SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/8944

Karar No

2026/182

Karar Tarihi

13 Ocak 2026

10. Ceza Dairesi 2024/8944 E. , 2026/182 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/861 E., 2023/467 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 14.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.10.2024 tarihli ve 2024/4060 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108163 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108163 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, her ne kadar Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2022 tarihli kararıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını müteakip infaz işlemleri değirlendirme komisyonunun birinci uyarı evrakının, şüphelinin bilinen son adresine tebliğe çıkarılması, iade olması halinde aynı adresin mernis adresi olması halinde mernis şerhi düşülerek tebliğe çıkarılması gerektiği halde mernis ibaresi bulunmadan 21/2 maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de;
7201 sayılı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21/1. maddesinde yer alan, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında;
Somut olayda, uyarı evrakının erteleme kararının tebliğ edildiği ve şüphelinin bilinen son adresi olan "..." adresine tebliğe çıkartıldığı, muhatabın adreste olmaması nedeniyle muhtara tebliğ edilerek 2 nolu haber kağıdının adresin kapısına yapıştırıldığı ve en yakın komşusu (evvelce 10/11/2021 tarihli tebliğ evrakına göre babası olduğu anlaşılan) ...a haber verildiği anlaşılmakla, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi uyarınca 17/02/2023 tarihinde yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesi yerine, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 18.10.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2022 tarihli ve 2021/5985 Soruşturma, 2022/117 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine
yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararı içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, erteleme kararının şüpheliye 13.06.2022 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, müdafiine tebliğ çıkarılmadığı, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ve yükümlünün başvurması üzerine tedbirin infazına 05.10.2022 tarihinde başlanıldığı,
B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 11.08.2023 tarihli ve 2023/4856 Soruşturma, 2023/1429 Esas, 2023/1352 Karar sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.11.2023 tarihli ve 2023/861 Esas, 2023/467 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının "Menderes Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.02.2023 tarihli infaz işlemleri değerlendirme komisyonunun birinci uyarı kararının usulsüz olduğu, kararın bilinen son adresine tebliğe çıkarılması gerektiği, iade olması halinde MERNİS adresine MERNİS şerhi düşülerek yapılması gerekirken tebligat mazbatasından anlaşılacağı üzere MERNİS ibaresi bulunmadığı halde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre usulsüz tebligat yapıldığı, kararın usulüne uygun tebliğ edilmesinin dava şartı olduğu, açıklanan nedenlerle dava şartı gerçekleşmediği" gerekçesi ile durmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye ve varsa müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,

Dosya kapsamında, her ne kadar kanun yararına bozma istemi ve Tebliğname içeriğinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa bizzat tebliğ edilip kesinleşmesinden sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün uyarı yazısı tebliği usûlüne uygun olduğu ve ısrar şartının gerçekleştiğinden bahisle Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2023 tarihli durma kararının bozulması istenilmiş ise de;
Menderes Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.05.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararına esas alınan 18.10.2021 tarihli eyleme ilişkin şüphelinin Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan savunmasının müdafi eşliğinde alınmış olmasına rağmen müdafiine tebligatın yapıldığına dair dosya içinde ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) mazbata bulunmadığı, uyuşturucu madde ticareti yapma soruşturması kapsamında verilen takipsizlik kararı şüpheli müdafiine tebliğ edilmiş ise de, aynı soruşturma kapsamında şüphelinin hem uyuşturucu madde ticareti yapma suçu hem de kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan savunmasının birlikte alındığı, ayrı ayrı savunma alınmadığı gibi şüphelinin savunmasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğini kabul ettiğini açıkça beyan ettiği ve müdafiinin de savunmaya katıldığını belirttiği, dolayısıyla şüpheli müdafiinin her iki suç yönünden yürütülen soruşturmada müdafi olarak görev aldığının kabulü gerekeceği göz önüne alındığında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğ edilmiş ise de şüpheli müdafiine tebliğ edilmemesi nedeniyle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından;
Mahkemenin yukarıda yer verilen durma kararının gerekçesi yerinde değil ise de "durma kararı"nın sonuç olarak Kanun'a uygun olduğu, ancak, Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı sanık ve müdafiine tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerekeceği,

kovuşturma şartının bu sebeple gerçekleşmediği ve mahkemenin durma kararının gerekçesi dikkate alındığında, hukuka aykırılığın giderilebilmesi için "kamu davasının durmasına" ilişkin kararın gerekçe yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiş, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçeyle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2023 tarihli ve 2023/861 Esas, 2023/467 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim