden hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.