Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/8210
2026/162
13 Ocak 2026
10. Ceza Dairesi 2024/8210 E. , 2026/162 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/416 E., 2023/254 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
SUÇ TARİHLERİ : 27.06.2021, 19.11.2021
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bursa 31. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 10... gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/5694 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96515 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96515 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme konusu 27/06/2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı...Cumhuriyet Basşsavcılığınca verilen 28/09/2021 tarihli ve 2021/57098 soruşturma, 2021/1330 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın 06/12/2021 tarihinde kesinleşmesini takiben,...Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, şüphelinin soruşturma aşamasında bildirdiği adresine çıkartılan çağrı yazısı tebliğinin muhatabın tanınmadığından bahisle iade edilmesini müteakip, anılan Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce aynı adrese çağrı yazısının ve ardından uyarılı ikinci çağrı yazısının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilerek, denetimli serbestlik tedbirinin infazı için şüpheliye gönderilen çağrı kağıtlarının tebliğine rağmen 10 günlük süre içerisinde müracaat etmemesi nedeniyle denetimli serbestlik dosya kaydının kapatılması üzerine,...Cumhuriyet Başsavcılığının 09/05/2022 tarihli ve 2021/57098 soruşturma, 2022/17038 esas, 2022/17038 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda...31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2023 tarihli ve 2022/416 esas, 2023/254 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,
Adı geçen sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'îden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez daha sonra 20/06/2022 tarihinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin doğrudan açılan kamu davasının...31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/308 esas sırasına kayden devam etmekte olan yargılaması sırasında Mahkemesince,...Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 28/09/2021 tarihli erteleme kararının sanığa 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş olup, tebligat parçasında" adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir." şeklinde ibarenin yer tebligat mazbatasında yer almaması nedeniyle söz konusu tebligatın usulsüz olduğundan bahisle tebligat işlemlerinin devam etmesi gerekçesiyle durma kararı verildiği,
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile
gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'u uyarınca öncelikle bilinen son adrese normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,
Somut olayda,...Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararının, sanığın 06/12/2021 tarihli ifadesinde bildirmiş olduğu ve aynı zamanda mernis adresi olan adresine tebliğe çıkartıldığı, muhatabın "adreste tanınmaması sebebiyle" bila tebliğ iade edildiği, bila tebliğ mazbatasında adreste tanınmadığının ne şekilde tespit edildiği yazılı olmadığı gibi, daha sonra sanığın mernis adresine şerhli olarak 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatta da, muhataba tevziat saatlerinde rastlanmadığından bahsedildiği, ancak sanığın adreste yaşayıp yaşamadığına ilişkin bir tespit yapılmadığı anlaşıldığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın tebliğinin usulsüz olduğu ve kesinleşmediği, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 27.06.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda,...Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2021 tarihli ve 2021/57098 Soruşturma, 2021/1330 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile
merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak... Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2022 tarihli ve 2021/57098 Soruşturma, 2022/17038 Esas, 2022/12424 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Şüpheli hakkında, 19.11.2021 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda,...Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2022 tarihli ve 2022/117476 Soruşturma, 2022/31655 Esas ve 2022/22479 sayılı birleştirme talepli iddianamesi ile açılan kamu davasının,...31. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2022/722 Esas, 2022/681 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 2022/416 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,
D....31. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.03.2023 tarihli ve 2022/416 Esas, 2023/254 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 10... gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese
yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/5. maddesine göre tebliğ mazbatasının "Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğu" hususunu ihtiva etmesi gerektiği, yine 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi ve Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği, ayrıca Tebligat Yönetmeliğinin 35/4. maddesine göre de tebliğ mazbatasının, tebliği çıkaran merci ve tebliğ memuru tarafından okunaklı şekilde düzenlenmesi gerektiği dikkate alındığında,
Dosya kapsamına göre;
27.06.2021 tarihli eylemi nedeniyle verilen 28.09.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tebliğinin sanığın 06.12.2021 tarihli ifadesinde bildirmiş olduğu ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine tebliğe çıkartıldığı, muhatabın "adreste tanınmaması sebebiyle" bila tebliğ iade edildiği, bila tebliğ mazbatasında adreste tanınmadığının ne şekilde tespit edildiği yazılı olmadığı gibi, daha sonra sanığın MERNİS adresine şerhli olarak 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatta da, muhataba tevziat saatlerinde rastlanmadığından bahsedildiği, ancak sanığın adreste yaşayıp yaşamadığına ilişkin bir tespit yapılmaması nedeniyle tebligatın usûlsüz olduğu, dolayısıyla usûlüne uygun tebligat yapılmadığı için erteleme kararı şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B....31. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2023 tarihli ve 2022/416 Esas, 2023/254 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.