SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/5186 E. 2025/12597 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5186

Karar No

2025/12597

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

10. Ceza Dairesi 2025/5186 E. , 2025/12597 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1512 E., 2025/1173 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1. İstinaf başvurularının esastan reddi ( sanıklar ... ve ... hakkında)
2. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
(Sanık ... hakkında)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile;
1. Sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine,
2. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Eksik inceleme yapıldığına,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin ve etkin pişmanlık hükümlerinin üst hadden uygulanması gerektiğine,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına, fiziki takip tutanağı, sanık savunmaları ile tanık beyanlarına göre, sanık ...'ın sanık ...'a ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan ...'ya uyuşturucu madde sattığı anlaşılmakla; sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi uygulanmayarak ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları da gerçekleşmediği halde 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılarak, eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz talebi bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına, fiziki takip tutanağı, sanık savunmaları ile tanık beyanlarına göre, sanığın savunmasının aksine, sanık ...'ta ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna ilişkin ...'ın soyut beyanı dışında kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyete yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu, bu
suçtan ise kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına, sanık savunmaları ile tanık beyanlarına göre, uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiğine dair görgüye dayalı tespit bulunmayan ve kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı soruşturma yapılan ...'da ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna ilişkin, ...'nın diğer sanık ... tarafından doğrulanmayan soyut beyanı dışında kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyete yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ... ve Üye ...'un sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına yönelik karşı oyu ve oy çokluğuyla, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
B.Sanık ... ve Mehmet Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanıkların SALIVERİLMELERİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadıkları takdirde salıverilmelerinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2025 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y G E R E K Ç E S İ

5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine göre; suçun hukukî niteliği değiştiğinde ya da cezanın artırılması veya cezaya ek olarak güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde, durum sanığa veya varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınmadan, sanık ... hakkında iddianamede gösterilen dışında bir kanun hükmü uygulanamaz.
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek durumunun, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkmadığı, dava açıldığında da mevcut olduğu ileri sürülerek, bu konuda ek savunma hakkına gerek bulunmadığına ilişkin görüş kabul edilemez. 5271 sayılı CMK'nın 226/2 . maddesinde yer alan "cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır" ifadesi, "iddianamede gösterilmeyen bir kanun hükmü gereğince, sanığın cezasının artırılması veya sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde de birinci fıkrada olduğu gibi durum sanığa veya varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınması gerekir" anlamındadır.
Adli sicil kayıtlarında birden fazla hüküm bulunduğunda, bu hükümlerden hangisinin tekerrüre esas olduğu konusunda mahkemelerin bile zaman zaman yanıldığı, tekerrüre esas olmayan hükmün tekerrüre esas alındığı dikkate alındığında, hakim ve Cumhuriyet savcılarının bile uygulamada yanıldıkları bir konuda sanıklardan adli sicil kayıtlarındaki hükümlerden hangisinin tekerrüre esas olduğunu bilmesini beklemenin doğru olmayacağı kanaatindeyiz.
Adlî sicil kaydı, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi gereğince duruşmada okunması zorunlu belgelerdendir. Tekerrür oluşturan mahkûmiyet hükmünün yer aldığı adlî sicil kaydının duruşmada okunması üzerine sanığın okunan kaydın kendisine ait olduğunu veya bu belgeye karşı bir diyeceğinin bulunmadığını söylemesinin ek savunma yerine geçmesi mümkün değildir.

Emredici nitelikte olan 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi gözardı edilerek, sanığa ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması için ek savunma verilmesi görüşünde olduğumdan hükmün bozulması gerektiği kanısını taşıdığımdan çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz. 02.12.2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim