SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/8221

Karar No

2026/159

Karar Tarihi

13 Ocak 2026

10. Ceza Dairesi 2024/8221 E. , 2026/159 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/618 E., 2023/607 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durmasına
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, 14.12.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/3953 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96615 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96615 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“ İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2023 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliğe çıkartıldığı, anılan tebligatın iade edilmesi üzerine, şüpheliye 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, bu tebliğden itibaren 15 günlük itiraz süresi beklenilmeden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanıldığı, şüphelinin kendisine tebliğ edilen çağrı yazısı üzerine Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmaması üzerine uyarı yazısı tebliğ edildiği, ancak ısrar şartının sağlanması için 3 çağrı ve 2 uyarı yazısının tebliğ edilmesi gerektiği, bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı verilmiş ise de;
7201 sayılı Kanun'un 10. maddesinde yer alan “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'a göre mernis şerhi düşülmeksizin tebligat çıkartılıp, çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, bununla birlikte

kendisine tebliğ yapılacak şüphelinin kabul etmesi şartıyla her yerde tebligat yapılmasının mümkün olduğu,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161/1-2. maddesinde yer alan," (1) Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adlî kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabilir; yukarıdaki maddede yazılı sonuçlara varmak için bütün kamu görevlilerinden her türlü bilgiyi isteyebilir. Cumhuriyet savcısı, adlî görevi gereğince nezdinde görev yaptığı mahkemenin yargı çevresi dışında bir işlem yapmak ihtiyacı ortaya çıkınca, bu hususta o yer Cumhuriyet savcısından söz konusu işlemi yapmasını ister. (2) Adlî kolluk görevlileri, elkoydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına derhâl bildirmek ve bu Cumhuriyet savcısının adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür." şeklindeki ve anılan Kanun'un 164/2. maddesinde yer alan, " Soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adlî kolluğa yaptırılır. Adlî kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısının adlî görevlere ilişkin emirlerini yerine getirir." şeklindeki düzenlemeler gereğince Cumhuriyet savcısının emrindeki kolluk görevlileri marifetiyle soruşturma işlemlerini yaptırabileceği, bu kapsamda soruşturma aşamasında şüpheliye kolluk tarafından tebligat yapılmasının mümkün olduğu,
5237 sayılı Kanun'un 191/4-a maddesinde yer alan, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenleme uyarınca, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın sanığa tebliğ edilmesini müteakip, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce düzenlenen sanığın, yükümlülüklerini bildirir "çağrı yazısı" üzerine 10 gün içerisinde gelmemesi durumunda denetimli serbestlik dosyasının kapatılamayacağı, ayrıca sanığın yükümlüklerine uymamakta ısrar etmesi gerekeceği, ısrar şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ise aynı Yönetmeliğin 44. maddesinin üçüncü fıkrasına göre belirlenmesi gerektiği, nitekim "ısrar" şartı kovuşturma şartı olup Kanunla getirilmiş olduğundan, kanun hükmünün yönetmelikle bertaraf edilmesinin mümkün olmayacağı,
10/11/2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44/3. maddesinde yer alan, "Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır." şeklindeki düzenlemede, "ısrar şartının" üç defa ihlâlin gerçekleşmesi durumunda

oluşacağı belirtilmiş ise de, burada sanığa getirilen lehe düzenlemenin geniş yorumlanmasının, maddede getirilen düzenlemenin amacına aykırı olacağı, sanık tarafından hakkın kötüye kullanmasının söz konusu olabileceği, dolayısıyla sanığa yükümlülüklerini bildirir çağrı yazısının usulüne uygun tebliğ edilmesini müteakip, 10 günlük yasal süre içerisinde müracaat edilmemesinin ilk ihlâli oluşturmakla beraber esasında sanığın yükümlüklere uymayacağına yönelik iradesini de ortaya koyduğu, ancak 5237 sayılı Kanun'un 191/4-a maddesinde yer alan, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenleme uyarınca ısrar koşulunun gerçeklemesi amacıyla sanığa bu kez uyarı yazısının usulüne uygun tebliğ edilmesi gerektiği, yapılan uyarının da dikkate alınmaması halinde ısrar şartının oluşabileceği, anılan yönetmelikte belirtilen üç kez ihlal şartının ise yükümlüye ilk kez gönderilen çağrı yazısı üzerine denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat eden sanık hakkında gündeme gelebileceği, bu kapsamda çağrı yazısı üzerine Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat edip yükümlülüklerinin ne olduğuna dair bilgilendirilen sanığın; yükümlülüklerinin infazı sırasında mazereti olmaksızın kasıtlı olarak yükümlülüklerini ihlâl etmesi durumunda, anılan yönetmelikteki düzenleme uyarınca 3 defa ihlâl şartının aranması gerekeceği anlaşılmakla,
Somut olayda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/04/2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüphelinin bilinen en son adresine tebliğe çıkartıldığı, anılan tebligatın iade edilmesi üzerine, 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, daha önce usulüne uygun bir şekilde yapılmış tebligat olmadığından 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin geçerli olmadığı, bu hâliyle ilk aşamada kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, erteleme kararının usulsüz tebliğinden sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce şüpheliye çağrı yazısı tebliğ edilmiş ise de, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği, nitekim Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının usulsüz tebliğ edildiğinin anlaşılması üzerine denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasının istenildiği, akabinde erteleme kararının bu kez kolluk marifetiyle şüpheliye tebliğ edildiği, bu hususun tutanak altına alındığı, Cumhuriyet savcısının emrindeki kolluk görevlileri vasıtasıyla yapılan tebligat işleminin usulüne uygun olduğu, erteleme kararının tebliğinden sonra tedbirin infazına başlanıldığı, bu kapsamda İnegöl Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 16/12/2022 tarihli çağrı yazısının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesini takiben, sanığın 10 günlük yasal süre içerisinde anılan Müdürlüğe müracaat etmediği gerekçesiyle bu kez 11/01/2023 tarihli uyarı yazısının usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, bu uyarıya rağmen de sanığın anılan Müdürlüğe

