SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/4255 E. 2025/12645 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/4255

Karar No

2025/12645

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

10. Ceza Dairesi 2024/4255 E. , 2025/12645 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/168 E., 2021/616 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 17.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/31347 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31036 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31036 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2013/14-102 esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği,
7201 sayılı Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının,"Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile
gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,
Dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/10/2015 tarihli, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/12/20 15... /01/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararların her üçünün de usule uygun şekilde kesinleşmediği, şöyle ki;
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/10/2015 tarihli kararına karşı başvurulacak kanun yolu ve başvuru süresinin gösterilmediği gibi, anılan kararın şüpheliye tebliğ de edilmediği,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/12/2015 tarihli karara ilişkin itiraz süresi ve kanun yolu doğru olarak belirtilmiş ise de bu kez anılan kararın sanığa tebliği amacıyla çıkartılan tebliğ mazbatalarının bila tebliğ iade edildiği,
Yine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/01/2017 tarihli kararına karşı ise itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, dolayısıyla sanık hakkında usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının bulunmadığı anlaşılmakla, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin infazına da başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği,
Dolayısıyla incelemeye konu suçlar bakımından, her üçünü de kapsayacak şekilde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu suçların ayrı ayrı yargılama konusu olamayacağı anlaşılmakla, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 18.11.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2015 tarihli ve 2015/180174 Soruşturma, 2015/4844 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu ve başvuru süresinin gösterildiği, ancak sürenin başlangıcının gösterilmediği, kararın şüpheliye tebliğ edilemediği,
B. Şüpheli hakkında 13.04.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2015 tarihli ve 2015/79353 Soruşturma, 2015/1298 Karar sayılı kararı ile, beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu gösterilmediği gibi kararın şüpheliye tebliğ edilemediği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2017 tarihli ve 2017/77845 Soruşturma, 2017/6814 Karar sayılı yetkisizlik kararı ile soruşturma dosyasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği,
C. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararından sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.04.20 15... .11.2015 tarihli eylemler nedeniyle şüpheli hakkında 06.07.2017 tarihli ve 2015/180174 Soruşturma, 2017/739 Karar sayılı karar ile, beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, merci ve 15 günlük itiraz süresinin gösterildiği ancak sürenin başlangıcının gösterilmediği, kararın şüpheliye 21.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin tedbirin infazı için 21.03.2018 tarihinde Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

D. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle infaz dosyasının kapatıldığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak 13.04.20 15... .11.2015 tarihli suçlar nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2019 tarihli ve 2015/180174 Soruşturma, 2019/6520 Esas, 2019/4613 sayılı iddianamesi ile Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
E. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.04.2021 tarihli ve 2019/168 Esas, 2021/616 Karar sayılı kararı ile, sanığın,13.04.20 15... .11.2015 tarihli eylemler nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
F. "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Sanık hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.10.2015 tarihli kamu davası açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolu gösterilmediği gibi kararın şüpheliye tebliğ edilemediği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolu ve başvuru süresi gösterilmesine rağmen itiraz süresinin başlangıcı gösterilmediği gibi kararın şüpheliye tebliğ de edilemediği, yine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.07.2017 tarihli kamu davası açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolu, merci ve 15 günlük itiraz süresi gösterilmesine rağmen itiraz süresinin başlangıcı gösterilmediği gibi, kararın şüpheliye 21.03.2018 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra itiraz süresinin geçirilerek kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin tedbirin infazı için 21.03.2018 tarihinde Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, bu nedenlerle erteleme kararlarının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde belirtilen dava açma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından;

Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, 06.07.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2019/168 Esas, 2021/616 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim