SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/8945

Karar No

2026/181

Karar Tarihi

13 Ocak 2026

10. Ceza Dairesi 2024/8945 E. , 2026/181 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
2. Bursa 3. Çocuk Mahkemesi
2. 25.01.2018
SAYISI : 1. 2015/364 E., 2015/526 K.
2. 2016/661 E., 2018/45 K.
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: 1. Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
2. Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması
Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2015/364 Esas, 2015/526 Karar sayılı yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereği denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın ve hükmün, itiraz edilmeksizin 25.11.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2016/661 Esas, 2018/45 Karar sayılı yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00-TL adli para cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 05.02.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 2024/8636 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108175 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108175 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 25/01/2018 tarihli ve 2016/661 esas, 2018/45 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 20/04/2017 tarihli ve 2017/479 esas, 2017/2838 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 2. fıkrası kapsamında verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin karara, yaşı küçük şüphelinin ve dolayısı ile şüpheliye soruşturma aşamasında 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiinin de itiraz hakkının bulunduğu, itiraz hakkının kullanılabilmesi için yaşı küçük şüpheliyi "temsilen" zorunlu müdafiine de ilgili kararın tebliğ edilmesi gerektiği kabul edildiğinden, yaşı küçük şüphelinin kendisini temsil eden zorunlu müdafiine tebliğ edilmediği gibi söz konusu erteleme kararında kanun yolu başvurusuna dair gerekli bilgilerin belirtilmemesi suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, anılan erteleme kararının kesinleşmeyeceği cihetle, Mahkemesince, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davası sonunda kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapıldıktan sonra denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 18/11/2015 tarihli ve 2015/364 esas, 2015/526 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

26/01/20215 tarihli eylemi nedeniyle suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılmasının 3 yıl süre ile ertelenmesine, 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/01/2015 tarihli ve 2015/274 soruşturma, 2015/66 sayılı kararını müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinden bahisle açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde, suça sürüklenen çocuğun içinde bulunduğu durumdan kurtulabileceği kanaati ile hüküm verilmeden önce denetimli serbestlik kararı uygulanmasının çocuk yararına olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ise de, 26/01/2015 olan eylem tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan 5560 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 26.01.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2015 tarihli ve 2015/274 Soruşturma, 2015/66 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararı içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2015 tarihli ve 2015/274 Soruşturma, 2015/1377 Esas, 2015/1229 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.11.2015 tarihli ve 2015/364 Esas, 2015/526 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereği denetimli serbestlik
tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesinin ardından denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
D. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.01.2018 tarihli ve 2016/661 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00-TL adli para cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. Dosya kapsamına göre;
1. Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2016/661 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararı yönünden;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.01.2015 tarihli eylemi nedeniyle verilen 29.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliğ edilmediği gibi, erteleme kararı içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda
başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının gösterilmemesi nedeniyle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından;
Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2015/364 Esas, 2015/526 Karar sayılı kararı yönünden;
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinden bahisle açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde, suça sürüklenen çocuğun içinde bulunduğu durumdan kurtulabileceği kanaati ile hüküm verilmeden önce denetimli serbestlik kararı uygulanmasının çocuk yararına olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş ise de, 26.01.2015 olan eylem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunmayan 5560 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2015/364 Esas, 2015/526 Karar sayılı kararının ve Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 25.01.2018 tarihli ve 2016/661 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararının
5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim