SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/4302 E. 2025/12649 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/4302

Karar No

2025/12649

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

10. Ceza Dairesi 2024/4302 E. , 2025/12649 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/663 E., 2022/885 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 24.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 23.02.2024 tarihli ve 2023/4889 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB - 2024/24964 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB - 2024/24964 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1.maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanığın müsnet suçu 07/04/2007 tarihinde işlediği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleştiği 09/10/2007 tarihi ile sanığın tedavi denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi nedeniyle denetimli serbestlik müdürlüğünce dosyasının kapatıldığı 20/11/2008 tarihleri arasında (1 yıl 1 ay 11 gün) ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11/04/2017 ile denetim süresindeki suçun işlendiği 06/10/2018 tarihleri arasında (1 yıl 5 ay 25 gün) olmak üzere toplam 2 yıl 6 ay 36 gün boyunca zamanaşımı süreninin durmuş ise de, suç tarihi olan 07/04/2007 tarihi ile hükmün açıklanarak mahkumiyet kararının verildiği 16/12/2022 tarihleri arasında 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin karar tarihi itibarıyla dolduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 07.04.2007 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2007 tarihli ve 2007/44236 Soruşturma, 2007/21392 Esas, 2007/8806 Karar sayılı iddianamesi ile İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. İzmir 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 28.09.2007 tarihli ve 2007/1604 Esas, 2007/867 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli
serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 09.10.2007 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.06.2009 tarihli ve 2009/291 Esas, 2009/804 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu,
D. Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 20.06.2016 tarihli ve 2015/12752 Esas, 2016/6783 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği,
E. Bozmadan sonra, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2017 tarihli ve 2016/689 Esas, 2017/165 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 11.04.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
F. Sanığın denetim süresi içerisinde 06.10.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine ; İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.12.2022 tarihli ve 2022/663 Esas, 2022/885 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
G. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi ve 67/4. maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Tedavi ve denetimli serbestlik kararının kesinleştiği 09.10.2007 tarihi ile ihlâli üzerine mahkemece dosyanın ele alınarak tensip zaptının hazırlandığı 13.02.2009 tarihi arasında "1 yıl 4 ay 4 gün" ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 11.04.2017 tarihi ile denetim süresi içinde işlenen suçun tarihi olan 06.10.2018 tarihleri arasında "1 yıl 5 ay 25 gün " süre ile zamanaşımının durduğu, duran süreler eklendiğinde, suç tarihi olan 07.04.2007 tarihi ile mahkûmiyet hükmüne kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

H. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İzmir 23.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli ve 2022/663 Esas, 2022/885 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim