Yargıtay yargitay 2024/4209 E. 2025/12644 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/4209
2025/12644
2 Aralık 2025
10. Ceza Dairesi 2024/4209 E. , 2025/12644 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/216 E., 2021/485 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Finike Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 09.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/23120 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31974 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31974 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanığın 03/11/2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma neticesinde, sanık hakkında daha önce 08/09/2017 tarihinde işlediği aynı suçtan dolayı anılan Mahkemenin 2019/735 esas sayılı dosyasına kayden kamu davası açıldığı cihetle, 03/11/2020 tarihli eyleme ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması gerektiğinden bahisle Finike Cumhuriyet Başsavcılığının 18/01/2021 tarihli ve 2020/2620 soruşturma sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda, inceleme konusu yapılan Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 01/04/2021 tarihli mahkumiyet kararının verildiği ve anılan kararın 09/04/2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Adı geçen sanığın (inceleme konusu yapılmayan) 08/09/2017 tarihinde işlemiş olduğu aynı neviden suç dolayısıyla Finike Cumhuriyet Başsavcılığınca 26/09/2018 tarihli ve 2018/2436 soruşturma, 2018/44 sayılı kararı ile 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini takiben, sanığın erteleme süresi içerisinde aynı neviden suç işlediğinden bahisle Finike Cumhuriyet Başsavcılığının 21/08/2019 tarihli ve 2018/2436 sayılı iddianameyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 19/11/2019 tarihli ve 2019/735 esas, 2019/921 sayılı kararı ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle, ceza verilmesine yer olmadığı kararına konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, sanık hakkında Finike Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/09/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de anılan kararın kesinleşmeyeceği ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan sanık hakkında tekrar usulüne uygun kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilmesinin kaçınılmaz olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/216 Esas ve 2021/485 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 03.11.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Finike Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2021 tarihli ve 2020/2620 Soruşturma, 2021/46 Esas, 2021/46 Karar sayılı sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce 2018/2436 sayılı soruşturmada erteleme kararının ihlal edilmesi nedeniyle 21.08.2019 tarihinde Finike Asliye Ceza Mahkemesine 2019/735 Esas sayılı dava açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Finike Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.04.2021 tarihli ve 2021/216 Esas, 2021/485 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın
191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Dayanak alınan Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2019/735 Esas, 2019/921 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1. Sanık hakkında, 08.09.2017 tarihli eylemi nedeniyle Finike Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2018 tarihli ve 2018/2436 Soruşturma, 2018/44 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz süresinin hatalı şekilde "7 gün" olarak gösterildiği, kararın 04.10.2018 tarihinde yapılan tebliğinin de usulsüz olduğu, tedbirin infazı için 19.12.2018 tarihinde Elmalı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. İnfaz işlemleri devam ederken erteleme kararı kaldırılarak Finike Cumhuriyet Başsavcılığının 21.08.2019 tarihli ve 2018/2436 Soruşturma, 2019/512 Esas, 2019/503 sayılı iddianamesi ile, Finike Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce 05.10.2017 tarihinde dava açıldığı, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
3. Yapılan yargılama sonucunda, Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2019/735 Esas, 2019/921 Karar sayılı kararı ile, hırsızlık suçunun soruşturması sırasında kendiliğinden uyuşturucu kullandığını beyan ederek suçunu ortaya çıkardığından 5237 sayılı TCK'nın 192/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddeleri uyarınca "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, kararın 02.12.2019 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli ve 2017/836 Esas, 2017/1068 Karar sayılı kararının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden alınarak incelenmesinde:
Sanık hakkında, 01.03.2017 tarihli aynı nev'i suçtan, Finike Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.04.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, yükümlülüklerine uymaması nedeniyle Finike Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2017 tarihli ve
2017/593 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli ve 2017/836 Esas, 2017/1068 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 06.01.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
D. Dosyalar kapsamına göre;
Sanık hakkında doğrudan kamu davası açılmasına dayanak olarak alınan, önceden 08.09.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Finike Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.09.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, erteleme kararının sehven verildiği farkedilerek kaldırılmasından sonra, Finike Cumhuriyet Başsavcılığının 21.08.2019 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine, Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2019/735 Esas, 2019/921 Karar sayılı kararı ile "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verildiği ve kararın 02.12.2019 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle, önceki suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı ancak;
Sanık hakkında, 01.03.2017 tarihli aynı nev'i suçtan, Finike Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.04.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, yükümlülüklerine uymaması nedeniyle Finike Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2017 tarihli ve 2017/593 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli ve 2017/836 Esas, 2017/1068 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 06.01.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, esasen Finike Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.09.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sehven verildiği farkedilerek kaldırılmasından sonra, Finike Cumhuriyet Başsavcılığının 21.08.2019 tarihli iddianamesi ile doğrudan kamu davası açıldığı, dolayısıyla, inceleme konusu dosyada, 5237 sayılı TCK'nın 191/6.maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında her ne kadar dayanak olarak gösterilen davada "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmiş olsa da, 25.04.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali üzerine daha önce dava açılarak mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşıldığından, inceleme konusu davada doğrudan dava açılması koşullarının oluştuğunun söylenebileceği, ancak, Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/836 Esas ve 2017/1068 Karar sayılı dosyasının dosya arasında olmaması nedeniyle denetlenemediği, dolayısıyla erteleme kararının usulüne uygun şekilde verilip usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediği ve ısrar şartının gerçekleşip gerçekleşmediği Dairemizce tespit edilemediğinden, Mahkemece; Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/836 Esas ve 2017/1068 Karar sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, öncelikle erteleme kararının usulüne uygun şekilde verilip usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin ve ısrar şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2021/216 Esas, 2021/485 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.