Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/8218
2026/161
13 Ocak 2026
10. Ceza Dairesi 2024/8218 E. , 2026/161 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/442 E., 2023/53 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca teşdiden 2 yıl 2 ay hapis cezasına, karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 04.07.2023 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2024/6899 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98069 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98069 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 30/09/2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı mahkumiyetine karar verildiği,
Sanığın inceleme dışı 19/02/2017 tarihinde işlediği değişen suç vasfı nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyetine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8-a ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/11/2017 tarihli ve 2017/192 esas, 2017/297 sayılı kararının 19/02/2018 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 04/01/2023 tarihinde kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde hükmün açıklanması ile sanığın mahkumiyetine dair İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/05/2023 tarihli ve 2023/216 esas, 2023/240 sayılı kararının istinaf edilmesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 28/09/2023 tarihli ve 2023/2371 esas, 2023/3012 sayılı kararı ile; "...Sanığın 30/09/2021 tarihinde işlediği Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçundan 07/06/2022 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/442 Esas, 2023/53 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 04/07/2023 tarihinde kesinleştiği, İstinaf incelemesine esas dosyada, sanığın 19/12/2017 tarihli eylemi nedeni ile sanık hakkında TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19/02/2018 tarihinde kesinleştiği, TCK'nın 191/8.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden, hükmün açıklanması için mahkumiyet gerekmediği, TCK'nın 191/1 maddesi kapsamında kalan bir suçun işlenmesinin yeterli olduğu, sanığın eylemleri kronolojik olarak sıralandığında Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/442 Esas, 2023/53 Karar sayılı dosyasına konu 30/09/2021 tarihli eylemin TCK'nın 191/4-b maddesi kapsamında ihlal mahiyetinde olduğu, bu nedenle sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün ihbara konu 04/01/2023 tarihli eylem nedeniyle değil 30/09/2021 tarihli eylem nedeni ile açıklanmasının gerektiği,..." şeklindeki açıklamalar ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği,
28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki,
5237 sayılı Kanun'un 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında,
Somut olayda, sanık hakkındaki inceleme dışı İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/11/2017 tarihli kararının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8-a ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddeleri uyarınca zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı mahiyetinde olduğu, dolayısıyla inceleme konusu 30/09/2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunun ihlal niteliğindeki eylem olup müstakil bir suç oluşturmayacağından düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
B. 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan "Mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder." hükmü ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder.(2) Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligat, 19 uncu maddeye göre yapılır.(3) Tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamazsa tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından belirtilen sebep şerh verilir.(4) Tutuklu veya hükümlünün
hastanede bulunması halinde dahi tebligat, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre yapılır." ve 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesinde yer alan "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" şeklindeki ve 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. (2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir. (3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. (4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,
Somut olayda; kanun yararına bozma istemine konu Karşıyaka 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli ve 2022/442 Esas, 2023/53 Karar sayılı "mahkûmiyet" kararının sanığın yokluğunda verildiği gerekçeli karar tebliğinin ise sanığa hükümlü bulunduğu İzmir 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 22.06.2023 tarihinde okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edildiği ancak; hükümde, 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin sanığa bildirimde bulunulmadığı, gerekçeli kararın ilanen tebliğe de çıkarıldığı ancak ilan tarihinin 29.05.2023 tarihi olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 29. ve 31. maddelerine göre hüküm özetinin gazetede ilan edildiği tarihten 15 gün sonra tebliğ edilmiş sayılacağının belirtildiği ve sanığın 01.06.2023-07.07.2023 tarihleri arasında İzmir 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu,
Başka suçtan hükümlü olarak Ceza İnfaz Kurumunda bulunması nedeniyle, mahkemece hüküm verilirken hüküm fıkrasına 5271 sayılı CMK'nın 263/1. maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin de yazılması ve tefhim edilmesi gerektiği halde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmamış olması nedeniyle yasa yolu bildirimi usûlüne uygun olmadığından, inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
C. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.