başvurmadığı cihetle, kovuşturma şartı olan “ısrar” şartının gerçekleştiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 06.02.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2022 tarihli ve 2022/4610 Soruşturma, 2022/209 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, ancak erteleme kararı tebliğinin usulüne uygun olmadığının anlaşılması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca re'sen 27.04.2022 tarihli erteleme kararı 03.10.2022 tarihinde kaldırılarak Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne bildirim yapıldığı,
B. Şüpheli hakkında, bu kez 06.02.2022 tarihli eylem nedeniyle İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.10.2022 tarihli ve 2022/4610 Soruşturma, 2022/394 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararı içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, erteleme kararının şüpheliye bizzat tebliğ edilmesinin ardından tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne 14.12.2022 tarihinde gönderildiği,
C. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırıldığı, ayrıca şüpheli hakkında, 31.07.2023 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma dosyasının birleştirilmesinin ardından, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2023 tarihli ve 2022/4610 Soruşturma, 2023/3424 Esas, 2023/2777 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

D. İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.11.2023 tarihli ve 2023/618 Esas, 2023/607 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve dördüncü fıkrasında
"Kişinin, erteleme süresi zarfında;
1. Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
2. Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
3. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenlemelere ve Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre;
6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği,
Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısının usûlüne uygun tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması halinde, uyarılı ikinci çağrı yazısının tebliğe çıkarılacağı, ikinci tebligatın usulüne uygun yapılması ve şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine infaz dosyasının kapatılacağı, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş olacağı,
Şüphelinin çağrı yazısı tebliğinden sonra müdürlüğe başvurarak infaza başlanmasından sonra yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra müdürlüğe başvurmaması halinde yine ısrar şartı gerçekleşmiş olacağından infaz dosyasının kapatılacağı,
Şüphelinin çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaza başlanmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde; ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği,
10.11.2021 tarihinde 31655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Yükümlülerin uyarılması" başlıklı 44. maddesi düzenlemesi,
" (1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır.
(2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır.
(3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır.
(4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir." şeklinde olup,

Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 10.11.2021 tarihinden sonraki infaz dosyalarında, çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurmayan yükümlüye uyarılı çağrı yazısı tebliğ edilmesine rağmen yine müdürlüğe başvurmaması halinde infaz dosyasının kapatılmasına karar verileceği, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş sayılacağı, yükümlülüklerin bir yıl içerisinde üç defa ihlal edilmesi şartının ise yükümlünün çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurması halinde aranacağı,
Somut olayda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.04.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüphelinin bilinen en son adresine tebliğe çıkartıldığı, anılan tebligatın iade edilmesi üzerine, 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, daha önce usulüne uygun bir şekilde yapılmış tebligat olmadığından 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin geçerli olmadığı, bu hâliyle ilk aşamada kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği, erteleme kararının usulsüz tebliğinden sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce şüpheliye çağrı yazısı tebliğ edilmiş ise de, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği, nitekim Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının usulsüz tebliğ edildiğinin anlaşılması üzerine denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasının istenildiği, akabinde İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca bu kez aynı eylem ile ilgili 05.10.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, erteleme kararının kolluk marifetiyle bizzat tebliğ edildiği, bu hususun tutanak altına alındığı, erteleme kararının tebliğinden sonra tedbirin infazına başlanıldığı, bu kapsamda İnegöl Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 16.12.2022 tarihli çağrı yazısının sanığa usûlüne uygun olarak tebliğ edilmesini takiben, sanığın 10 günlük yasal süre içerisinde anılan Müdürlüğe müracaat etmediği gerekçesiyle bu kez 11.01.2023 tarihli uyarı yazısının usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği, bu uyarıya rağmen de sanığın anılan Müdürlüğe başvurmadığı ancak yapılan uyarıya rağmen 10 günlük süre içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuruda bulunmadığı, bunun üzerine denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasına karar verildiği, buna göre ısrar şartının gerçekleştiği ayrıca şüpheli hakkında, 31.07.2023 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma dosyasının da birleştirilmiş olduğu anlaşıldığından yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi yerine durma kararı verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli ve 2023/618 Esas, 2023/607 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim